değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat, bütün bunlardan dolayı daha az yıkıcı değillerdir.Озёр мало, и все они незначительны.
Ayrıca húskarlar krala sonsuza kadar hizmet etmek durumunda değillerdi.Возможно эти люди были призваны служить вечно своему царю.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Почему они живут долго, но не вечно ?
Tam anlamıyla hacker değillerdir.Они — вовсе не супергерои.
Ekvator haricindeki enlem paralelleri büyük çember değillerdir.А вот из параллелей только экватор является большим кругом.
Turna balıkları yemek seçenekleri konusunda hiç çekingen değillerdir.Болотные черепахи неприхотливы в отношении кормления.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Активны с марта по декабрь.
Sisamlar, silahsızlandırıldıklarına göre ileri muharebe hattında değillerdi.Вожаки вышли вперёд и показывали, что они безоружны.
Tükenme tehlikesiyle karşı karşıya değillerdir. ^Она не отступает перед опасностями, какими бы они ни были.
Ayrıca yalnız da değillerdi, yanlarında Karluklar ve Basmıllar da vardı.Из них сторонниками Троцкого являлись лишь Муралов и Пятаков.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Единого координационного центра не имеют.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Однако те не особо обрадованы такой перспективой.
Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi.لم يكن للعبيد أي قوة أو وضع إجتماعي.
Kshatriyalar eskiden çok önemliydiler; ancak günümüzde artık eskisi kadar önemli değiller.اليوم أصبحت السجون صغيرة جداً، علي عكس ما كان في الماضي.
Monozigotik ikizler, genetik olarak birbirlerine çok benzemelerine rağmen, aynı değillerdir.على الرغم من تشابه التوائم أحادية الزيجوت وراثيا إلى حد كبير إلا أنهما ليسا نفس الشيء بالضبط.
Bu iki kavram arasındaki ilişki her ne kadar güçlü olsa da birbirleriyle aynı değillerdir.لكن مع ذلك فهناك اختلافات بصرية بينهما بغض النظر عن الحجم.
Bu tür mandalar süt üretimi için uygun değillerdir.Esta proeminência não é necessária para a produção de leite.
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Nimoy tinha experiências na TV e em filmes, porém não era conhecido.
Onlar üzülecek de değillerdir.Eles também não lutam semelhantemente.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Não depende de uma única pessoa.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır."Os deuses são reais, e não como pessoas, mas como veículos do poder.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Como a qual, porém, não é mutuamente inteligível.
Bu kurala uymayan sözcükler öz Türkçe değillerdir.Estes sítios e suas conversas não são, em si, ilegais.
Çok renkli değillerdir.Não há cor.
Abel ortalamaları düzenli, doğrusal ve kararlıdırlar ancak farklı λ değerleri için tutarlı değillerdir.As médias abelianas são regulares, lineares, e estaveis, mas nem sempre resultam ser consistentes entre si.
Fakat hiç biri düşük yoğunluktaki ışınları dedektör ile fark edebilecek düzeyde bir düzeneğe sahip değillerdi.Mal sabem elas que passam longe do detector do radar dele.
Genellikle süzek değillerdir.Geralmente não são remitentes.
Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi.Outras não possuíam qualquer tipo de documento para viajar.
Fakat tarihi anlamda ilgili değillerdir.Pelo menos não no sentido tradicional.
Rakiplerimize baktığımızda puan olarak açık ara önde değiller.Como espectadores, em relação a eles, a nossa posição é incerta.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Tem lugar entre Março e Abril.
Ayrıca húskarlar krala sonsuza kadar hizmet etmek durumunda değillerdi.Também é costume não fumar até que o soberano tenha sido brindado.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.O casal foi feliz no casamento, apesar de não ter filhos.
Tarihçiler Vinland’in yeri konusunda fikir birliği halinde değillerdir.Historici zijn het niet met elkaar eens over locatie van Vinland.
Bu taarruz için Romalılar hazır değillerdi .Hierop waren de Romeinen duidelijk niet voorbereid.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Hun levensduur was lang, veel langer dan dat van mensen, maar ze waren niet onsterfelijk.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Andere historici zijn hier niet zo zeker van.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Wie zij werkelijk zijn, weten zij niet.
Sanatçılar genellikle yeteri kadar eğitimli değillerdir.De techniek wordt door kunstenaars meestal niet al te serieus genomen.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Maar ze waren nooit officieel erkend.
Onlar üzülecek de değillerdir.Een weigering (wraking) door hen hoeft evenwel niet gemotiveerd te worden.
Bu sırada Hazarlar, henüz bağımsız bir devlet değillerdi.De zon was daarom nog geen onafhankelijke god.
Ama bunlar da dinozorlarla yakın bir ilintiye sahip değillerdi.Die zouden dan weer niet aan de eigenlijke dinosauriërs verwant zijn.
Göçmen değillerdir.Die emigreren niet!
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Van oktober tot maart wordt er gepaard.
Tükenme tehlikesiyle karşı karşıya değillerdir. ^Ze worden geenszins gestoord door het stoomgevaarte.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Onderling verstaat men elkaar niet of nauwelijks.
Ne var ki, Newton dizileri genellikle tanımlı değillerdir.Mathieu's schilderijen zijn meestal non-figuratief.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.En ik geloof niet dat zij zichzelf ontrouw zijn geworden.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.Hierin was hij geen lid van de Foot Clan.
Ama İsveç rajtar silahşörleri kadar iyi değillerdi.De vetkaarsen brandden niet zo mooi als de waskaarsen.
Aynı zamanda ses çıkaranların hepsi aynı sese sahip değillerdir.De afzonderlijk hierna behandelde geslachten hebben niet alle dezelfde stamvader.
Endişeli değillerse, ben de değilim.Als zij niet bezorgd zijn, ben ik het ook niet.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Inni są mniej pewni jego pozycji.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Żyli też długo, o wiele dłużej niż ludzie, lecz nie byli nieśmiertelni.
Ama onları alt edecek kadar güçlü değillerdir.Niestety, nie jest na tyle silna, aby to zrobić.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır.Bogowie są prawdziwi, nie jako istoty, ale jako nośniki mocy.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.Nawet amerykańskie sukinsyny nie będą nas kłopotać.
Nükleoproteinlere sahip değillerdir.Nie posiadają osłonki białkowej.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Oficjalnie nie został zatwierdzony przez władze.