Ana içeriğe geç
Sözlük

dedik ile cümle

dedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Meine Stimme verstörte die Leute.
Birbirlerine saldıracaklarına dair dedikodular gezinmekteydi.Sie wirken, als wären sie übereinander gestapelt worden.
Burada yanlarına Edna teyze dedikleri yaşlı bir bayanı da alırlar.Wer Ja sagt, darf auch Tante Inge ausladen.
Dedikodu başkalarının kişisel ve özel konuları hakkında yapılan konuşmalardır.Die Psychologen kümmern sich in Einzelgesprächen um berufliche und persönliche Probleme der Teilnehmer.
O an Zekeriya'nın ağzı açıldı ve Yahya yüce tanrının peygamberidir dedikten sonra bayılmıştır.Dies leitete er aus dem Hadith ab, demzufolge die ʿUlamā' die Erben der Propheten sind.
Obito'nun dediklerini hepsi doğru olduğunu kendisi de bilmiyordur.Nun ist sie unsicher, was auch Ugo merkt.
Köy halkının BAŞIN SUYU dedikleri sudan almaktadır.Die Stadt bezieht ihr Trinkwasser (zum Teil?) aus einem Tal bei Chiole.
Onlar, özellikle Melisende'nin sadakatsizliği hakkındaki dedikoduları duydular.Dabei kann sie sich von den teils unwürdigen Methoden Melzers überzeugen.
Çok yaygın bir dedikoduya göre Birleşik Devletler iflasın eşiğindeydi.Allgemein herrschte die Ansicht vor, dass sich die USA in der ganzen Sache reichlich lächerlich gemacht habe.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Kindern wird also vermittelt, dass Faulheit, Lügen und Ungehorsam nicht ungestraft bleiben.
Bu dedikoduyu kim yaydı?Qui a propagé ces rumeurs ?
Öğretmenin dediklerini dinleyiniz.Écoutez ce que dit le professeur.
Dedikleri doğru çıktı.Ses paroles s'avérèrent.
Onların dediklerinden daha iyiydin.Tu ferais mieux de faire ce qu'ils disent.
Marie'nin dedikleri yalan değildi.Ce que Marie a dit n'était que mensonges.
Dediklerimiz yalan değildi.Ce que nous avons dit n'était que mensonges.
Dedikleriniz yalan değildi.Ce que vous avez dit n'était que mensonges.
Dedikleri yalan değildi.Ce qu'ils ont dit n'était que mensonges.
Benim dediklerimden bir kelime duydunuz mu?Avez-vous entendu le moindre mot de ce que j'ai dit ?
Ne dediklerini biliyorsunuz.Vous savez ce qu'elles disent.
Ne dedik?Qu'avons-nous dit ?
Kimse senin dediklerinle ilgilenmiyor.Personne n'est intéressé par ton discours.
Bizse şöyle dedik: 'Ey ateş!Et nous, nous avons dit ; ô feu !
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’Ils lui dirent : “Ne crains rien et ne t’afflige pas...
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.Lequel prendrez-vous donc ?
Pop Dedik.My Dad Says.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.La rumeur se répand que le corps est celui de la petite musulmane et qu'elle a été tuée par les Juifs.
Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır.En janvier 1441 a eu lieu ici un curieux et pompeux spectacle.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Ses paroles irritèrent tout le monde.
Yalan davalar ve dedikodular başladı.Cela a donné lieu à des rumeurs et des ragots.
Yıllar sonra Senatör Daniel Patrick Moynihan bunları "temelsiz dedikodular" olarak nitelendirdi.Le sénateur américain Daniel Patrick Moynihan appelle ce crime « un lynchage ».
Burada su yok dedik.”Mais il n'y a pas eu de bataille ».
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.Et face à cela, je ne sais quoi faire… ».
Sonra Pete'i çağıralım dedik.Elle se tourne alors vers Pete pour lui demander son aide.
Onu dikkatle dinleyip, dediklerini yapmaya çalışıyorum.Mais écoutez bien ce que je dis.
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Elle traite de la propagation de la rumeur.
'Kafkas şeytanı' dedikleri Murat'ı bir türlü yakalayamazlar.Tous ne sont pas digestes, comme le Cèpe diabolique plus connu sous le nom de Bolet Satan.
Belgesel Yayın: Samanyolu TV, “Bir Ömür Dedikleri”.Libre Antenne : « L'émission qui vous appartient ».
Bu filme, başkalarının da görmesini sağlamak için 'Ben Gördüm' dedik."Je me souviens avoir pensé « je veux voir ces 3 films » ».
İnsanların dedikoduyu sevmediği tek zaman dedikoduda onlardan bahsedildiği zamandır.La única vez que a la gente no le gusta el chisme es cuando el chisme se refiere a ellos.
Gerçekte dedikleri kadar zengin değilim.En realidad no soy tan rica como dicen.
Bizse şöyle dedik: 'Ey ateş!Dijo: “Me hubiera llevado el fuego”.
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.No sabemos que vamos a hacer con eso.»
Senta'nin eski erkek arkadaşı olan avcı Erik gelir ve Senta'nın dediklerini duyar.El cazador Erik, anterior novio de Senta, llega y la oye.
Kendimize ‘artık bırakamayız’ dedik.”Ese día, es verdad, no podremos fallar.”
Pop Dedik.Ella Dijo Pop.
Düşününüz biz sonra ortaya atıldık, 'Ya herru ya merru' dedik.(Después de que fue revelado) me percaté de que Soisson y yo habíamos estado en la encrucijada.
Burada su yok dedik.”«¡Faltó agua!».
"Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı." dedik.En verdad, te hemos otorgado una Victoria manifiesta.
"Tükenmez dedikse...".Y según Forrito, "...
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.¿Qué fórmula podría tomar?
Belki de daha sonraki İspanyolların Vaquereo ya da Llanero dedikleri gruptur.Equivale también a pueblo llano o vasallo.
Hakkında ihanet dedikoduları çıkınca yargılandı ve idam edildi.Tras ser detenido es juzgado y acusado de traición.
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’No te extrañes si dice: “¡Malditos Equis !
Tom dedikodu yapmayı seviyor.A Tom piace spettegolare.
Bu dedikoduyu kimin çıkardığını biliyorum.So chi ha messo in giro questa voce.
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’Egli disse loro in proposito: «Non abbiate paura Sorelle, voi siete troppo vecchie e troppo brutte».
Bu onun hakkında dedikodular çıkmasına neden oldu.Circolarono pettegolezzi su di lui.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Anche la falsità, adulazione, spergiuro e falso giuramento sono vietati.
Cravan ve Wilde hiç karşılaşmamış olmasına rağmen New York Times bu dedikoduyu yayınladı.Il New York Times pubblicò la diceria, benché Cravan e Wilde non si fossero mai incontrati.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod