değişmez ile cümle

değişmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ve değişmez kader.Destino incerto.
Eğer kişi sağlıklı ise bu rakamlar değişmez.Se o número for positivo, ele não é alterado.
Böylece yüzü değişmez.Sua aparência é inalterada.
Değişmez, tartışılmazdır.Transformatie is niet onomstreden.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.Agni is naast beschermgod van het offervuur ook beschermgod van het haardvuur.
Bu durum hiçbir zaman değişmez.Dit is nooit veranderd.
Yörünge sayısı değişmez.De frequentie verandert dus niet.
Hollanda Antilleri Guldeni, değişmez bir oranla (1.70:1) ABD dolarına bağlanmıştır.De Antilliaanse gulden kent een vaste verhouding met de Amerikaanse dollar (1 USD = ANG 1,78).
Nesne değişmez, kalıcı olandır; betileniş değişen, kalıcı olmayandır.Alles is wat het is, alles is één, onbeweeglijk, onveranderlijk.
Böylece yüzü değişmez.Die veranderen niet.
Parti programlarını değişmez bir ilke olarak kabul edenlerle tartışmayız.Met mensen die hun partijprogramma als een onveranderlijk principe beschouwen, discussiëren wij niet.
Yörünge sayısı değişmez.Nachylenie orbity pozostało bez zmian.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.Wycofali się więc, i wdali w wymianę ognia.
Ve değişmez kader.Nie zmienił przeznaczenia.
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Piotr nie zna zmieniających się przepisów prawnych.
Eklemeli (bitişken): Kelimelerin kökleri değişmez.Wyrazy nieodmienne – wyrazy, które nie zmieniają swoich form.
Fiziki bölgeler uzun sürelerde değişmezken, beşeri bölgeler daha kısa sürelerde değişebilmektedir.Na zajętych przez siebie terenach utrzymuje się długo, nawet jeśli warunki środowiska znacznie się zmieniają.
Boyun ince ve büyüklükle değişmez.Nibyliście O zmiennej długości, cienkie.
Yani ikisi de zamanda değişmezler.Nie odmienia się przez czasy.
1884 Berlin Konferansında da bu durum değişmez.W rezultacie konferencji berlińskiej w 1884 r.
Ancak çözünen madde miktarı değişmez.Dzięki temu rozwiązaniu nie zmieni się wysokość pojazdu.
( Üstün kişinin parlak zekâsı, değişmez bir özelliğidir. )(Det skulle ju innebära fullkomlig insikt i Guds väsen osv.)
Transistörün NPN veya PNP oluşu ile değişmez.I fråga om funktionssätt finns ingen skillnad mellan en PNP- och en NPN-transistor.
Görüldüğü üzere yoğurt yemeğin değişmez bir malzemesidir.En jonisk bosättning har hur som helst kunnat påvisas.
Yansıma olayında ışığın hızı, frekansı, rengi yani hiçbir özelliği değişmez.Gränsen är därför inte definierad i termer av ström, spänning eller frekvens.
"Jack O'Neill'ın 10 yıl önceki hali gibi" değişmez kararları olan biridir.Він є «як Джек О'Нілл десять років тому», але має чіткі краї.
Tanrı saf ve nihai iyiliktir, mutlak ve değişmezdir.Адже Божественна Істина досконала і незмінна.
Böylece yüzü değişmez.Її обличчя змінилося.
Fiil kökü hiçbir şekilde değişmez.Кореневі слова не змінюються.
Yani y eksenine göre yansıtıldıktan sonra bile grafiği değişmez.Завдяки їй, після кожного зняття баланс карткового рахунку не зменшувався .
Yörünge sayısı değişmez.Орбіта астероїда постійно змінюється.
Ve değişmez kader.Незмінним гол.
Bu durum hiçbir zaman değişmez.Війна ніколи не змінюється.
Hiçbir şey değişmez.Нічого не змінюється.
"Jack O'Neill'ın 10 yıl önceki hali gibi" değişmez kararları olan biridir.Je „jako Jack O'Neill před deseti lety,“ ale má ostřejší hrany.
Simetrik ve değişmez ölçektedir.Je symetrický a kalibračně invariantní.
Bu temel ve kurucu fikirler sürekli ve değişmez bir yapıya sahiptir.Tyto utopické ideje mají vždy pevně daný a neměnný cíl.
Ve değişmez kader.Změnil osud.
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Vatikán nemá svůj vlastní trestní zákoník.
Eklemeli (bitişken): Kelimelerin kökleri değişmez.V případě nepravidelných sloves se mění i kořen slova.
Öğrenirken hatasız ve yavaş çalışmak esastır(değişmez kuraldır).Ten sotva slyšitelným a sípavým hlasem odpověděl: „Ano“ a vzápětí ztratil vědomí.
Burada da gördüğü muamele değişmez.Nejsou v něm proměny existujícího.
Kütle numarası değişmez.Tělesná teplota je nezměněná.
Bazı uygulamalar içinse veriler hiç değişmez.Mění se potřeba některých dokumentů a tak se přestávají používat.
Tanrı saf ve nihai iyiliktir, mutlak ve değişmezdir.Dumnezeu este unul, simplu, desăvârșit.
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.După descoperirea erorii, nu a mai fost schimbat.
Fizik kanunları eğer uzayın farklı doğrultuları için fark gözetmezlerse, "SO(3)-değişmez"dir.Legile fizicii sunt SO(3)-invarianta în cazul în care nu se distinge diferite direcții în spațiu.
Ayrıca bakınız dönel değişmezlik.Inclusiv "Alterio" cel greșit.
Sıcaklık değişmediği sürece buhar basıncı da değişmez.Coloritul nu se schimbă sub presiune.
Ancak çözünen madde miktarı değişmez.A függvény tehát nem változhat akármilyen nagyot.
Kasın boyu kısalırken, hacmi değişmez.A rövidítés, MNA, nem változott.
Bu durum hiçbir zaman değişmez.A háború sosem változik.
Bu arzu edilen nitelikler şunlardır: geçerlilik, optimallik ve değişmezlik.Az alkalmazásokban megkívánják az érvényességet, az optimalitást és az invarianciát.
Statik IP adresleri olan bilgisayarların adresleri değişmez.A nem érintett külön tulajdonok közigazgatási címe változatlan marad.
Kadronun değişmez isimlerinden olan Halilagiç, 34 lig maçının 33'ünde forma giydi.Fekete ruhát hordott, ahogyan az az eredeti manga 41. fejezetéhez mellékelt kiegészítő képen is megjelenik.
Kayaklı koşu milli takımın değişmez kamp merkezidir.Mikä lintu on maailman muuttomatkamestari?
Bu durum hiçbir zaman değişmez.Koskaan et muuttua saa.
Kütle numarası değişmez.Sarjajärjestelmä ei muuttunut.
Saf maddelerin hal değişimi sırasında, sıcaklığı değişmez.Puhtaan aineen sulaessa lämpötila aineessa ei muutu.
Sonuçları pek değişmez.Tulokset ovat hyvin vaihtelevia.

İlgili Sayfalar