Yeni bir yıldızın doğuşu göklerin değişkenliğini ima etti.At en ny stjerne kunne vise sig indebar derfor, at himlene kunne ændre sig.
Görev farklılıkları nedeniyle, eğrinin şekli son derece değişken olabilir.Alt afhængig af forholdene kan omfanget af kørslen variere stærkt.
Öyle ki, sıkça parıltılı yıldızlardan "UV Ceti değişkenleri" diye söz edilir.Man har derimod bemærket at der ofte er kraftige haglbyger, når blå jets opstår.
Saçmalık görecelidir, kişiden kişiye değişkenlik gösterir.Personalisering er at foretage tilpasning af noget til en enkelt person.
Diğer amino asitler farklı mikrosistinlerde az ya da daha çok değişkendir.De øvrige af Ciceros taler er mere eller mindre fragmentarisk overleveret.
Bunu izleyen yedi sene içinde beş küçük gezegen ve yedi değişken yıldız keşfetmiştir.Det er for nylig opdaget, at stjernen har mindst fem, måske syv, planeter.
Yönetici protokolü henüz standartlaştırılmamıştır ve sunucudan sunucuya değişkenlik gösterir.Vi har nok faaet en ny Regering, men ikke det Systemskifte, som var lovet.
Giriş değişkeninin değeri değiştiğinde, çıkıştaki değişim, giriş değişkeninin sabit bir çarpanıdır.Men udgangens ændring divideret med indgangens ændring er en konstant faktor.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.Havniveauet har derfor varieret.
Bu durumda, üç denklemi bilmek 5 değişkenin içinden geri kalan 2 değişkenin hesaplanmasına yetecektir.Altså trenger man bare å kjenne til tre av de fem variablene for å regne ut de to andre.
Porsche bu araçla 1961 sezonunda birçok yarışa girmiş, değişken sonuçlar almıştır.Porsche deltok med bilen i flere løp i 1961-sesongen, med blandede resultater.
Buna göre CIDR'yi tanımlarsak; arasında yer alan değişkenleri kapsamıştır.Hvis et element skal endre verdi (ned eller opp), vil det også måtte skifte (opp eller ned) nivå.
Rengi çok değişkendir.Fargen er svært variabel.
X reel değerli bir sürekli rassal değişken olsun ve Y = X2 olsun.La X {\displaystyle X} være en reell, kontinuerlig stokastisk variabel og la Y = X 2 {\displaystyle Y=X^{2}} .
Balonun son günü olan 5 Şubat 1637 için son derece değişken doksan sekiz fiyat verisi kaydedilmiştir.98 handler ble registrert på boblens siste dag, 5. februar 1637, til særdeles varierende priser.
Genellikle bir sayıdır, fakat ifade de herhangi bir değişken de olabilir.Vanligvis representeres de med ett ord, men andre størrelser er også mulig.
Michelson-Morley deneyleri ışık hızının değişkenliğini kanıtlamak üzere kurulmuştur.Michelson-Morleys eksperiment viser at lyshastigheten er uavhengig av forflytting.
Elementi ateş, niteliği değişkendir.Motivet bak brannstiftelse varierer.
Önemli nokta, her denklemin 5 değişkenden 4' ünü mutlaka içeriyor olmasıdır.Merk at hver av ligningene inneholder fire av de fem variablene.
Dolayısıyla bir akım değişkendir ve dolar/yıl birimine sahiptir.Derfor er det en daglig variasjon og en årstidsvariasjon.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.En annen konsekvens er at innsjøers størrelse blir forandret.
Geri kalan değişkenlerin belirlenmesi modellere bırakılmaktadır.Noen endringer dukker opp på modeller.
Bir işlev veya değişkenin eksik olması.Når man kompenserer retter man opp en forandring eller unøyaktighet.
Değişkenlerini bir dengeye ulaştırmaya çalışır.De forsøker imidlertid å gjøre dette ved å endre rentene.
Neptün'ün Uranüs'e göre daha değişken hava koşulları, iç ısısının görece yüksekliğine bağlanıyor.Det antas at Neptuns mer varierte vær sammenlignet med Uranus delvis skyldes planetens høyere indre varme.
Protistlerin sınıflandırılması henüz değişkendir.Særlig er klassifiseringen av de tidlige gruppene stadig i endring.
Nadiren değişken olurlar.Andre skifter mye sjeldnere.
Bu değişkenleri kullanan gökbilimcileri yıldızın yaşını da tahmin edebilir.Med disse parameterne kan også stjernens alder estimeres.
A350'in üç değişkeni vardır ve Üretim çalışmalarına 2006'da başladı.Ada tiga varian A350 dan semua diluncurkan pada tahun 2006.
IGN, Netflix'e göre her bir bitimde değişkenleri olan beş "ana" bitim olduğunu bildirmektedir.IGN melaporkan bahwa Netflix menyiapkan lima adegan penutup "utama" yang memiliki ciri khas masing-masing.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Perkiraan jumlah Muslim di Prancis selalu bermacam.
