değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Ma io penso che siano belle, non è vero?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Mais moi, je les trouve magnifiques, pas vous ?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Men visst är de väl vackra?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Nhưng chúng rất đẹp mà, bạn không thấy sao?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Pero a mí me parece que son bellas, ¿no lo creen?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Tapi saya rasa awan itu indah, bukan begitu?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Εγώ όμως νομίζω πως είναι όμορφα, εσείς;
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Але я вважаю, що вони прекрасні, чи не так?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?А мне они кажутся прекрасными. Вы согласитесь?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?Но мисля, че те са красиви, а вие?
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?זה נראה כאילו הם ברירת המחדל של כולם
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?ولكنني أعتقد أن السحب جميلة، أليس كذلك؟
Fakat bence onlar çok güzeller, sizce de öyle değiller mi?美しさが見過ごされているのは
Fakat, bir Amerikan devleti değiller.何らかの理由により、彼らは下に陥る可能性があり、
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Aber dies sind keine starken Charaktere, die auch weiblich sind.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Ale tieto silné charaktery nie sú ženy ako také.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Ale to nie są silne postaci, odzwierciedlające kobiety.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Dar nu sunt personaje puternice care întâmplător sunt femei.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.De ők nem erős karakterek, akik éppen nőneműek is.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.하지만 그건 강한 여성캐릭터가 아니에요.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Maar het zijn geen sterke personages die toevallig vrouwelijk zijn.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Mais elles ne sont pas de personnage à forte personnalité qui s'avèrent être des femmes.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Ma non sono personaggi forti che guarda caso sono femminili.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Mas elas não são personagens fortes que, por acaso, são femininas,
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Namun mereka bukanlah tokoh kuat yang kebetulan adalah wanita.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Nhưng họ không phải những nhân vật mạnh mẽ tình cờ là nữ.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Pero no son personajes fuertes que por casualidad son mujeres.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Αλλά δεν πρόκειται για ισχυρούς χαρακτήρες που τυχαίνει να είναι θηλυκοί.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Але це не сильний образ, який зовсім випадково належить жінці
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.Но те не са силни характери, които по случайност са жени.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.אך אלו הן לא דמויות חזקות שהן במקרה נשים.
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.ولكنهم ليسوا شخصيات قوية كانوا إناث بجرد المصادفة
Fakat bunlar birer güçlü karakter olan kadın değiller.単調でー
Fakat bunlar türün tanımını yapmak için ideal cümleler değiller. -Jsou schopni se pářit s ostatními zvířaty a plodit další potomky.
Fakat bunlar türün tanımını yapmak için ideal cümleler değiller. -비슷해 보인다거나 비슷한 행동을 하는 생물들은, 막상 우리가 알고 보면
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.1500年前、サハラ砂漠より南の地域では 農業が生活の中心となっていました。
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.Ale iní zase zostali verný lovu a stiahli sa do oblastí, kde nebolo možné obrábať pôdu.
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.Ale jiní pokračovali ve svém zápase do oblastí, které byly pro zemědělství nevhodné.
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.Inne grupy ciągle wędrowały za zwierzyną w rejony nienadające się do uprawy.
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.Pero otros siguieron el juego a las zonas de diferente palo a la agricultura.
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.Інші, в непридатних для фермерства землях, продовжували своє ремесло.
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.אחרים עקבו אחר החיות מתאימות לציד למקומות שלא התאימו לחקלאות.
Fakat diğerleri tarıma uygun yerlerde değillerdi, avcılığa devam ettiler.لكن الآخرون تابعوا اللعبة إلى مناطق غير ملائمة للزراعة.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Dar pare ca oamenii nu prea vor sa auda. Sau asculte.Sau sa incearce sa aiba un schimb.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Die Leute wollen wohl nicht so viel hören, zuhören oder versuchen, sich auszutauschen.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...그런데 사람들은 그렇게 많이 듣고 싶어하지 않는 것 같습니다. 듣던지, 아니면 의견을 교환하던가요.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Lecz wydaje się, że ludzie nie chcą za dużo słyszeć. Ani słuchać czy też wymieniać opinii.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Maar het lijkt erop dat mensen niet willen horen, luisteren of uitwisselen.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Mais on dirait que les gens ne veulent pas en entendre trop. Ou écouter. Ou essayer d'avoir un échange.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Parece como si no quisieran oír sobre el tema. O escuchar, ni si quiera intercambiar ideas.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Но, судя по всему, люди не очень хотят что-либо слышать. Или прислушаться. Или попытаться наладить контакт.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...אך נראה שאנשים לא רוצים לשמוע כל כך הרבה. או להקשיב. או לשוחח.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...لكن اعتقد أن الناس لا تريد أن تسمع الكثير . أو تنصت . أو تحاول أن تتبادل .
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...他人の意見を聞いたり 意見交換することも 私も同様に カッとしやすい性格ですが-
Fakat hareket ediyorlar ve birbirlerine çarpıyorlar. Ama birbirlerine yakın değiller.Se están moviendo e interaccionando entre ellos, pero no están cerca los unos de los otros.
Fakat her ne olursa olsun, (öncü) öndeki sıfırlar anlamlı rakamlar değillerdir.숫자 맨 앞자리에 0이 있다면 그 0은 유효숫자가 아닙니다
Fakat her ne olursa olsun, (öncü) öndeki sıfırlar anlamlı rakamlar değillerdir.Ale v každém případě, nuly na začátku čísla nejsou platné.
Fakat her ne olursa olsun, (öncü) öndeki sıfırlar anlamlı rakamlar değillerdir.De semmilyen helyzetben ugyebár az elöl lévő nullák nem értékes számjegyek.
Fakat her ne olursa olsun, (öncü) öndeki sıfırlar anlamlı rakamlar değillerdir.I alle situation er de foranstillede nuller ikke betydende.
Fakat her ne olursa olsun, (öncü) öndeki sıfırlar anlamlı rakamlar değillerdir.Ma in qualsiasi situazione, gli zeri iniziali non sono significativi.