dede ile cümle
dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Chris Skelton (Jonathan Murphy) - Genç bir dedektif.Chris Skelton (Jonathan Murphy) - El joven detective junior.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inicialmente, el sensor utilizado en los telescopios era el ojo humano.
Sonraları, süper güçlere sahip özel dedektif Jessica Jones ile evlenir ve bir kızları olur.Más tarde se casa con la investigadora privada súper poderosa Jessica Jones, con quien tiene una hija.
Photomultipliers ve channeltron gibi ışık dedektörleri bireysel fotonlara yanıt verir.Los detectores de luz, como fotomultiplicadores y canaltrones, responden a fotones individuales.
Narrator - tüm hikâyeleri dedektif Tom ve Jerry söyler bir hoparlör.Narrador - Un altavoz que le dice a todas las historias de detectives de Tom y Jerry.
Müminlerin isteklerini ilgili Dedeye, Dedelerin buyruklarını müminlere iletir.Aunque de padres creyentes (druzos), Alameddine es ateo.
Çağdaş hızlandırıcılar için tasarlanan dedektörlerin hem boyutu hem de maliyeti devasadır.Los detectores diseñados para los aceleradores modernos son enormes en tamaño y costo.
Aynı yılın 3 Eylül'ünde amcası, dedesi, büyükannesi ve kuzeni Pavlik ile beraber küçük kardeşni öldürdü.El 3 de septiembre de ese año, su tío, abuelo, abuela y un primo lo asesinaron, junto a su hermano menor.
Cian Dowling, Colin O'Herilhy, Micaela O'Herlihy ve Eilis O'Herlihy'nin dedesidir.Además fue abuelo de Cian Dowling, Colin O'Herlihy, Micaela O'Herlihy y Eilis O'Herlihy.
Dedesi eski Başbakan Diomidis Kiriakos'du.Fue nieto del Primer Ministro Diomidis Kiriakos.
Dedesi, profesyonel güreşçi" Yüksek Şef "Peter Maivia’dır.Es una parodia del "Alto Cocinero" Peter Maivia, luchador profesional.
Hercule Poirot (Peter Ustinov) - Belçikalı ünlü dedektif.Hércules Poirot:Famoso detective belga.
Carling Tyler'ın ayrılışından sonra, Hunt'ın baş dedektif olması gerektiğini düşünür.Carling se molesta con la llegada de Tyler, ya que esperaba ser el detective senior de Hunt.
Fotonların iki dedektörde de eşit sayılarda olduğu gözlemlenmiştir.La mayoría de los testimonios de ambas parejas son similares.
Ray Carling (Michael Imperioli) - Oldukça hırslı ve maço bir dedektif olan Carling hocası Lt.Ray Carling (Michael Imperioli) - El ambicioso y machista detective del escuadrón de detectives de la 125.
Süper Baba'da Şevket Altuğ'un dedesini oynamıştır.Nuestro vecino vio al caballo de mi abuelo.
Mikrokanal tabak dedektörleri modern cihazların içerisinde sıkça kullanılır.Los detectores de la placa de Microchannel se utilizan comúnmente en instrumentos comerciales modernos.
Louis Kalhern "Lou" Pickles : Tommy, Dil ve Angelica'nın dedesi ve Stu ve Drew'un babasıdır.Louis Kalhern "Abuelo Lou" Pickles II: Es el abuelo de Tommy, Dil y Angélica y es padre de Stu y Drew.
Dedeoğlu, 6 Kasım 2004'te vefat etti.Su esposo falleció 6 de noviembre de 2003.
"İttik Dede".«Espera bebé».
Bir süre sonra köye geri dönen Er Mahmut Dede erliğini köylülere ispat etmiş olur.Los guardianes regresan al ayuntamiento donde le dan a Michael las malas noticias.
Anne tarafından büyükannesi ve dedesi ise Aurelia Fadilla ve Konsül Marcus Peducaeus Plautius Quintillus'dur.Sus abuelos maternos fueron Aurelia Fadila y el cónsul Marco Peduceo Plaucio Quintilo.
Babası spor editörü Peter Reed dedesi de aktör-menajer Sir Herbert Beerbohm Tree'ydi.Su padre fue Sir Herbert Beerbohm Tree.
Dede paradoksu, zamanda yolculuk ile ilgili bir paradokstur.Algunos filósofos encuentran equivalente esta paradoja a la paradoja del viaje en el tiempo.
Cafer Dede'nin mezarı köyün hemen kıyısındadır.El cadáver del jefe Darpa está aquí, yace justo a mi lado.
Dedektif de bu sayede cinayetleri çözecektir.Mientras tanto el sheriff local buscará la forma de detener los asesinatos.
