dede ile cümle

dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sean Paul'ün dedesi Jamaika Erkek Milli Su Polosu Takımındaydı.Bunicul său a fost primul la echipa națională de polo a Jamaicăi.
Yaklaşık 450 eser vermiş olan Simenon, dedektif Maigret romanlarıyla 550 milyon okuyucuya ulaştı.Iezuitul Desbillons, profesor, va scrie 560 de fabule.
Dedesi zengin bir çiftliğe sahip ve tüccardı.Tatăl său era un fermier bogat și membru al Consiliului orășenesc.
Dedem ve anneannemin anlattığı masal ve öyküler hâlâ kulaklarımda.Mama și bunica rămân șocate de cele văzute și auzite.
Kavala ve Dedeağaç Bulgaristan’a bırakılacak.Ghica și Barbu Știrbei sunt nevoiți să se retragă la Viena.
Russell Crowe, Nuh rolünde Jennifer Connelly, Nuh'un eşi rolünde Anthony Hopkins, Nuh'un Dedesi rolünde.Russell Crowe ca Noe Jennifer Connelly ca Naameh, soția lui Noe.
Dedem kurşuna dizilmiş.Împușcat în coapsă.
Dedesi, günümüzdeki Suud kraliyet ailesinin aile babası kabul edilmektedir.Palatul este resedința de stat a Familiei Regale de azi.
Amacı kötü karakterleri yakalamak ve dedesini bulmak.Ea este bună în a descoperi punctele slabe și a le exploata.
Dedeler mahallesi adını bu aileden almıştır.Mama lui arde numele lui din arborele genealogic al familiei.
Şikago Polis Departmanı'nda dedektif ve polis şefi olarak çalıştı.A lucrat ca fotograf la criminalistica in Departamentul de Politie San Francisco.
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.Aceasta și încă un bărbat au fost duși la poliție pentru a fi legitimați.
Dedesi de orada birkaç okul kurmuş biriydi.Acolo a ținut câțiva copii la învățătură.
Dedektif meseleyi derhal incelemek için söz verdi.Detectivul a promis că va investiga problema imediat.
Bu mektubu dedeye gönderdim.Am trimis această scrisoare bunicului.
Genç bir Çinli çocuk, onu dedesinin küçük dükkânına götürür.New York kínai negyedében megszólítja egy kisfiú, nagyapja üzletébe hívja őt.
Yakalanması için dedektif Fix görevlendirilir.A tisztnek kétségtelenül kötelessége letartóztatnia őt.
Dede paradoksu, zamanda yolculuk ile ilgili bir paradokstur.Az időparadoxon vagy időutazás-paradoxon egy az időutazással kapcsolatos paradoxon.
Onun anne büyük dede Kanada Başbakanı Sir John Abbott'du.Egyik anyai dédapja Sir John Abbott, Kanada egykori miniszterelnöke volt.
Arkadaşı Dedekind'e bu sonuçtan bahsederken "Je le vois, mais je ne le crois pas!"Ugyancsak egy Dedekindnek írott levelében azt mondja erről: Látom, de nem hiszem.
İlk müzik eğitimini babası ve dedesinden almıştır.Első zenei ismereteit apjától és nagyapjától szerezte.
Abdülmuttalib: Dedesi.Murádin Jenő: Nagybánya.
Genç Dedektif.Kienast nyomozó.
İngiltere'de dedesi II. Henry'nin korumasında büyüdü.Angliában nőtt fel, nagyapja, II. Henrik, keze alatt.
Ünlü bir tarihçi olan Eugene Goblet d'Alviella'nın dedesi gibiydi.Unokája a híres belga történész, Eugène Goblet d’Alviella.
Babasını adı bilinmemektedir ve kendi adını 238'de dedesinden almıştır.Csak annyit tudni császárrá válása előtti életéről, hogy 238-ban vette fel nagyapja nevét.
Erle Stanley Gardner (17 Temmuz 1889 – 11 Mart 1970), Amerikalı avukat ve dedektif öyküleri yazarı.Erle Stanley Gardner (1889. július 17. – 1970. március 11.) amerikai jogász és író.
Monkey D. Garp (モンキー・D・ガープ) Denizci, yardımcı Amiral, Luffy'nin dedesi.Monkey D. Garp: ő Luffy nagyapja és a Tengerészet egy kiemelkedő tagja.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Később apjával a nagymamához költöztek.
"İttik Dede".Fizessen, nagysád!
İlk yılları hakkında az bilgi vardır, muhtemelen ilk yıllarını dedesi Şarlman'ın sarayında geçirdi.Ezekről az éveiről nem sokat tudni, de valószínűnek látszik, hogy szolgált a New Hampshire-i polgárőrségben.
2012 yaz döneminde FOX TV kanalında yayınlanan Dedemin Dolabı dizisinde rol almıştır.A 2010-es nyári főműsor az Úton a bohóc címet kapta.
Kaleci Lorenzo Buffon ise Gianluigi'nin dedesinin kuzeniydi.Távoli rokona Gianluigi Buffonnak, akinek a nagyapjának az unokatestvére Lorenzo.
