dede ile cümle
dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sen de bunı okut!" diyerek Seyyid Ebûbekir Dede'nin eline teslim eder.Peder blir nå bedt om å legge den inn under lenet (og betale avgift for den også).
Dedesi Cliff Arquette ise komedyendir.Hennes farfar var skuespiller og komiker Cliff Arquette.
Budala Dedektif 2, Yukarıdaki filmin devamı.Filmens produsent er Odd Isungset fra TV 2.
Büyük dedesi ve dedesi devlet adamları olup vezirlik rütbesine erişmişlerdi.Faren og onkelen var stortingsmenn for Høyre.
Seferlere giderken yanlarında daimâ Bektaşî dede ve babaları eşlik ederlerdi.Likeledes var det vanlig å være dus med sine foreldre, men Des med svigerforeldre.
Heidi 5 yaşına geldiğinde teyzesi onu İsviçre'nin bir dağ köyünde yaşayan dedesi Almöhi'yinin yanına bırakır.Heidi blir av sin tante bragt til bestefaren, som lever i en sveitsisk alpelandsby.
Anne tarafından dede ve ninesi Roma İmparatoru Augustus ve ikinci karısı Scribonia'dır.Hans besteforeldre på morsiden var den romerske keiseren Augustus og hans andre kone Scribonia.
İlk yılları hakkında az bilgi vardır, muhtemelen ilk yıllarını dedesi Şarlman'ın sarayında geçirdi.Lite er kjent av Lothars tidligste år, som antagelig ble tilbrakt ved hoffet til hans bestefar Karl den store.
Onun anne büyük dede Kanada Başbakanı Sir John Abbott'du.Hun var kusinen til John Abbott, Canadas tredje statsminister.
Bunları da atalarımız büyük dedelerimize anlatmışlar.Noen av disse barna ble også overlatt til sine tyske fedre.
Dedelerimiz ve diğer erkekler de başlarına kırmızı fes giyerlermiş.Sosialister og kommunister har også båret røde armbind.
Abdülmuttalib: Dedesi.Østfold: Moss.
Çoğunlukla İrlanda asıllı olmasına rağmen büyük dedesi İtalyan-Amerikan asıllıdır.Chris er hovedsakelig Afro-Amerikansk men med litt irsk arv, Mens moren er av italiensk, hungarsk og irsk arv.
Ned teklifi kabul eder ve dedektif ile çalışmaya başlar.Ted begynner sin søken etter den perfekte damen.
Dedesi ünlü bir sedef kakma ustası idi.Her ble Farmand et toneangivende opposisjonsorgan.
Gambit, Rex Stout'un yazdığı dedektif romanı.Ekteparet oversatte en rekke bøker av kriminalforfatteren Rex Stout.
Bundy hayatının ilk dokuz yılını annesi ve dedesiyle Philadelphia'da geçirdi.Gulati er født i Førde og bodde sine første ni år i Lavik i Sogn og Fjordane.
Dedesi Franco döneminde Falangçı propagandacı ve tanınmış bir gazeteciydi.Drummond-Hay var i sin tid en kjent og respektert journalist.
Büyük dedesi Gilbert Duprez çok tanınmış bir Opera şarkıcısıydı.Kakek buyutnya, Gilbert Duprez adalah seorang penyanyi opera terkenal.
Mason'ın üvey anneannesi ve dedesi ona İncil ve av tüfeği hediye ederler.Kakek dan nenek tiri Mason memberinya Alkitab pribadi dan sebuah senapan kuno.
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.Satuan detektif khusus ditugaskan untuk memimpin penyelidikan kepolisian.
Dedektifin zihin gücü ise, bunların şiddetine galip gelir.Kedua, ketika merasakan bahwa dirinya tengah digoda setan untuk melakukan pebuatan dosa.
Kitabeyi de Muğla Rüştiyesi hocalarından ve Şahidi Mevlevihanesi neyzeni Dede İsmail Hakkı Efendi yazmıştır.Sedangkan pemimpin redaksinya adalah Doni Ismail dan Iki Adiwidjaya.
Hüseyin Dede'nin kim olduğu bilinmemektedir.Tidak diketahui siapa orang tua Herneith.
"İttik Dede".Bangkitlah, O Teti!
Aynı kaynakta onun Ürgenç Dede adlı bir oğlu olduğu kayıtlıdır.Anehnya putranya itu memiliki tato yang sama dengan sang biksu.
Yaşlı adam, dede.Dhruvarajan, Vanaja.
Dedesi Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa, babası Ömer Muzaffer Bey'dir.Kakeknya adalah Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa dan ayahnya adalah Ömer Muzaffer Bey.
Danielle’in dedeği gibi “diğerleri” gelmektedir.Nama 'Danielle' diambil dari kata 'Daniel'.
Monkey D. Garp (モンキー・D・ガープ) Denizci, yardımcı Amiral, Luffy'nin dedesi.Monkey D. Garp, Seorang Laksamana Madya/Wakil Admiral ('Chuujo') di Angkatan Laut.
Mahallenin kurucusunun ismi 'Appak Dede'dir.Hakim polisi negeri Pekanbaru bergelar Datuk Syahbandar.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Mereka dipaksa untuk pindah dengan kakak ibunya.
