Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.De mielőtt erre rátérnék, szeretnék tisztázni valamit, ami meglepő lehet.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.거기에 대해 이야기하기 전에, 여러분이 궁금해할 만한 것에 대해 먼저 얘기해 보겠습니다
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Mais avant d'y venir, je voudrais aborder ce qui vous interpelle peut-être.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Ma prima di parlarne, vorrei rispondere ad una cosa che probabilmente vi state chiedendo.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Mas, antes de chegar aí, quero referir-me a uma coisa que pode estar a passar-vos pela mente.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Men før jeg fortæller om det, vil jeg tale til jer om noget som I måske undrer jer over.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Namun sebelum saya membahasnya saya ingin membahas sesuatu yang mungkin Anda ingin tahu.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Nhưng trước khi bàn về vấn đề đó, Tôi muốn nhắc đến một chuyện mà chắc các bạn đang thắc mắc.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Pero antes de hablar de eso quiero abordar un tema que quizá se estén preguntando.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Skôr, než sa k tomu dostanem, chcem hovoriť o niečom, čo vám možno chodí po mysli.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Voor ik dat onderwerp aansnijd, wil ik iets vermelden dat je je misschien al afgevraagd hebt.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Πριν απ' αυτό όμως, θα ήθελα να θίξω κάτι, για το οποίο μπορεί ν' αναρωτιέστε.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Але перед тим, як я перейду до цього, я би хотіла повернутися до того, що вас мабуть цікавить.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Но преди да стигна до това, искам да се спра на нещо, за което може да се учудите.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.Однако сначала я хочу обсудить кое-что, о чём вы, может быть, думаете.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.אך לפני שאגיע לכך, ברצוני להתייחס למשהו שאולי סיקרן אתכם.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.ولكن قبل أن أتطرّق لذلك، أودّ أن أبيّن شيئا لعلّه كان محلّ استغراب بالنسبة لكم.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.あなたが不思議に思っている事についてお伝えします 胎児学習というコンセプトは
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.그러나 그들은 아이보리코스트의 13년에 걸친 정치적 위기를 돌아보는 한 권의 책을 만들어 냈습니다.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale nakoniec prišli s knihou, ktorá mapuje posledých 13 rokov politickej krízy na Pobreží Slonoviny.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale potom přišli s knihou, která rekapitulovala 13 let politické krize Pobřeží slonoviny.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale wpadli na pomysł książki robiącej bilans 13 lat politycznego kryzysu na Wybrzeżu Kości Słoniowej.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Dar au produs o carte, uitându-se înapoi la ultimii 13 ani de criză politică în Coasta de Fildeş.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.De aztán előálltak egy könyvvel, ami felölelte Elefántcsontpart politikai válságának az elmúlt 13 évét.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Maar ze kwamen op het idee van een boek, waarin werd terug gekeken naar 13 jaar politieke crisis in Ivoorkust.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Mais ils ont produit un livre, en revenant sur les 13 années de crise politique en Côte d'Ivoire.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Mas acabaram por fazer um livro, sobre os últimos 13 anos da crise política na Costa do Marfim.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ma si avvicinarono con un libro, che trattava dei precedenti 13 anni di crisi politica in Costa d'Avorio.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Men sen skapade de en bok, en överblick över 13 år av politisk kris på Elfenbenskusten.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Nhưng họ đã đưa ra một quyển sách, nhìn lại 13 năm trước về sự khủng hỏang chính trị ở Bờ Biển Ngà.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Pero acabaron sacando un libro, que comprende desde 13 años atrás de crisis política en Costa de Marfil.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Tetapi mereka menemukan sebuah buku, melihat kembali 13 tahun lalu mengenai krisis politik di Pantai Gading.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Но в итоге они издали журнал, оглядываясь на 13 лет политического кризиса в Кот-д'Ивуаре.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Но накрая направиха книга, описваща последните 13 години от политическата криза в Кот д'Ивоар.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.אבל הם יצאו עם ספר, שבוחן 13 שנה אחורה את המשבר הפוליטי בחוף השנהב.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.و لكن في النهاية خرجوا بكتاب، يُبيّن ثلاثة عشر عاما من الكوارث السياسية في ساحل العاج.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.政治危機を振り返った 一冊の本を作り出した だから共同で何かを作る発想はあったんだ
Ama yine de bu noktaya değinmek istedim. Eğimi 1/2 olan bu doğru orijinden geçiyor.Pokud by jsme si to neujasnili, nezpřesnili, mohl bych své vektory nakreslit kdekoli.
Ama yine de bu noktaya değinmek istedim.Lo dibujaré, 4, 2.
Ama yine de bu noktaya değinmek istedim.原点を通る線は、
Ancak bu konuya ilerideki videolarımızda hiper enflasyon konusuna geldiğimizde değineceğiz.O tom si povíme v dalších videích, až se dostaneme k hyperinflaci.
Ancak bu konuya ilerideki videolarımızda hiper enflasyon konusuna geldiğimizde değineceğiz.O tym opowiem jednak w innym filmie, kiedy mowa będzie o hiperinflacji.
Ancak bu konuya ilerideki videolarımızda hiper enflasyon konusuna geldiğimizde değineceğiz.Але про це ми поговоримо в наступних відео, коли обговорюватимемо гіперінфляцію.
Ancak bu konuya ilerideki videolarımızda hiper enflasyon konusuna geldiğimizde değineceğiz.Но об этом - в следюущих видео-уроках, когда мы будем говорить о гиперинфляции.
Ancak bu konuya ilerideki videolarımızda hiper enflasyon konusuna geldiğimizde değineceğiz.経済学者は負のインフレを心配します。
Ancak haberler, insanların kaygısına değinmedi.Mas o noticiário não falou da preocupação das pessoas.
Ancak haberler, insanların kaygısına değinmedi.Non riesco a capire perché i commenti delle persone siano così cinici.
Ancak haberler, insanların kaygısına değinmedi.Pero la noticia no ha abordado la preocupación del pueblo.
Artık her konik kesit türüne değindik.Quindi abbiamo toccato ogni sezione conica.
Artık her konik kesit türüne değindik.И така, докоснахме се до всички конични сечения.
Artık her konik kesit türüne değindik.اذاً تطرقنا الى جميع المقاطع المخروطية
Artık her konik kesit türüne değindik.次の 2 つのビデオでは、
Aslında bir alana değineceğim --하지만 이런 사례도 있습니다.
Aslında bir alana değineceğim --Lassen Sie mich nur auf einen Bereich eingehen.
Aslında bir alana değineceğim --Per spiegarmi, approfondirò un tema -- se pensate al morbo di Alzheimer, per esempio,
Aslında bir alana değineceğim --Thực tế, tôi sẽ chỉ đi vào một chuyện, ví dụ, bệnh Alzhelmer.
Aslında bir alana değineceğim --בעצם, רק אכנס לתחום אחד --
Aslında bir alana değineceğim --في الحقيقة، سأفصّل مجالاً واحداً --
Aslında bir alana değineceğim --創薬について情報を探すと、多くの
Aslında burada bir noktaya değinmek istiyorum.Dan saya ingin menjelaskannya di sini.