Bunlara değindikten sonra, hepsini silip ilk baştaki sorumuza dönelim.Teraz sa môžeme vrátiť k nášmu pôvodnému problému.
Bunlara değindikten sonra, hepsini silip ilk baştaki sorumuza dönelim.След всичко казано, нека изтрия това и се върна на първоначалната ни задача.
Bunlara değindikten sonra, hepsini silip ilk baştaki sorumuza dönelim.دعوني امحو هذا واعود للوراء قليلاً للمسألة الاصلية
Bunlara değindikten sonra, hepsini silip ilk baştaki sorumuza dönelim.では元の問題に戻ります。 共役を使用して
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.A nyní bych vám chtěl připomenout úžasný postřeh, jež Paul MacCready řekl na TEDu před třemi lety.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.A questo punto vorrei ricordarvi le scoperte straordinarie presentate da Paul MacCready al TED di tre anni fa.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Chcę wam przypomnieć o wspaniałej idei którą Paul MacCready przedstawił na TED 3 lata temu.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Di sini saya ingin mengingatkan Anda hal indah yang dikatakan Paul MacCready di TED tiga tahun lalu.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.E aqui quero lembrar-vos um ponto excelente que Paul MacCready fez no TED há 3 anos.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.En hier wil ik u herinneren aan een prachtig punt dat Paul MacCready drie jaar geleden bij TED maakte.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Et maintenant je voudrais vous rappeler un point fantastique que Paul MacCready a fait à TED il y a trois ans.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Ja tässä haluan muistuttaa teitä hienosta huomiosta, jonka Paul MacCready teki TEDissä kolme vuotta sitten.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Szeretném emlékeztetni Önöket arra a nagyszerű gondolatra, amit Paul MacCready említett három éve a TED-en.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Y aquí quiero recordarles un argumento maravilloso que hizo Paul MacCready hace tres años en TED.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.Εδώ θέλω να σας υπενθυμίσω μία εύστοχη παρατήρηση που έκανε ο Πολ ΜακΚρίντι εδώ στο TED πριν από τρία χρόνια.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.И здесь я хочу напомнить вам прекрасную вещь которую Пол Маккриди сделал на TED три года назад.
Bu noktada size, TED'de üç sene önce Paul MacCready'nin değindiği harika bir şeyi hatırlatayım.И тук искам да ви напомня за едно чудесно твърдение, направено от Пол Маккрийди на TED преди три години.
Çok taraflı piyasalardan bahsettik ve son olarak pazar türlerine değindik.Hemos hablado de mercados de plataformas múltiples, y hemos cerrado con el tipo de mercado.
Çok taraflı piyasalardan bahsettik ve son olarak pazar türlerine değindik.다면시장과 시장 유형에 대해서도 살펴봤어요
Çok taraflı piyasalardan bahsettik ve son olarak pazar türlerine değindik.Rozmawialiśmy też na temat rynków wielostronnych i zakończyliśmy typami rynków.
Çok taraflı piyasalardan bahsettik ve son olarak pazar türlerine değindik.Ми говорили про багатосторонні ринки, і ми завершили темою про типи ринків.
Çok taraflı piyasalardan bahsettik ve son olarak pazar türlerine değindik.وتحدثنا عن الأسواق متعددة الجوانب وانتهينا بأنواع الأسواق.
Çok taraflı piyasalardan bahsettik ve son olarak pazar türlerine değindik.では実際に外に出て顧客セグメントを明らかにした
Değindiğimiz son konu ise üçgenlerin yüksekliğini çizmek.마지막으로 우리가 짚고 넘어갈 점은
Değindiğimiz son konu ise üçgenlerin yüksekliğini çizmek.Nu mangler vi kun at tale om én ting, og det er højderne i en trekant.
Değindiğimiz son konu ise üçgenlerin yüksekliğini çizmek.И така, имаме медиани, средни триъгълници и ще начертая един последен триъгълник тук.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Họ còn nói về cơ sở hạ tầng hỗ trợ các ngành khoa học đang trở nên lỗi thời.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.그들이 언급한 또 한 가지는¶ 과학을 떠받치는 인프라스트럭처가 시대에 뒤떨어지고 있다는 점입니다.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Kolejną rzeczą, nad którą debatowali była infrastruktura wspomagająca nauki, a która traci na aktualności.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Un alt lucru despre care au vorbit a fost că infrastructura care sprijină științele devine depășită.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Ze hebben ook gesproken over de infrastructuur die wetenschap ondersteunt.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Друго нещо, което обсъждаха беше инфраструктурата, която подпомага науките и става все по-остаряла.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Ещё одна вещь, которую они обсуждали — устаревание инфраструктуры, поддерживающей науку.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.נושא נוסף שדנו בו הוא התשתית התומכת במדעים אשר נעשית מיושנת. אנו בוחנים את
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.شئ آخر تحدثوا عنه كان البنيات التحتية التي تدعم العلوم تصبح بالية. نحن ننظر
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.彼らが話し合ったもう一つの事は 科学を支える社会基盤が 時代遅れになっているということです
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.Az Economist írt erről egy cikket, és sokan blogoltak is róla, nagyon idegesítő.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.Economist написа статия затова, много хора блогнаха за това - това огромно разочарование.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa."이코노미스트"에도 같은 기사가 난 적이 있습니다. 블로그 글도 많이 뜨더군요. 짜증난다고 말입니다.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.Nhà Kinh tế viết về nó, nhiều người bàn tán sự thất bại to lớn.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa."The Economist" a écrit un article sur le sujet, de nombreux blogueurs en ont parlé.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.The Economist opublikował artykuł o tym, również wiele osób pisało o tym w blogach: ogromna frustracja.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.The Economist schreef er een artikel over, en heel veel mensen hebben erover geblogd -- enorme frustratie.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.The Economist написав статтю про це, багато людей написали про це у своїх блогах — жахливе розчарування.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.המגזין אקונומיסט פירסם מאמר על זה והמון אנשים כתבו על זה בבלוגים -- תיסכול אדיר.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.كتبت مجلة الإيكونومست مقالاً عن ذلك، والكثير من الناس دوّنوا عن ذلك -- إحباط شديد.
Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa.不満が存在するのです この壁を取り払うには、サイト同士の
Evet, madem değindin..Ja, nou, als je zegt, okee,
Evet, madem değindin..Tak, cóż, tak.
Evet, madem değindin..Yeah, jika kamu mengatakan, okey
Evet, madem değindin..Що ж, для прикладу,
İyi bir noktaya değindi.Bon point.
İyi bir noktaya değindi.Ottima domanda... .
İyi bir noktaya değindi.Καλή ερώτηση.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.A minap erről beszélt Jamie Oliver.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.C'est quelque chose dont Jamie Oliver parlait l'autre jour.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Despre asta a vorbit Jamie Oliver zilele trecute.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Detta är något Jamie Oliver pratade om häromdagen.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Dette er noget Jamie Oliver talte om den anden dag.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Dies ist etwas, worüber Jamie Oliver letztens gesprochen hat.