değişmesi ile cümle
değişmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.%1 が押されたか、あるいはアプリケーションがこの設定を変更するように要求しました。
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Anda menekan% 1 atau sebuah aplikasi telah meminta untuk mengubah pengaturan ini.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Ați apăsat tasta% 1 sau o aplicație a cerut modificarea acestei setări.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Bạn vừa nhấn% 1 hoặc một ứng dụng nào đó đã yêu cầu thay đổi thiết lập này.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Du tryckte på% 1, eller har ett program begärt att få ändra inställningen.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Du trykkede på% 1 eller også har et program bedt om at ændre denne indstilling.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Hai premuto %1, o un' applicazione ha chiesto di cambiare questa impostazione.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Ha pulsado « %1 » o una aplicación ha solicitado cambiar esta opción.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Megnyomta a( z)% 1 billentyűt vagy egy alkalmazás a beállítás megváltoztatását kérte.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Naciśnięty został% 1 lub program zażądał zmiany tego ustawienia.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Painoit% 1 tai jokin sovellus on pyytänyt muuttamaan tätä asetusta.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Pritisnili ste tipko% 1 ali pa je program zahteval spremembo te nastavitve.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Sie haben %1 gedrückt, oder eine Anwendung möchte diese Einstellung ändern.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Stiskli jste% 1 nebo byla aplikace požádána o změnu těchto nastavení.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Stlačili ste% 1 alebo aplikácia požiadala o zmenu tohoto nastavenia.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.U hebt %1 ingedrukt of een programma heeft verzocht om deze instelling te wijzigen.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Você carregou em% 1 ou alguma aplicação pediu para mudar esta configuração.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Vous avez appuyé sur « & #160; %1 & #160; », à moins qu'une application n'ait demandé à modifier ce réglage.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Πατήσατε το πλήκτρο% 1 ή ένα πρόγραμμα ζήτησε την αλλαγή αυτής της ρύθμισης.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Ви натиснули% 1 або програма дала запит на зміну цього параметра.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Вы нажали% 1 или приложение запросило изменение своих параметров.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.Натиснахте "% 1" или програма направи заявка за промяна на настройката.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.הקשת% 1 או שיישום כלשהו ביקש לשנות הגדרה זו.
% 1' e bastınız veya bir uygulama bu ayarın değişmesini istedi.قمت بالضغط على المفتاح% 1 أو أن تطبيقاً آخر يطلب تغيير هذا الإعداد.
35 bölgemiz, 15 tane emtiamız var, bu emtiaların üretilme yöntemlerinin değişmesi için kimlerle çalışmalıyız?15の優先的生産物があります ではこれらの生産過程を変えるには 誰と恊働すればいいのでしょうか
35 bölgemiz, 15 tane emtiamız var, bu emtiaların üretilme yöntemlerinin değişmesi için kimlerle çalışmalıyız?이와 같이 35개의 장소 15개의 주요 원자재가 있는데, 이 원자재들의 생산방식을 변화시키기 위해
35 bölgemiz, 15 tane emtiamız var, bu emtiaların üretilme yöntemlerinin değişmesi için kimlerle çalışmalıyız?אז יש לנו 35 מקומות, יש לנו 15 סחורות עיקריות, עם מי נעבוד
35 bölgemiz, 15 tane emtiamız var, bu emtiaların üretilme yöntemlerinin değişmesi için kimlerle çalışmalıyız?إذن لدينا 35 مكانا، و 15 سلعة تشكل أولوية، مع من علينا أن نعمل
Ama ruh halinin değişmesi senin mutluluğunun gittiğinin bir göstergesi değil.En de verandering van stemming is niet een teken dat je geluk verdwenen is.
Ama ruh halinin değişmesi senin mutluluğunun gittiğinin bir göstergesi değil.Et le changement d'humeur n'est pas une indication que ton bonheur est parti.
Ama ruh halinin değişmesi senin mutluluğunun gittiğinin bir göstergesi değil.И перемена настроения не показатель того, что твое счастье ушло.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.DIa tidak berkeliling memberi tahu orang-orang apa yang dibutuhkan untuk mengubah Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ele não andava a apregoar o que era preciso mudar na América.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Er lief nicht herum und erzählte den Menschen, was sich in Amerika ändern muss.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Han gick inte runt och talade om vad som behövde andras i Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Han gik ikke rundt og fortalte folk hvad der skulle forandres i Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Hij ging mensen niet vertellen wat er moest veranderen in Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Il n'a pas fait le tour des Etats-Unis en expliquant ce qui devait changer.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.그는 미국에서 변화하기 위해 필요한 것이 무엇인지에 대해 사람들에게 말하지 않았습니다.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nechodil a neříkal lidem, co je potřeba v Americe změnit.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nechodil po ulici a nehovoril ľuďom, čo bolo treba zmeniť v Amerike.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nem azzal járta körbe az országot, hogy elmondja min kellene változtatni.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nie chodził po ludziach mówiąc co musi się zmienić w Ameryce.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ni šel naokoli in govoril ljudem, kaj bi bilo treba spremeniti v Ameriki.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.No iba por ahí diciendo a la gente lo que tenía que cambiar en EE.UU.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Non andava in giro a dire alla gente cosa doveva essere cambiato in America.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nu a propovăduit spunându-le oamenilor ce trebuia să se schimbe în America.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ông ta không đi vòng quay và nói mọi người về cái cần được thay đổi ở Mỹ.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Δεν τριγυρνούσε λέγοντας στον κόσμο τι πρέπει να αλλάξει στην Αμερική.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Він не став казати людям, що потрібно було змінити в Америці.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Не обикалял да разправя на хората какво е нужно да се промени в Америка.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Он не стал говорить людям, что нужно было изменить в Америке.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.הוא לא הסתובב וסיפר לאנשים מה צריך היה לשנות באמריקה.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.فهو لم يجل ليخبر الناس عما عليه أن يتغير لفي أمريكا.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.彼は自分が信じることを語ったのです
Aslında burada bir satır değişmesi yaptık.A właściwie mieliśmy zamianę wierszy tutaj.
Aslında burada bir satır değişmesi yaptık.De hecho, tuvimos un intercambio de fila aquí.
Aslında burada bir satır değişmesi yaptık.Hier wisselden we de rijen om Hier wisselden we de rijen om
Aslında burada bir satır değişmesi yaptık.더 알려드리겠습니다.
Aslında burada bir satır değişmesi yaptık.حسناً، في الواقع لدينا هنا صف مقلوب