değişmesi ile cümle

değişmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Pazar ile bağlantısı sonunda köprünün isminin değişmesine yol açtı.Legătura cu piața a condus în cele din urmă la o schimbare a numelui podului.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Pentru ca planul să aibă succes, trebuia să se întâmple mai multe lucruri.
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Din păcate, schimbarea de guvern nu a adus și o schimbare a intereselor Regatului Unit.
Köy isimlerinin degişmesinde buranın ismi degişmemiştir.Cum numai nu s-a manipulat cu denumirea acestui sat!
Yörüngenin değişmesine bağlı olarak CVZ'nin konumu yaklaşık olarak sekiz hafta içinde yavaşça değişir.Datorită precesiei orbitei, poziția zonei se deplasează de-a lungul unei perioade de opt săptămâni.
Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır.Reconstrucția a schimbat politicile fiscale din Sud.
Evrişim, bir kelimenin biçim değişikliği olmadan kelime türünün değişmesidir.Trecerea aceasta se face fără modificarea formei cuvântului.
Sürekli sistem ise, zamana göre durum değişkeninin sürekli olarak değişmesidir.Un sistem continuu este cel în care variabilele de stare se modifică continuu în timp.
İngiltere Kilisesi'nin katı tutumunun değişmesinde önemli pay sahibidir.Încă înainte de reformă, regele Angliei exersa o influență considerabilă asupra Bisericii engleze.
1990'ların ortalarında iki olay ekonomideki konjonktürün değişmesine yol açtı.Pe la mijlocul anilor '70, două evenimente au concurat la scăderea tirajului.
Kitap, 15 yaşındaki kaykaycı Sam'in hayatının, kız arkadaşının hamile kalmasıyla değişmesini anlatmaktadır.A főszereplő egy 15 éves gördeszkás, Sam, akinek élete gyökeresen megváltozik, miután a barátnője terhes lesz.
Her 400 atıştan sonra namlunun değişmesi gerekiyordu.A lövegcsövek 1400 lövés leadása után szorultak cserére.
Farz edelim ki kütle iki çerçevede değişmesin, yukarıdaki denklikler Newton’un mekanik yasalarını gösteriyor.Redusoitu massa on efektiivinen inertiamassa Newtonin kahden kappaleen mekaniikassa.
Dolayısıyla bu yazı dilinin değişmesi, bu bölgede konuşma dili için bir tehdit olarak görülmedi.On siis ymmärrettävää, että tällaisia sanoituksia ei voida käyttää koko valtion kansallislaulussa.
İş yükünün değişmesi yemek kültürüne yansımıştır.Yksikköhintojen muutos kuvaa tuotannon tulonjaon muutosta.
Bu saldırı Kanada'da silahla ilgili yasaların değişmesine sebep oldu.Το περιστατικό οδήγησε σε πιο αυστηρή νομοθεσία για την κατοχή όπλων στον Καναδά.
İletilerin içinde kullanılan sıfatlar katılımcıların yanıtlarının değişmesine sebep olabilir.Η χρήση των επιθέτων σε μια προτροπή μπορεί να αλλάξει τις απαντήσεις των συμμετεχόντων.
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun emekli aylığındaki katsayı sisteminin değişmesi için çalışma başlatıldı.Ændring af reglementet for Den Sociale Pensionsfond.
Ancak sponsorların değişmesi nedeniyle ismi de değişmiştir.Navnet har ændret sig gennem tiden på grund af skiftende sponsor.
Pazar ile bağlantısı sonunda köprünün isminin değişmesine yol açtı.Den nære forbindelse til Rialto-markedet medførte en navneændring af broen.
Tuvalet alışkanlıklarının değişmesi sosyal hayatta zorluklara neden olabilir.Overgangen mellom paradigmer kan være vanskelig, grunnet sosiale motsetninger i samfunnet.
Pazar ile bağlantısı sonunda köprünün isminin değişmesine yol açtı.Karena terhubung dengan pasar tersebut, nama jembatan ini pada akhirnya diganti.
Bir cisme etki eden kuvvet ivme oluşturur ve onun hızının değişmesini sağlar.Karin yang tergerak hatinya pun dapat mengeluarkan kekuatannya dan membalik keadaan.
Farklı fiziksel yasaların da işin içine girmesiyle değişmesi gerektiğini unutmamak gerekir.)Agar praktis tidak perlu berganti-ganti sebutan lagi).
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Pháp gia phàn nàn việc giữ tình trạng không thay đổi.
Yasa tasarısının düşmesiyle oluşan hayal kırıklığı WSPU’nun yaklaşım tarzının değişmesine neden olmuştur.民会の意思を読み間違えたために、戦略的状況は変わってしまった。
Farklı fiziksel yasaların da işin içine girmesiyle değişmesi gerektiğini unutmamak gerekir.)これも、物権変動の過程を登記に正確に反映しなくなるとして反対説が多い)。
Bu saldırı Kanada'da silahla ilgili yasaların değişmesine sebep oldu.这次事件促使加拿大通过了更严格的枪支管制法律。
Davranışların değişmesi demek özetle manastır yaşamı kurallarına uyulması demektir.經營方式必須符合修道院生活。
Ürünün iç özellikleri teknolojinin ve müşteri isteklerinin değişmesi ile eski kalabilir.或许将来随着技术和用户的演化这一平衡会有所变化。
Genomda meydana gelen bu değişiklikler, örneğin mısır tanelerinin renginin değişmesine yol açabilir.例如,基因组中的这些变化可导致玉米粒的颜色变化。
Evrişim, bir kelimenin biçim değişikliği olmadan kelime türünün değişmesidir.原词在没有任何语音形式的变化的情况下转化为另一种词性。
Yörüngenin değişmesine bağlı olarak CVZ'nin konumu yaklaşık olarak sekiz hafta içinde yavaşça değişir.CVZ의 위치는 궤도의 세차 때문에 8주의 주기로 느리게 움직인다.
