Ana içeriğe geç
Sözlük

değişke ile cümle

değişke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Değişkenler yazıda cümleler içinde kullanılır.A alteração fica então para as palavras no plural.
Bu değişkenleri kullanan gökbilimcileri yıldızın yaşını da tahmin edebilir.Com esses parâmetros, os astrônomos podem também estimar a idade da estrela.
Örneğin, 3k ≡ 13 (mod 17) denklenmini k değişkeni için çözmeye çalışalım.Por exemplo, pegue a equação 3k ≡ 13 (mod 17) para k.
Ayrıca değişken videolar ve şarkı pasajları yayınladıkları bir web sitesi yaptılar.Eles também fizeram um site, através do qual lançaram vários vídeos e trechos de músicas.
Britanya kamuoyunun Thatcher hakkındaki görüşleri değişkenlik gösterir.Talvez a sorte de Brito esteja mudando.
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.No entanto, eles estão surpresos com a mudança a outro lugar.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.A genética é a ciência dos genes, da hereditariedade e da variação entre organismos.
Rengi çok değişkendir.A sua coloração é variável.
Böyle bir teoriye gizli değişken teorisi denir.Uma teoria assim é conhecida como teoria das variáveis ocultas.
DC-8-32 benzer ancak ağırlık açısından değişkendi.DC-8-32 : O DC-8-32 foi semelhante, mas permitia 140 toneladas de peso máximo de decolagem.
Her tanrının işlevi değişkendi ve tanrılar özelliklerini genişleterek yeni işlevlere sahip olabilmekteydi.Cada deus podia expandir sua natureza para assumir novas características.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.O prognóstico a longo prazo de pessoas com enxaquecas é variável.
Amino asit dizisinin değişken kısmı ise her helikazın kendine has özellikleri ile ilgilidir.Muitos dos bens trocados no moitará são referentes às especializações de cada etnia.
Sürekli sistem ise, zamana göre durum değişkeninin sürekli olarak değişmesidir.O fluxo em si está em constante mudança processual.
Açıktohumluların embriyonlarındaki çenek sayısı çok değişkendir; 8'den 20'ye kadar ya da daha çok olabilir.As razões de boca dos navios maiores também variam grandemente, podendo ir até à de 20:1.
Müzik, oyunda savaşın durumuna göre değişkenlik gösteriyor.A música no jogo muda com base no desempenho do jogador em combate.
"Şöhret değişkendir" dedi.O público mudou o significado para mim".
Daha genel bir ifade ile, k değişkeninin bir çokludoğrusal haritası k-doğrusal harita olarak adlandırılır.Mais genericamente, uma transformação multilinear de k variáveis é chamada uma transformação k-linear.
Birim satış fiyatı ve birim değişken maliyet arasındaki fark ayrıca katkı payı olarak adlandırılmaktadır.A diferença do custo variável com a receita de vendas é a chamada margem de contribuição.
IGN, Netflix'e göre her bir bitimde değişkenleri olan beş "ana" bitim olduğunu bildirmektedir.De acordo com a Netflix, existem cinco principais términos, com variações dentro de cada um.
Tedavinin süresi değişkendir.O período de incubação é muito variável.
Hesaplamalı bir model, üzerinde çalışılan sistemi karakterize eden çok sayıda değişken içerir.Variável de Resposta: alguma medida do processo que o caracterize em relação aos fatores de controle.
Değişken Sayısı – standart model 19 adet değişkene dayanır.Variação 18 Variação 19 - Com energia.
Bu nedenle sinagogların iç ve dış tasarımları çok değişkenlik gösterir.Hoje, as regras e os movimentos do nado sincronizado não mudaram muito.
X ve Y ayrık rassal değişken olsunlar.Laat X en Y differentieerbare variëteiten zijn.
Protistlerin sınıflandırılması henüz değişkendir.De indeling van de protisten verandert nog steeds.
Bunların hepsi tek değişkenli karmaşık analizde geçerlidir.Dit alles heeft betrekking op complexe analyse in één variabele.
Ancak gördükleri değişkendir.Ik heb de veranderingen gezien.
Giysisi çok değişkendir.Het verenkleed is zeer variabel.