Dedelerin adları genellikle torunlara verilir.Karena kebiasaan batak nama cucu biasanya menurunkan nama kakeknya.
1997'de Yahudi dedesi ve büyükannesinin Auschwitz'de öldüğünü öğrendi.Pada akhir masa remajanya, ia mengetahui bahwa nenek pihak ayahnya adalah Yahudi dan meninggal di Auschwitz.
Buna rağmen dedesi öldürülmelerini emretti.Memerintahkan prajuritnya untuk membunuh anak itu.
Dedesi Anwar Azeem ünlü Marksist gazeteci ve yazardır.Kakek pihak ibunya adalah Anwar Azeem, seorang jurnalis Marxis terkenal dan pengarang dari Bihar.
1909 yılında Kaliforniya'ya taşınan annesi ve dedesi ile büyümüştür.Ia pindah ke California bersama ibu dan neneknya tahun 1992.
L (エル, Eru) L dünyanın en iyi dedektifidir.Sementara itu, L adalah detektif yang dikenal sebagai detektif terhebat di dunia.
Lakin diğer dedektif filmlerinde olduğu gibi, bu film de mutlu sonla biter.Namun seiring merosotnya perfilman nasional, nasib studio film yang megah tersebut turut menjadi suram.
İşler soyadını dedesinin işinden aldığını söylemiştir.Tambahan kata Mus ia ambil dari penggalan nama ibunya.
Babası ve dedesi Protestan papazıydı.Ayah dan kakeknya adalah pengkhotbah yang miskin.
Dedesi yazar Ernest Hemingway ve kardeşi oyuncu Margaux Hemingway intihar etmiştir.Aktris dua bersaudara Margaux Hemingway dan Mariel Hemingway adalah cucu Hemingway.
Çivi bombaları, elektromanyetik algılayıcılar ve metal dedektörler sayesinde bulunabilir.Bom paku dapat dideteksi oleh sensor elektromagnetik dan detektor metal standar.
Bazı ülkelerde devlet görevlisi olmayan özel dedektifler de vardır.Beberapa pekerja sektor publik tidak digolongkan dalam pegawai negeri.
Dedeyi eski evden yenisine götürürler.Mereka lalu pergi ke rumah tua.
Bazıları ise bunun baba veya dede yönünden olduğunu iddia etmektedir.Dugaan ini muncul karena adanya beberapa pihak yang mengklaim sebagai orangtua dan anak Wawan.
Özellikle Dedektif Conan mangasının yazarı olarak tanınır.Dia paling dikenal karena menyutradarai serial Detektif Conan.
Helen 11 yaşındayken annesi ölmüş, kendisini dedesi ve anneannesi yetiştirmiştir.Ketika berusia 5 tahun, ayahnya meninggal dunia, dan ia dibesarkan oleh kakek dan ibunya.
Ancak zaman geçtikçe dedektifler soyguncuların hep bir adım gerisinde kaldıklarını fark ederler.Oleh karena itu, masuk akal untuk menganggap bahwa perampok bisa berkuasa untuk sementara waktu.
En yakınları bile dedenin yaşını bilmemektedir.Pengetahuannya melebihi anak seusianya.
Hikâye temel olarak "Silahlı Dedektiflik Bürosu" üyelerini ve günlük yaşamlarını takip etmektedir.Câu chuyện chủ yếu tập trung vào các thành viên của "Cơ quan thám tử vũ trang" và cuộc sống hằng ngày của họ.
Batman da bir defasında Drake'in kendisini bir dedektif olarak geçeceğini söylemiştir.Chính Batman đã tuyên bố rằng một ngày nào đó Drake sẽ vượt qua mình.
Hem babası hem de dedesi, Franco döneminde İspanya yıllarında devlet görevleri üstlendi.Cả ông và cha của ông đều nắm giữ các trọng trách trong chính phủ trong thời kỳ Tây Ban Nha dưới thời Franco.
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.Cậu thường hay làm trò đùa với các Trảng viên khác.
Jet Black: Eski ISSP dedektifi (iç güneş sistemi polisi) ve “Bebop” ın sahibi.Jet Black Cựu sĩ quan ISSP, chủ nhân của con tàu Bebop.
Dedegül’de büyükbaş(öküz, inek, manda) ağırlıklı olmak üzere küçükbaş ve kümes hayvancılığı da yapılmaktadır.Bã đậu nành (có khi gọi là bã đậu) là một thành phần quan trọng trong thức ăn cho chó và gia súc.
Debra dedektifliğe yükseldi ve The Skinner olarak bilinen bir dava üzerinde çalışmaya başlar.Trong khi đó, Debra điều tra về kẻ giết người hàng loạt được gọi là "Skinner" để phấn đấu lên chức thanh tra.
Bu duyurunun üzerine dedesi Madan, Venetia'ya 5 paund ödül verdi.Ngay sau khi công bố, Madan đã cho Venetia năm pound làm tiền thưởng.
Narrator - tüm hikâyeleri dedektif Tom ve Jerry söyler bir hoparlör.Người dẫn truyện - Người nói chuyện kể về tất cả các câu chuyện thám tử Tom và Jerry.
"Dünyanın En İyi Paranormal Dedektifi" olarak anılır.Được mệnh danh là " chú chó cảnh sát giỏi nhất thế giới ".