değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pek fazla akıllı değillerdir. ^ a b "How to Train Your Dragon (2010)"."Kako izdresirati zmaja" (How to Train Your Dragon) kao Astrid (glas) (2010.)
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.Prvé dve výpravy neboli úspešné.
Hitler, OKW ve çeşitli komutanlıklar, ana hedefler konusunda aynı fikirde değillerdir.Spočiatku nebol Hitler a generálny štáb (OKW) zajedno ohľadom cieľov operácie.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.Manželom sa narodili tri deti, ale ich vzťah nebol šťastný.
Çoğunlukla bulaşıcı mikrobik değillerdir.Mikrokalcifikáty väčšinou netvorí.
Hatalı veya bozuk cümleler değillerdir.Zostali len nepravdivé kópie alebo preklady.
Sembollere, eğer cümle sonunda değillerse, nokta konmaz (örneğin, "kg." değil "kg").To, že meno je FQDN, symbolizuje bodka na konci mena, v našom prípade teda „.sk.“ a nie „.sk“.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Všetky veličiny však nevyžadujú vlastné jednotky.
Genellikle süzek değillerdir.Väčšinou nemajú šupiny.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Čeprav je večina imela spolne odnose s svojimi podporniki, hetere niso bile preproste prostitutke.
Bu sırada Hazarlar, henüz bağımsız bir devlet değillerdi.Sonce torej še ni bilo neodvisno božanstvo.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Kiti paukščiai nėra tokie jautrūs.
Modern Polonyalı ve Litvanyalı tarihçiler hala bu dönemde yaşananlara dair bir uzlaşı halinde değillerdir.Šiandien nemažai Lietuvos ir Lenkijos istorikų sutinka, kad Krėvos sutartis nebuvo unija.
Bu motorlar geleneksel LPG sistemlerine tam uyumlu değillerdir.Mechaniškai jie niekuo nesiskyrė nuo įprastų modelių.
Çok renkli değillerdir.Jie spalvų neskiria.
Esir ortamına alışık değillerdir.Jie nepriklauso prelatūros kunigijai.
Kshatriyalar eskiden çok önemliydiler; ancak günümüzde artık eskisi kadar önemli değiller.Naftos pramonė valstijoje anksčiau buvo labai svarbi, bet dabar ji nebėra tokia pastebima kaip anksčiau.
Tam anlamıyla hacker değillerdir.Tačiau jie nėra leopardai.
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."Teised inimesed küll ei tea, mida nad ärkvel olles teevad, nagu nad ju ka unustavad, mida nad unes ."
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Ehkki enamikul neist olid nende patroonidega ka seksuaalsuhted, ei olnud hetäärid lihtsalt prostituudid.
Lütein ve zeaksantinin kimyasal formülleri aynıdır ve izomerlerdir ama stereozimer değillerdir.Zeaksantiinil ja luteiinil on ühesugune keemiline valem – nad on isomeerid, kuid mitte stereoisomeerid.
Turna balıkları yemek seçenekleri konusunda hiç çekingen değillerdir.Merikotkas ei ole toidu suhtes valiv.
Genelde çok ölümcül olabilen bu tepkiler kişiye özgü değillerdir.Sellepärast ei ole tõeliselt moraalsed teod inimlikult võimalikud.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Armunooli ei ole kõikidel kopstigudel.
Aynı zamanda ses çıkaranların hepsi aynı sese sahip değillerdir.Ja niinagu kirjatähed ei ole kõigil samad, ei ole ka hääled samad.
Özyinelemeli kurulan mantık yapıları için gerekli tanımlamalara sahip değillerdir.Kumbki ei oma keelelisi võimalusi rekursiivselt genereeritud loogikastruktuuride kirjeldamiseks.
1800'lü yılların başında bir ülke konumunda değillerdi.존재하고 있지 않았어요. 1800년 초의 이탈리아와 독일은 말이지요.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Ça n'apporte que souffrance.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Hanya menambah penderitaan saja.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Het is toch niks anders dan pijn.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Le bolečino povzročajo.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Není to nic, než jen bolest.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Nó không là gì nhưng đau nhói.
Acıdan başka bir şey değiller ki.No les causan más que dolor.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Nu sunt nimic altceva decât durere.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Przecież to tylko ból.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Те не им носят нищо освен болка.
Acıdan başka bir şey değiller ki..זה כלום מלבד כאב
Açıkça görülebilir ki, bu noktalar bir doğrunun hizasında değiller. .그러므로 여러분은 즉시 이것은 직선이 아닌 것을 알 수 있습니다.
Açıkça görülebilir ki, bu noktalar bir doğrunun hizasında değiller. .Můžeme okamžitě vidět, že body netvoří přímku.
Açıkça görülebilir ki, bu noktalar bir doğrunun hizasında değiller. .Para que pueda ver inmediatamente que no es traza una línea.
Açıkça görülebilir ki, bu noktalar bir doğrunun hizasında değiller. .Vi kan med det samme se, at det ikke er en lige linje.
Açıkça görülebilir ki, bu noktalar bir doğrunun hizasında değiller. .اذاً يمكنك مباشرة ان ترى ان هذا لا يشكل خطاً
Açıkça görülebilir ki, bu noktalar bir doğrunun hizasında değiller. .すぐに分かります。 この線形関数の場合は、すべての点が
A doğru cevap olabilir. İşte, bunlar negatif y değerleri değiller.A terlihat bisa bekerja disini, ini bukan nilai y negatif.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Ah, eivät ole järjestyksessä -- se oli virhe.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Ah, inte i ordning, det var ett misstag.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Ah, non sono in ordine, è -- ho sbagliato qualcosa.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Ah, nu sunt în ordine -- asta a fost o greşeală.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Ah, pas en ordre -- c'est une erreur.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.A, nie po kolei, to był błąd.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.아. 순서가 맞지 않네요. 실수했군요
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Niet op volgorde, dat was een fout.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Oh, nicht in der richtigen Reihenfolge - das war ein Fehler.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Oh, no en orden, eh... fue un error.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.А, не поред, беше... това беше грешка.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.Не по порядку, я ошибся.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.אה, לא מסודר, זה - זאת היתה טעות.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.اه ,ليس بالترتيب,كان ذلك خطأ.
Ah, sıralı değiller, -- bu bir hataydı.冗談ですよ