Avrupa Birliği'nde oran, %6 ile İtalya ve %85 ile İsveç arasında değişkenlik göstermektedir.Persentase komunitas tersebut di Uni Eropa berkisar antara 6% (Italia) sampai dengan 85% (Swedia).
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Prognosis jangka panjang pada orang-orang dengan migrain bervariasi.
Bu değişkenleri kullanan gökbilimcileri yıldızın yaşını da tahmin edebilir.Dengan menggunakan parameter-parameter ini, astronom juga dapat memperkirakan umur sebuah bintang.
Herhangi degeri alabilen degiskenlere serbest degisken denir.Dan siapapun yang ingin mengikuti Quraisy, diperbolehkan secara bebas.
Yuva yerleri değişkenlik gösterir.Seolah pohon itu berpindah tempat.
Kule çapı değişkenlik gösternektedir.Ini akan menghasilkan perubahan bentuk menara.
Kesinlik ise güvenilirlik ve değişken hata ile eşanlamlıdır.Dukuh juga melambangkan suatu pendirian yang kokoh dan sulit untuk berubah atas kebenaran.
Sistem durum değişkenlerini tanımla.Berganti pula sistemnya.
Örneğin, güneş yerinin 11 yıllık döngüsel değişkenleri.Beberapa perubahan dalam anggota pemeran selama 11 tahun penayangan.
Bunların bazıları yüzlerceden binlerce güne kadar sürebilen uzun dönem değişkenliği gösterirler.Demikian perubahan terus terjadi, yang memakan waktu berpuluh hingga beratus tahun.
Ancak, değişkenlerden birinin değiştirimi diğerini değiştirmez.Juga bukanlah perkara luar biasa untuk mengganti nama seseorang.
Ayrıca değişkenler const olarak nitelendirilemez.Nasihat Yenny terhadap Tono tak dihiraukan.
Her gerçekleşme gerçek değişkenin ne olabileceğinin olası bir senaryosu olarak kabul edilir.Adegan merupakan bagian dari drama yang menunjukkan perubahan peristiwa.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.Độ mặn của nước biển thay đổi rất lớn.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Các ước tính về số người Hồi giáo tại Pháp rất khác biệt.
Yeni bir yıldızın doğuşu göklerin değişkenliğini ima etti.Sự ra đời của một ngôi sao mới ngụ ý tính có thể thay đổi của thiên giới.
Yağış genellikle hafif ve değişkendir ve neredeyse her zaman Kasım ve Mayıs ayları arasında görülür.Lượng mưa nói chung là ít và thất thường, và xảy ra gần như hoàn toàn từ tháng 11 đến tháng 5.
Değişkenlerine göre 261-380 arası yolcu taşıya bilir, 6.700-9.000 Deniz mili mesafe kat edebilir.A340 có thể chứa từ 261 đến 380 hành khách, và quãng đường bay được từ 6.700 đến 9.000 hải lý.
Testislerin şekilleri değişkenlik gösterebilir.Tính khí của từng con chó có thể thay đổi.
Montmorillonit su içeriği değişkendir ve suyu emer zaman hacminde büyük ölçüde artırır.Hàm lượng nước trong montmorillonit là không cố định và nó tăng mạnh về thể tích khi hấp thụ nước.
İşlem hidrodinamiklerdeki Rayleigh- Taylor değişkenliğine benzerdir.Quá trình này tương tự như bất ổn định Rayleigh-Taylor trong động lực học chất lưu.
Galaxy Tab 2 7.0 WiFi-only, Wi-Fi, IR Blaster ve 3G ve WiFi değişkenleri ile sunuluyor.Galaxy Tab 2 7.0 có bản WiFi, biến thể WiFi với IR Blaster, và 3G & WiFi.
Dahası, çıktı değişkenleri sistemin durumuna (durum değişkenleri tarafından gösterilir) bağlıdır.Hơn nữa, các biến đầu ra là phụ thuộc vào trạng thái của hệ thống (được biểu diễn bởi các biến trạng thái).
Genellikle bir sayıdır, fakat ifade de herhangi bir değişken de olabilir.Nó thường là một số, nhưng không phải là biến số.
Bir doğrultu sabit, diğer iki doğrultu ise değişkendir.Hoà Bình là hướng chính, các nơi khác là hướng phối hợp.
Cilt renkleri alttürlere göre değişkenlik gösterir.Sự thay đổi màu lông có những lý do tín ngưỡng.
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.Xác định một ngày rồi thì không thay đổi nữa.
Su-17, değişken geometrili kanada sahip ilk Sovyet uçağıdır.Su-17 là loại máy bay cánh cụp cánh xòe đầu tiên của Liên Xô.
1910 ve 1911’de üç değişkeni “n” değişkene çıkararak tezine ilave yaptı.Năm 1910 và 1911 bà công bố nghiên cứu mở rộng luận án từ ba biến thành n biến số.