Fransız siyahi tenisçi Yannick Noah'ın babası ve siyahi basketçi Joakim Noah'ın dedesidir.Fue padre del cantante y tenista Yannick Noah, y abuelo del jugador de baloncesto Joakim Noah.
Bu isim aynı zamanda dedesinin de ismidir.El nombre también es una referencia a su bisabuela.
O da biraz paranoyak bir dedektif olan Del Spooner'dır.Will Smith como el detective Del Spooner.
İki kâğıttan birine "Katil", öbürüne de "Dedektif" yazılır.2 Ladrón El Ladrón nombra a otro personaje, excepto al Asesino o al "asesinado".
Leylek Karada Kaldı Kırmızı Bisiklet Ay Dede Kime Gülümsüyor?¿Qué misterio se oculta detrás de la sonrisa de Mona Lisa?
Mesire yeri olarak da kullanılan Durna Dede ve Dokuz Baba isimli iki türbe vardır.A su lado están enterrados su perro Gryme y dos caballos llamados Old Whitey y Old Ned.
Polis hız dedektörünü engelleme.Control de la velocidad del agitador.
Pepee'nin dedesi.La herencia del tío Pepe.
R1'in MR2'den farkı manyetik anomali dedektörü bumbası'nın olmamasıdır.El R1 se distinguió visualmente del MR2 por la falta de un boom MAD.
Mart-Nisan 2013 arasında ITV dedektif drama dizisi Broadchurch'te oynadı.Entre marzo y abril del 2013, Whittaker tuvo un papel en Broadchurch.
Yani bizim dedelerimiz ve atalarımız oluyorlardı.Gure arbasoak - Nuestros ancestros.
Devam filmi Güzel Dedektif 2: Silahlı ve Cazibeli 2005'te gösterime girmiştir.Cabe añadirse que hizo una breve aparición en la película Miss Congeniality 2: Armed and Fabulous, de 2005.
Düşünde dedesi, babası ve sonra da annesi Fatma'yı görür.Y todos, incluso él, esperando a su madre, nuestra madre.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.En su viaje, se encuentran con su padre y su compañero, quienes también los abandonan.
Dedem kurşuna dizilmiş.Su madre fue fusilada.
Bouajila 'nın dedesi Libyalı bir Berberi idi.El abuelo de Ballard perteneció a un White Caps.
Bunun üzerine Miss Oliver, dedektif dosto Hercule Poirot'u davet eder.Sir George sugiere llamar a Hercule Poirot inmediatamente.
Özellikle Dedektif Conan mangasının yazarı olarak tanınır.Es recordado sobre todo como autor del Decamerón.
Mitolojiden Gerçekliğe Dede Korkut.La realidad frente al mito.
Dedehan Hasan artık gazetecilikten çok sanatı sevmeye başlamıştır.Matsumoto comienza a interesarse cada vez más por el arte digital.
Kişinin nine ve dedelerinden bir veya ikisi Yahudiyse kişi Mischling yani melez sayıldı.Quienes tuvieran dos o un sólo abuelo judío eran mischlinge, es decir, medio judíos.
Naga'nın kor dedektörüne göre Kor'dur.Vietnam es la cola del dragón.
Teğmen Rigg ve Dedektif Kerry ise Dedektif Matthews'u bulma derdindedir.El Sargento Rigg de SWAT y la Detective Kerry lo acompañan en la investigación.
Ay ata ya da Ay dede: Ay tanrısı.Sin o Nanna – dios de la luna.
Romanlarda özellikle kurgusal Ystad polis dedektifi Kurt Wallander de yer almaktadır.En la tradición, el detective ficticio Kurt Wallander vive y trabaja en Ystad.
Bundan sonra ışıklar açılır ve dedektif sorguya başlar.Llega la policía, se abre una investigación.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.Dos: el detective/policía fracasará.
İşler soyadını dedesinin işinden aldığını söylemiştir.El edificio toma su nombre del apellido de su promotor.
Graf'ın babası ve dedesi daha önce benzer bir yaşta kalp krizi nedeniyle ölmüştü.Su padre y su bisabuelo también fallecieron de un infarto a los 51 años.
Ellie burada babasının ölümü hakkında dedektiflik yapmaktadır.Es ella quien pide a Ellery investigar la su muerte de su padre.
Rûşeni Ömer Dede, Rûşeniyye Tarîkatı'nın şeyhidir.El ramal de Anciles es el que pasa por Remolina.
Şaşkın Dedektif (İngilizce: Blue Streak), 1999 yapımı ABD komedi filmi.De ladrón a policía (Blue Streak), película de comedia estrenada en septiembre de 1999.
Dedem yaşından dolayı pek iyi duyamıyor.A causa della sua età avanzata, mio nonno non ha un buon udito.
Dedem okumayı sever.A mio padre piace leggere.