Yüksek veya düşük riskle birleştirildiğinde değişken olabilmektedir.En dan maakt het niet uit of het een hoog risico of laag risico variant is, ze kunnen het allebei.
County'lerin siyasi ve hukuki önemi değişken olabilir ama hep bir eyaletin alt birimidirler.Doorgaans gaan juridische en economische eigendom in dezelfde hand, maar dit kan ook anders zijn.
En çok değişkenlik gösteren lokus CEB1 (D2S90)'dir.De laagste toon die kan worden voortgebracht is de Bes1 (contra-bes).
Bu yüzden iklim de çok değişkendir.Het klimaat veranderde ook sterk.
Rengi çok değişkendir.De kleur is variabel.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.De mate waarin Chinese moslims vrome gelovigen zijn kan sterk variëren.
Ebedilerin en küçüğü ve en değişkeni.De mildste en vaakst voorkomende vorm van SMA.
Nadiren değişken olurlar.Ze werden zelden van plaats veranderd.
Belirtiler hayvanın türüne göre değişkenlik gösterebilir.Deze symptomen kunnen verschillen per diersoort.
Bu nedenle kuralları da değişkendir.Tevens moeten de wetten worden aangepast.
Böyle bir teoriye gizli değişken teorisi denir.Zo'n "geredde" theorie is dan wel van inhoud veranderd.
Bu türün değişkenliği çok büyüktür.Deze soort is zeer variabel.
Yine herhangi bir yanlış değişkeni, diğer bir yanlışla eşleşir.Bij een andere variant wordt bij een fout de beurt doorgegeven.
(Örnek: x değişkeninin değeri y değişkenini etkileyecek mi?)(Rusland - Hoe zal de interne evolutie haar externe gedrag beïnvloeden?)
Yüzde 10 kadar demir ve değişken çoklukta nikel içerir.Hij bestaat voor ongeveer 20 procent uit nikkel en ijzer.
Her iki değişkende de hızlı şehirleşme dolayısı ile artış görülmektedir.Beide fenomenen hebben toenemende verstedelijking tot gevolg.
Ama bu halde değişken verileri için boyut veya birim bulunmamaktadır.Hierdoor heeft hij of zij vrijwel geen tijd voor correcties.
Ağzı genelde koyu mordan siyaha kadar değişkendir.De muziek kan variëren van traditioneel tot neo-folk.
Burada, toplam değişkeninin 0'dan büyük olması zorunludur.Dit staat in verhouding tot de tijd die het nodig is om van 0 naar maximaal te komen.
Ancak for döngüsü ile yapılabilen her şey, bir değişken yardımı ile while döngüsü kullanılarak da yapılabilir.Dat kan in de vorm van financiële ondersteuning, maar ook in de vorm van repetitieruimte.
Bu yanlış uygulama bağımsız değişkeni zaman olarak almaktadır.De onwettige bepalingen blijven echter tijdens een overgangstermijn gehandhaafd.
Tedavinin süresi değişkendir.De behandeling varieert.
Değişkenler, = atama operatörü kullanılarak tanımlanır.2: λ is de arbeidsfactor van het apparaat onder test.
Ebedilerin en küçüğü ve en değişkeni.Najpiękniejsze i najodporniejsze odmiany.
Daha sonra bu değişkenlik, 40-44 yaş arası kadınlar için biraz artar.Następnie zmienność ta wzrasta, zwłaszcza u kobiet od 40 do 44 roku życia.
Ancak, değişkenlerden birinin değiştirimi diğerini değiştirmez.Nie jest możliwa zmiana jednego z nich bez wpływu na pozostałe.
Avrupa Birliği'nde oran, %6 ile İtalya ve %85 ile İsveç arasında değişkenlik göstermektedir.Liczba takich osób w Unii Europejskiej rozciąga się od 6% we Włoszech do 85% w Szwecji.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.Poziom wody w jeziorze jest zmienny.
Ancak gördükleri değişkendir.Jakie zmiany zostały zaobserwowane?
Karar değişkenleri bazen bağımsız değişkenler olarak bilinir.Zazwyczaj zmienne te traktuje się jako niezależne.
Müzik, oyunda savaşın durumuna göre değişkenlik gösteriyor.Muzyka zmienia się dynamicznie w miarę zmian w świecie gry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod