değiştirir ile cümle

değiştirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bileti değiştirir misiniz, lütfen?Pouvez-vous changer ce billet s'il vous plaît ?
Her üç saniyede bir fikrini değiştirirsen, bunu nasıl bilebilirdim?!Comment saurais-je si tu changes d'avis toutes les trois secondes ?
Ancak Catherine hiçbir zaman tatmin olmaz ve sevgili seçimi ile ilgili sürekli karar değiştirir.Mais Catherine est éternellement insatisfaite et change sans cesse d'avis sur son choix amoureux.
Tersinir olmayan inhibitörler genelde enzim ile reaksiyona girip onu kimyasal olarak değiştirir.Les inhibiteurs irréversibles réagissent généralement avec l'enzyme et la modifient chimiquement.
Galile dönüşümleri Lorentz dönüşümleri ile yer değiştirir.La transformation de Galilée laisse sa place à la transformation de Lorentz.
Bilirse atlama hakkı el değiştirir.Elle change d'avis en le voyant sauter.
Ulaşım imkânı sağlamasının ötesinde otomobil, ulaşım konusunda kültürel yaklaşımları da kökünden değiştirir.Au-delà des moyens de transports, l'automobile bouleverse l'approche culturelle des modes de déplacements.
Konsey Başkanlığı ise ayda bir üye ülkeler arasında el değiştirir.La présidence du Petit Conseil alternait entre ses membres à un rythme mensuel.
Dengeyi değil, ona ulaşma hızını değiştirirler.Sa vitesse ne change pas mais sa direction courbe.
Genellikle dört defa deri değiştirirler.Il va déménager quatre fois.
Feride'nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.Braudel s’appesantira longtemps sur ce choix qui change la face du monde.
1947-48 sezonundan itibaren şampiyonluk yine İdman Ocağı ile İdman Gücü arasında el değiştirir.À partir de la saison 1947-1948, le championnat repris ses droits.
Kendi adını değiştirir.Il modifie son prénom.
İstediğinde şekil ve boyut değiştirir.Il peut changer de forme à volonté.
Yılda iki kez kıl değiştirirler.Elle mue deux fois par année.
Söyleyiş, duruş şeklini, telaffuzunu, konuşma şeklini değiştirir.J’aime sa voix, ses mots, sa façon de bouger.
Pomak olan ahali, köyün ismini Pırnar olarak değiştirir.Ce dépôt fit changer le village de nom.
Annesi ikinci evliliğini Stephen L. Bailey ile yapar ve oğlunun ismini William Bruce Bailey olarak değiştirir.Elle change alors le nom de son fils en William Bruce Bailey, du nom de famille de son nouveau mari.
Will, önce görevi kabul etmek istemese de, kurbanların fotoğraflarını görünce fikrini değiştirir.Will, qui dans le même temps en a un peu assez de la bande dessinée accepte la proposition.
Ve sonra buhar yön değiştirir ve kanatların hızına göreli olan hızını azaltır.La vapeur change ensuite de direction et sa vitesse augmente en fonction de la vitesse des pales.
Grup adını Testament olarak değiştirir ve ilk albümleri The Legacy yi 1987'de çıkarır.Après son arrivée, Testament sort son premier album nommé The Legacy en 1987.
Sürekli işini değiştirir.Cela change leur vie pour toujours.
Bu durum tüm Stargate kahramanlarının hayatlarını değiştirir.Il devient l'arrangeur de la Fania All Stars.
Her şeye kolayca inanır ve hemen fikir değiştirir.Elle accepte mais très rapidement, change d'avis.
Kadınlar dünyayı değiştirirler.Las mujeres cambian el mundo.
Tom gömlek değiştirir gibi sevgili değiştiriyor.Tom cambia de novia como de camisa.
Tom sık sık fikrini değiştirirdi.Tom cambiaba a menudo su opinión.
Annesi ikinci evliliğini Stephen L. Bailey ile yapar ve oğlunun ismini William Bruce Bailey olarak değiştirir.Su madre se casó de nuevo con Stephen L. Bailey, y cambió el nombre de su hijo a William Bruce Bailey.
Shakira dairesinde girince üstünü değiştirir.Cuando Shakira entra en su apartamento, cambia de ropa.
Bu simetriler, fermiyonik parçacıkları bozonik parçacıklarla değiştirir.Estas simetrías intercambian partículas fermiónicas con bosónicas.
