değille ile cümle

değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlarla bir arada olmaya kuşçu köpekler kadar düşkün değillerdir.ドロンパと同じく犬を怖がることはない。
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.ただし、すべての者に羽根があるわけではない。
1940’ların sonuna kadar, yaklaşık 300 Alman enstitüde çalışıyordu ve çalışma gücü sadece onlar değillerdi.1940年代末には300人近いドイツ人がその研究所で働いていた。
Tarihçiler Vinland’in yeri konusunda fikir birliği halinde değillerdir.歴史家達はレイノルズの死について意見の一致を見ていない。
Gazlar bulundukları kabın şekline uymak zorunda değillerdir.これによりチェーンに油を注すメンテナンスが必要でない。
Genellikle bir golf kulübüne bağlı değillerdir.普段はゴルフ場のグリーンキーパーを務める。
Toprak satın alabiliyorlardı ve bir Yahudi bölgesinde (Judengasse) yaşamak zorunda değillerdi.彼らは土地所有権を相続することはできず、借りた小屋(ホイエルリングスコッテン)に住まねばならなかった。
Esir ortamına alışık değillerdir.予備兵に服役の年限はない。
Bu nedenle iyi bir bekçi köpeği değillerdir. ^ Tazı grubu AKC.org.のメンバーではなく、でんぱ組.incのメンバーである。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.當時,他們並不需要任何傳譯。
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."而諸眾生未能自證知。
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.吸血鬼比普通人類還長壽,但不是永生不死。
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.有些植物不是所有的叶子都有托叶。
Oy, söz veya düşünce açıklaması dışında kalan fiiller, yasama sorumsuzluğu kapsamında değillerdir.或小聲念,或默念,除念佛外,不起別念。
Tırnaklarını kedigiller gibi geriye çekebilme kabiliyetine sahip değillerdir.牠可能像貓科般能伸縮爪。
Esir ortamına alışık değillerdir.無何復入掠。
Fakat veride istenerek yapılan değişimlere karşı uygun değillerdir.不過,保守主義者並不反對變革。
Belki de yaralı değiller.莫不傷之。
Mantıksal yargı, niteliğine göre evetleyici, değilleyici ve sınırlayıcıdır.相对就是有对、有条件、有限,绝对就是无对、无条件、无限。
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.當時人們對這段關係沒什麼特別感受。
Fakat, bütün bunlardan dolayı daha az yıkıcı değillerdir.따라서 (그들의 아이디얼을 생성하는) 최소다항식도 영이 아니다.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.그러나 그들은 전란 이래 진주성만은 공략하지 못하였다.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.그러나 공식 채택되지는 못했다.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.오직 하나의 대상에만 있는 것이 아니다.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.모든 CPU가 별도의 FPU를 가지고 있는 것은 아니다.
Özellikle türevler spot işlemlerden daha riskli değillerdir.그러나 생파스타가 건파스타보다 본질적으로 더 우수한 것은 아니다.
Pek maceraperest değillerdir.취미는 딱히 없음.
Alman çevik ihtiyat kuvvetleri Sovyet mekanize öncülerini durduracak güce sahip değillerdi.독일의 기동력은 소련군의 기계화병력을 따라잡을 수 없었다.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.그러나 모든 저자들이 이 관습에 집착하지는 않는다.
Jipler taklaya da dayanıklı değillerdir.또한 대기도 지구만큼 강하지 않다.
Tarihçiler Vinland’in yeri konusunda fikir birliği halinde değillerdir.אין הסכמה בין ההיסטוריונים לגבי המיקום של וינלנד.
Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi.לעבדים לא היה כל כוח או סטטוס חברתי.
Fiziksel olarak çok güçlüler, ama zeki değiller.יש להם כוח רב אולם אין הם נבונים במיוחד.
2., 3. ve 5. Sınıf yelkenliler, kesin çizgilerle çizilmiş kurallara sahip değillerdir.אוניות מדרגות חמישית ושישית לא נכללו מעולם בין אוניות הקו.
Genellikle bir golf kulübüne bağlı değillerdir.לרוב איננה חלק ממתקן משחקים משולב.
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.הטחנה אינה מביאה רווח גדול וגם הילדים אינם לומדים.
Bu kurala uymayan sözcükler öz Türkçe değillerdir.שימוש זה אינו מקובל בהודו עצמה.
Bu adamların görüntüleri, aslında gerçek değiller.באמונתם של עמים אלה אין ממש.
Sanatçılar genellikle yeteri kadar eğitimli değillerdir.ותלמידים לרוב בלי מספר".
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.במרבית האזורים הן מצויות בתרדמה בין אוקטובר למרץ ואפריל.
Aslında talebeler bize ve yayınlara karşı değillerdi.כמבשרי האמת אנו נושאים את קולנו כנגד אלו.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.לא לכל יצירה יש אפילוג.
Tom ve Mary meşgul değiller.טום ומרי אינם עסוקים.
Tom ve Mary meşgul değiller.טום ומרי לא עסוקים.
Hitler, OKW ve çeşitli komutanlıklar, ana hedefler konusunda aynı fikirde değillerdir.Хитлер, ОКВ и различните висши командвания не постигат съгласие относно основната цел.
Ama Moritanyalılar kendisiyle aynı fikirde değillerdi.Но самите византийци не били съгласни с нея.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.Не е бил член на Югославската комунистическа партия.
Lütein ve zeaksantinin kimyasal formülleri aynıdır ve izomerlerdir ama stereozimer değillerdir.Лутеинът и зеаксантинът имат еднакви химически формули и са изомери, но не са стереоизомери.
İsa ve Muhammed Museviliğe göre peygamber değillerdir.О, жени на Пророка, вие не сте като никоя друга от жените.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Те са безвредни за птиците.
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.Лечението на първите две форми е безуспешно.
Jipler taklaya da dayanıklı değillerdir.Сложният многоъгълник също не пресича себе си.
Ancak metal varaklar eğilip bükülmeye örgü kadar uygun değillerdir.Чисти или почти чисти метали не се подлагат на закаляване.
Fakat Britanyalı Hristiyan misyonerler yine de Hindistan'ı Hristiyan yapma emellerinden vazgeçmiş değillerdi.Британските християнски правителства не одобряват тази форма на индийски танц.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Всички Различни са много разтревожени от тези случай.
Mantıksal yargı, niteliğine göre evetleyici, değilleyici ve sınırlayıcıdır.Дистрибуцията бива допълнителна, ограничена, свободна, контрастна.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Sve države te regije su članice Europske unije.
Çok renkli değillerdir.Nije plavno.
Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir.Istražitelje to nije zadovoljilo.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Sastoje se od samo jedne niti.

İlgili Sayfalar