Terry Crews: Dedektif Teğmen Terence "Terry" Jeffords ekip lideridir.Terry Jeffords (Terry Crews) őrmesterhez futnak be a nyomozók jelentései.
Dedelerinin biri ise tanınmış bir amiral idi.Élvezte ezt az állapotot, akár egy admirális.
Bundan başka aynı yılda Nutkî Dede'nin Afîfe adlı bir de kızı olmuştur.Egy Péter nevű szerzetes apátja megbízásából ezt még abban az évben megtette.
Moran ise bir özel dedektiftir.Miss Marple nem hivatásos nyomozó.
Hercule Poirot (Peter Ustinov) - Belçikalı ünlü dedektif.Hercule Poirot, belga magándetektív.
Köydeki avcılık kültürü yıllardır deden toruna bir akış halinde sağlanmıştır.Sokáig a falubeli kastélyában őrizte madárgyűjteményét.
Sarıgöl'de eski bir gelenek olan Olcak Dede her yıl Mayıs ayının ilk Cumartesi günü yapılmaktadır.Szüretibál A szüreti bál hagyomány szerint minden év szeptember első vasárnapján kerül megrendezésre.
Kavala ve Dedeağaç ise Yunanistan'da kaldı.Kati és Pali Magyarországon maradtak.
II. Henry'nin dedesi I. Henry gibi çok adaletli olduğu bilinir.Nagyapjához, I. Henrik angol királyhoz hasonlóan II. Henrik is kiválóan ismerte az angol törvényeket.
Tırnak içi kısım Gökhan Dede'nin ilavesidir.)"Például az öngyilkos nagypapa a Párduc torzképe?)”
Kendisinin dedesi ve babası Birinci ve ikinci dünya savaşında da savaşmışlar.Harcolt az első és a második világháborúban is.
Kendi dedektif bürosu olan Angel Investigations'ı kurar ve "yardıma muhtaçlara yardım eder".A Narumi Nyomozó Irodát felhívja valaki, akinek segítségre van szüksége.
Dedesi Morris Milk'in bonmarşesi vardı ve bölgedeki ilk sinagogun yapılması için yardımda bulunmuştu.Morris Milk omisti tavaratalon ja auttoi perustamaan alueen ensimmäisen synagogan.
Kahramanı dedektif Maigret olan polisiye romanlarıyla tanınır.Hänet tunnetaan etupäässä komisario Maigret’sta kertovista salapoliisiromaaneistaan.
Dede paradoksu - Zaman yolcusu geçmişe giderek büyükbabasını öldürür.Isoisäparadoksi: mitä tapahtuu, jos matkustat ajassa taaksepäin ja tapat isoisäsi.
Kaleci Lorenzo Buffon ise Gianluigi'nin dedesinin kuzeniydi.Maalivahtilegenda Lorenzo Buffon on Gianluigin isoisän serkku.
Anne tarafından olan dedesi ise; beyzbol ouyncusu Tony Lupien'dir.Cenan isoisä äitinsä puolelta oli baseball pelaaja Tony Lupien.
Babasını adı bilinmemektedir ve kendi adını 238'de dedesinden almıştır.Hänen isänsä nimeä ei tiedetä mutta tämä kuului senaattorisäätyyn ja kuoli ennen vuotta 238.
Dedektif birçok sorunun cevabını bulmak zorundadır.Tiedonetsijällä on mielessään tietyt kysymykset, joihin hän haluaa saada vastauksen.
Romanlarda özellikle kurgusal Ystad polis dedektifi Kurt Wallander de yer almaktadır.Tarinan päähenkilönä on ystadilainen poliisi Kurt Wallander.
Dedesi, amcası ve büyük amcası da Lutheran başkanlarıydı ve Alman sömürgeci göçmenlerin soyundan gelmişlerdi.Richterin isoisä ja setä olivat myös luterilaisia pappeja, ja sukutaustassa on saksalaisia siirtolaisia.
Türkiye'de henüz özel dedektiflik yasası çıkmamıştır.Yhtenäistä tiedustelulainsäädäntöä ei Suomessa toistaiseksi ole.
1 Eylül 1899 tarihinde ise ikinci defa Dedeağaç Sancağı Mutasarrıf Vekilliğine atandı.2. syyskuuta 1893 ensimmäinen 300 kilon betonikappale asetettiin paikalleen.
Elle ve metal dedektörüyle aranıyorlardı.He olivat varustautuneet ketjuin ja metallisin astaloin.
Marvin Marsh veya Büyükbaba: Stan'in 102 yaşındaki dedesidir.Stanillä on 104 -vuotias isoisä "Grandpa" Marvin Marsh.
Yolcular metal dedektör tarafından taranırlar.Vieraat tutkitaan metallinpaljastimella.
1997'de Yahudi dedesi ve büyükannesinin Auschwitz'de öldüğünü öğrendi.Hänen äitinsä ja isoäitinsä kuolivat Auschwitzissa.

İlgili Sayfalar