Eli Wolverine tarafından kesilir, daha sonra bir protez el değiştirir.Su mano es cortada por Wolverine, y más tarde la reemplaza con una prótesis.
1108 ayrıca yeşil arka aydınlatmayı beyaz arka aydınlatma ile değiştirir.Nokia 1108: como el 1101, también reemplaza la luz de fondo verde con retroiluminación blanca.
Mac OS X-ın her büyük yeni revizyonunda, Apple biraz grafiksel kullanıcı arabirimini değiştirir.En cada versión nueva de Mac OS X, Apple modifica de alguna forma la interfaz gráfica de usuario.
Bunlara ek olarak; 9. ve 10. özelliklerde: Işık ışınları yansıma ya da kırılma ile yön değiştirirler.También: 9) y 10) los rayos pueden ser desviados por reflexión o por refracción.
Angel onun kararını değiştirir ve ona son anlarında yanında olacağını söyler.Angel le asegura que ella misma se los dirá, llegado el momento.
İsmini de Cemal Kükrer olarak değiştirir.Deciden cambiarse el nombre a Funeraria Vergara.
Galile dönüşümleri Lorentz dönüşümleri ile yer değiştirir.Las transformaciones de Galileo se sustituyen por las transformaciones de Lorentz.
Öğrendikleri bir anda hayatını değiştirir.Cuando lo consigue su vida cambia totalmente.
Duygularına göre kafasını değiştirir.Esto parece haber alterado su mente por completo.
Bununla birlikte pek çok arıcı her sene veya iki senede bir kraliçeyi değiştirir.Prácticamente alternando su corona cada dos años.
Anna üstünü değiştirirken Will mutfağın dağınıklığını toplar.Adam cambia la forma en que dirige la cocina.
Bu sebeple tüm devre aynı anda başlar ve aynı anda durum değiştirir.En ese caso todos en el online comienzan la vuelta al mismo tiempo a vuelta lanzada.
Bu proteinler DNA'daki süperburulma derecesini değiştirirler.Estas proteínas varían la cantidad de ADN superenrollado.
Zamanla deri kalınlaşır, renk değiştirir.Se cocina hasta el cambio de color.
Kendi adını değiştirir.Cambió su nombre.
Sinder konileri on metreden yüz metre uzunluğuna kadar boyut değiştirirler.Son de longitud variable siendo comunes de diez metros hasta cien.
Yılda 2 kez yoğun olarak tüy değiştirirler.El agua debe ser cambiada por completo cada dos semanas.
Mary neredeyse her gün tırnak rengini değiştirir.Mary cambia il colore delle unghie quasi ogni giorno.
Evlilik insanları değiştirir.Il matrimonio cambia le persone.
Ağaçlardaki yapraklar sonbaharda renk değiştirir.In autunno le foglie sugli alberi cambiano colore.
Böylece, bir çifti kırmak için bir tanesi tüm diğer çiftlerin enerjilerini değiştirir.Quindi, per rompere una coppia, si devono cambiare le energie di tutte le altre coppie.
İkili başta bunu kabul eder ancak sonra fikirlerini değiştirirler.Inizialmente rifiuta ma poi cambierà idea.
Her şeye kolayca inanır ve hemen fikir değiştirir.Sospetta facilmente di chiunque, ma cambia idea altrettanto rapidamente.
Multicorfors: Kıyafetin rengini değiştirir.Multicorfors: fa cambiare colore ai vestiti dell'avversario.
İnsan ve hayvan genetiklerini değiştirir.I rapporti tra uomini e animali dovranno cambiare.
Mac OS X-ın her büyük yeni revizyonunda, Apple biraz grafiksel kullanıcı arabirimini değiştirir.In ogni nuova versione del Mac OS X Apple apporta delle modifiche all'interfaccia grafica.
İstediğinde şekil ve boyut değiştirir.Può cambiare dimensione a piacimento.
Eli Wolverine tarafından kesilir, daha sonra bir protez el değiştirir.La sua mano è tagliata da Wolverine nel corso del gioco e verrà sostituita con una protesi.
Angel onun kararını değiştirir ve ona son anlarında yanında olacağını söyler.Marissa gli dice però con un filo di voce di rimanere con lei in quel momento finale.
Kiraz karidesler periyodik olarak kabuk değiştirirler.I serpenti mutano periodicamente la loro pelle.

İlgili Sayfalar