Böylece, tüm sonraki blokların değişmesi ve ağın anlaşılması dışında kayıt geriye dönük olarak değiştirilemez.일단 기록이 이루어지면 그 블록의 데이터는 모든 후속 블록의 변경 없이는 소급하여 변경될 수 없다.
Kitap, 15 yaşındaki kaykaycı Sam'in hayatının, kız arkadaşının hamile kalmasıyla değişmesini anlatmaktadır.עלילת הרומן עוסקת בנער בן 15 בשם סם, שחייו משתנים כאשר הוא מגלה כי חברתו נמצאת בהריון.
Bu çalışmayla, evrim, "gen havuzundaki alel sıklığının değişmesi" olarak tanımlanıyordu.בעבודתו זו הגדיר אבולוציה כ"שינוי בתדירות האללים במאגר הגנים".
Bu aynı zamanda o zamanki toplumun kabuklarının değişmesi için de çok önemli bir fırsattı.באותה התקופה גם חל שינוי מהותי בתפיסת הלוחמה המודרנית.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.היא מנסה לשכנע את הנשים שהמצב חייב להשתנות.
İş yükünün değişmesi yemek kültürüne yansımıştır.המזון הנצרך בארוחת הצהריים משתנה מתרבות לתרבות.
İdeal olarak uygulamanın değişmesi durumunda scriptin güncellenmeye ihtiyaç duymaması gerekmektedir.В идеалния случай няма нужда да се актуализират сценариите в случай на промяна в приложението.
Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır.С падането на комунизма интересът се променя към проблемите на икономиките в преход.
Sovyetler Birliği bu durumun değişmesine izin vermiyordu.Европейският съюз не е променил позицията си.
Yani öğretiye göre her şey belirlenmiştir ve değişmesi mümkün değildir.Съдбата на всеки един от тях е предначертана и не може да се промени.
Yunuslama uçağın hücum açısının değişmesidir.Междуосието се променя с натовареността на самолета.
Bu süreç ile mutasyonlara ve genomdaki DNA miktarının değişmesine neden olurlar.Транспозоните може да доведат до мутации и промени в количеството на ДНК в генома.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Kako bi se to ostvarilo, trebalo je napraviti neke izmjene.
Bu papalık strateji ve politikasının değişmesi ihtimalini ortaya çıkardı.Stjepan Radić je promijenio i strategiju i taktiku.
Ticari yatırımlarla ulaşım kolaylaşmış ve şehrin görünümünün değişmesi böylece başlamıştır.To je ukinuto dekretom sa ukidanjem vojne granice, a izgled sela se počeo mijenjati.
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Zmena panovníckeho rodu nepriniesla Francúzsku žiadny úžitok.
Yörüngenin değişmesine bağlı olarak CVZ'nin konumu yaklaşık olarak sekiz hafta içinde yavaşça değişir.Kvôli precesii dráhy sa poloha CVZ mení s periódou 8 týždňov.
Köy isimlerinin degişmesinde buranın ismi degişmemiştir.Pri odvodzovaní názvu dediny pramene nie sú jednotné.
Bu durumun sebebi dijital göçmenlerin eğitim düzeylerinin değişmesinden kaynaklanmaktadır.Obstajajo dokazi, da se digitalni razkorak glede na spol spreminja.
Lamarckizm teorisinde çevrenin, bitkilerin değişmesindeki önemi anlatılır.Še posebej vplivna je bila Lamarckova teorija o preoblikovanju vrst.
Dildeki anlam değişmesi sürekli devam eder.Žmonių kalbos nuolat kinta ir dabar.
Genomda meydana gelen bu değişiklikler, örneğin mısır tanelerinin renginin değişmesine yol açabilir.Sellised genoomsed muutused võivad viia näiteks muutusteni maisiterade värvuses.
Sınav sisteminin değişmesi konusunda ne düşünüyorsun?Kuidas muudab füüsiline õpikeskkond õppimist?
Güç dengelerin değişmesi uzun sürmeyecektir.Alternatiivsete seadmetega harjumine vajab aega.
Ancak zamanla ulaşım araçlarının değişmesiyle eskiye göre oldukça az ürün verilmekte.Liikide muutumisest peetud ettekandele löörati lõppude lõpuks üsna vähe tähelepanu.
Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır.Ebavõrdsed majandussuhted on tekkinud dialektiliste muutuste protsessis.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.% 1 키를 눌렀거나 프로그램이 이 설정을 변경하기를 요청했습니다.

İlgili Sayfalar