değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Belki de yaralı değiller.Sérült nem volt.
Abel ortalamaları düzenli, doğrusal ve kararlıdırlar ancak farklı λ değerleri için tutarlı değillerdir.Abelin keskiarvot ovat säännöllisiä, lineaarisia ja vakioita, mutta eivät aina yhtäpitäviä eri λ:n arvoilla.
Ne var ki, terimleri sıfıra yaklaşan tüm seriler yakınsak değillerdir.Kuitenkaan eivät kaikki sellaisetkaan sarjat, joiden termit lähestyvät nollaa, suppene.
Evan'ın annesi ile babası gerçekte evli değillerdir.Gayn äiti ja isä eivät koskaan avioituneet.
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.Koulunkäynti jäi puutteelliseksi, eikä yliopisto-opintoihin ollut mahdollisuutta.
"Simon Petrus dedi onlara : Meryem aramızdan gitsin, çünkü kadınlar hayâta layık değillerdir.!Simon Pietari sanoi heille: "Maria saa lähteä pois joukostamme.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.Pohjois-Korea ei tuolloin ollut IAAF:n jäsen.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Kumpaakin voi joko arvostaa tai olla arvostamatta.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Muita hänen juttunsa eivät erityisemmin kiinnosta.
Deniz savaşlarında üstünlükleri vardır fakat kara savaşlarında iyi değillerdir.He ovat kestäviä taistelussa, mutta eivät niin hyviä taioissa ja etätaistelussa.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Nämä lintulajit eivät juurikaan ui.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Kaikilla kunnilla ei ole omaa vaakunaa ollutkaan.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Ενεργό μεταξύ Μαρτίου και Οκτωβρίου.
Bitki fosiline benzemelerine karşılık fosil değillerdir.Δεν πρόκειται να εξαντληθούν ποτέ, σε αντίθεση με τα ορυκτά καύσιμα.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Δεν είναι επίσημα αναγνωρισμένη.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.Όμως, τα πρώτα σκυλιά ήταν τόσο άγρια που δεν μπορούσαν να γίνουν οικόσιτα.
Bu tür mandalar süt üretimi için uygun değillerdir.Αλλά οι προαναφερθείσες εγκαταστάσεις αρτοποιίας δεν είναι μέρος για την παραγωγή ψωμιού.
Hitler, OKW ve çeşitli komutanlıklar, ana hedefler konusunda aynı fikirde değillerdir.Hitler, OKW og de forskellige overkommandoer var ikke enige om det vigtigste mål.
Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi.Slaver havde ingen magt eller status.
Truva atları aslında sanılanın aksine virüs değillerdir çünkü kendilerini çoğaltamazlar.Heste derimod anses ikke for urene, fordi de ikke kan.
Oyuncular tüm turlara katılmak zorunda değillerdir.Ikke alle aktørerne indgår i alle aktionerne.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.Ingen af officererne var medlem af LRK.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Ligeledes at man ikke kan sidestille eller sammenligne nogen eller noget med ham.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır.O I Profetens hustruer, I er ikke som andre kvinder, hvis I er retfærdige.
Esir ortamına alışık değillerdir.Befolkningen er ikke vant til udlændinge.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.De lever længere end mennesker, men har ikke elvernes evige liv.
"İlbis Kığha" ile birlikte göğün karanlık güçleridir ama şeytan değillerdir.Iblis (arabisk: إبليس, Iblīs) eller Shaitan (arabisk: شيطان, Shayṭān) er djevelen i Islam.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.Paret fikk tre barn, alle sønner, men ekteskapet var ikke nært eller kjærlig.
Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi.Slaver hadde ingen makt eller status.
Chuquet'in adları modern olanlara sadece benziyor, aynıları değilleridr.Higleys opprinnelige ord er lik de som blir anvendt i dag, men er ikke identiske.
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.De to første beleiringene var begge mislykkede.
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.Derimot var det intet pensum og heller ingen mulighet for å avlegge eksamen.
Lakin, klistronlar gibi düzenlemeye uygun değillerdir.Men de er ikke like lette å manøvrere i trange gater som brøytetraktorer.
2., 3. ve 5. Sınıf yelkenliler, kesin çizgilerle çizilmiş kurallara sahip değillerdir.For 5. og 6. klasse er ordenstegnene uten krone.
Bu dikenler çok keskin değillerdir.Grensen mellom disse er ikke skarp.
Uyratlar Mısır'a geldikleri zaman Müslüman değillerdi.Sampai pada hari kesembilan puluh sembilan pun mereka belum mendapatkan petunjuk.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.Lalu mereka saling berjanji tidak akan mengumbar rahasia masing-masing.
Modern Polonyalı ve Litvanyalı tarihçiler hala bu dönemde yaşananlara dair bir uzlaşı halinde değillerdir.Sejarawan di Polandia dan Lituania melihat peristiwa ini dari sudut pandang yang berbeda.
Genellikle süzek değillerdir.Umumnya tidak bertulang.
Onlar üzülecek de değillerdir.Maka mereka tidak bisa mendakinya dan mereka tidak bisa (pula) melubanginya.
Toprak satın alabiliyorlardı ve bir Yahudi bölgesinde (Judengasse) yaşamak zorunda değillerdi.Orang Yahudi dapat, dan sudah hidup di mana saja, sehingga sebuah Negara Yahudi tidak diperlukan."
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Burung ini tidak mudah dijumpai.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Họ không được lãnh đạo bởi một ai duy nhất.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Số còn lại không chắc chắn về vị trí của nó.
Tam anlamıyla hacker değillerdir.Nhưng chúng không phải là quả hạch.
Genleri olmasına rağmen, genellikle yaşamın temel birimi olarak görülen bir hücresel yapıya sahip değillerdir.Dù vậy, chúng lại không có cấu trúc tế bào, thứ mà thường được coi như đơn vị cơ bản của sự sống.
Kullanıcılar mevcut teknoloji hakkında bilgi sahibi değiller.Không quen với công nghệ hiện đại.
Genellikle süzek değillerdir.Thường không có lá kèm.
Ne var ki, Newton dizileri genellikle tanımlı değillerdir.Nhưng không như người hàng xóm Everton, đơn của họ không được chấp nhận.
Deniz savaşlarında üstünlükleri vardır fakat kara savaşlarında iyi değillerdir.Trên các chiến trường trên biển khác đã không có những trận chiến lớn.
"İlbis Kığha" ile birlikte göğün karanlık güçleridir ama şeytan değillerdir.神でも悪魔でもないのに不滅的要素を持つ「怪物」の赤毛魔神。
Kullanıcılar mevcut teknoloji hakkında bilgi sahibi değiller.ユーザーは技術に疎い。
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.人間よりはるかに長寿だが、不死ではない。
Birçok nesildir Rusya'da yaşayan Almanlar 19. yüzyılda hallerinden memnun değillerdi.ロシアに数世代にわたって入植していたドイツ人が19世紀には不満を抱くようになっていた。
Bu kitapta, ad, fiil, evetleme ve değilleme gibi konular yer alır.正書法では、/a/はa、/ə,e,ɛ/はe, è, é と書かれる。
Fakat, bütün bunlardan dolayı daha az yıkıcı değillerdir.諸大名もこれに倣うものが少なくなかった。
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.本部にも1個しか存在しない。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.故に私情に於てもまた相離隔するを欲せず。
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."寝る時は目が開いてしまうらしく他者からは寝ているのか起きているのかわからない。
Ekvator haricindeki enlem paralelleri büyük çember değillerdir.赤道をはじめ他の緯度はもちろん正角ではない。