değille ile cümle

değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Dorosłe aktywne są od marca do października.
Ne var ki, Newton dizileri genellikle tanımlı değillerdir.Ostatecznie może teoria Newtona nie jest dokładna?
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.Małżonkom urodziło się troje dzieci, ale ich związek nie był szczęśliwy.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Mają tylko jedną żyłkę centralną.
Halk şairleri genellikle okur yazar değillerdir ve şiirlerini saz eşliğinde çalıp söylemektedirler.Nigdy nie jest dość wysiłków, aby wypowiedzi papieża czytać i dzielić się nimi z innymi.
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Iwiński i Kiciński przedstawili demo wybranym wydawcom, ale żaden nie był zainteresowany współpracą.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Wszystkie te państwa należą do Unii Europejskiej.
Tek başına bu savaşa girmek istemiyorlardı, zira savaşa girmeye de yatkın değillerdi.Nie chcieli brać udziału w wojnie i nie zaciągali się ochotniczo do wojska.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.ZSRR nie był wówczas członkiem IAAF.
Çin'nde LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, transgender) bireyler, hukuki korumaya tabi değiller.HBT-personer (homosexuella, bisexuella och transpersoner) har praktiskt taget inget rättsskydd i Uganda.
Bunlar XIX.yy.a değin meskun değillerdi.64 s. ^ Allt du inte visste om....
Esir ortamına alışık değillerdir.De åker inte fast för vandaliseringen.
Görsel olarak ne kadar etkileyici olsalar da askeri olarak çok da etkin değillerdi..Attackerna var förvisso fruktade men militärt sett ganska verkningslösa.
Herhangi bir sarmallık veya dairesel/eliptik biçime sahip değillerdir.Finns det olika grader av lösbarhet/olösbarhet?
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.Gruppens två första singlar rönte föga framgång.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.Hon värdesätter friheten och vill inte binda sig vid någon.
Sanatçılar genellikle yeteri kadar eğitimli değillerdir.Hörntänderna är alltid mycket svagt utbildade.
Cüce tilkiler insanlardan korkmazlar ve diğer tilkiler kadar zeki değillerdir.De är inte lika mäktiga som de stora äldre och inte lika intelligenta som människan.
Deniz savaşlarında üstünlükleri vardır fakat kara savaşlarında iyi değillerdir.Den trivs bäst i kusttrakter, men inte i utsatta lägen utpräglat marin miljö.
Hemen kayıt stüdyosuna giderler ama artık eskisi gibi değillerdir.Ми все ще спілкуємось на Facebook, але не так багато, як раніше.
Bu adamların görüntüleri, aslında gerçek değiller.Точного образу цих собак не існує.
Kendi başlarına doğru veya yanlış değillerdir.Унікальність не є неправильною або правильною.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Достатньо для людини, але надто мало для Вічності...
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.Перші два рази виявились неуспішними.
Aslında talebeler bize ve yayınlara karşı değillerdi.Однак, видавці не квапилися з публікаціями.
Çok renkli değillerdir.Без кольору.
İnsanlarla bir arada olmaya kuşçu köpekler kadar düşkün değillerdir.До людей коти не мають такої прив'язаності, як, наприклад, собаки.
Pek maceraperest değillerdir.Та це не всі сюрпризи.
Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.Але загальні міністерства не мали права втручатися в компетенцію урядів.
Nükleoproteinlere sahip değillerdir.На протеїноїди не діють ферменти.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Проживає лише в одній місцевості.
Evan'ın annesi ile babası gerçekte evli değillerdir.Manželství mezi Evženovými rodiči nebylo šťastné.
Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşları, Avrupalılık kimliğiyle tam uyum sağlamış değiller.Britské košíčky neodpovídají přesně evropskému značení.
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.Výsledek prvních dvou dnů nebyl vůbec uspokojivý.
Fakat tarihi anlamda ilgili değillerdir.Alespoň ne v tradičním slova smyslu.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Byly věčně mladé a krásné, avšak nebyly nesmrtelné.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Ne všichni členové jsou suverénními státy.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Nedokáže je dokonce ani vzájemně srovnávat.
Bu adamların görüntüleri, aslında gerçek değiller.Popisy, jako jsou tyto, jsou v podstatě k ničemu.
Değilleme eklemi: Olumlu bir ifadeyi olumsuz hale, olumsuz bir ifadeyi ise olumlu hale getirir.Při pozitivním se dějí věci kladné, zatímco při záporném věci nepotěšující a komplikující.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Drápy (u člověka nehty) nemají vyvinuty všichni savci.
Çin'nde LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, transgender) bireyler, hukuki korumaya tabi değiller.Lesby, gayové, bisexuálové a transexuálové nemají v Ugandě žádnou právní ochranu.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Oficiálně ji však nepřijalo.
"Simon Petrus dedi onlara : Meryem aramızdan gitsin, çünkü kadınlar hayâta layık değillerdir.!Simon Petru le-a zis: «Maria să plece dintre noi pentru că femeile nu sunt vrednice să aibă viață».
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Nimoy avea și el experiență în filme și televiziune, dar nu era foarte cunoscut.
Lütein ve zeaksantinin kimyasal formülleri aynıdır ve izomerlerdir ama stereozimer değillerdir.Luteina și zeaxantina au formule chimice identice și sunt izomeri, dar nu sunt stereoizomeri.
Diğer Sith Lordları ise Ragnos ile aynı fikirde değillerdi.Alții nu sunt de acord cu Rawlins.
Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.Aceste organe jurisdicționale nu aveau competență exclusivă.
Bu iki kavram arasındaki ilişki her ne kadar güçlü olsa da birbirleriyle aynı değillerdir.Ele sunt strânse unul într-altul atât de tare, că nici vântul nu pătrunde printre ele.
Fakat tarihi anlamda ilgili değillerdir.Cel puțin nu în sensul tradițional.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.A Kinek évezredekig is élhetnek, de nem halhatatlanok.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Március és augusztus között aktívak.
Bu sırada Hazarlar, henüz bağımsız bir devlet değillerdi.A Saar-vidék feltehetően enélkül ma nem lenne önálló szövetségi állam.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Mások kevésbé biztosak az elhelyezését illetően.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Nem tartozott egyetlen stíluskategóriába.
Kshatriyalar eskiden çok önemliydiler; ancak günümüzde artık eskisi kadar önemli değiller.A textilipar még mindig része a gazdaságnak, de már nem akkora a jelentősége, mint egykor volt.
Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir.A nép nem örül ennek.
Esir ortamına alışık değillerdir.Fogságának körülményei nem ismertek.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.A partbírók még nem voltak a FIFA JB tagjai.
İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi.Az első két találat valószínűleg nem lett volna végzetes.

İlgili Sayfalar