Sürekli sistem ise, zamana göre durum değişkeninin sürekli olarak değişmesidir.Si modificamos cualquier frecuencia también modificamos su respuesta de fase.
X Cauchy dağılım gösteren bir rassal değişken olsun.Sea X una variable aleatoria con una distribución Cauchy.
Elips eğrileri iki değişkenli üçüncü derece polinomların özel bir şeklinden ortaya çıkarlar.Se necesitan tres valores para encontrar un polinomio único de segundo grado.
Burada x, bir değişkendir.Pero, ya sabes, esto es un cambio de ritmo.
Giysisi çok değişkendir.El traje era muy cómodo.
Dolby TrueHD, değişken bir bit oranlı çözücü bileşenidir.Dolby TrueHD, es una versión sin compresión.
Benzer biçimde akım değişkeninin integrali de stok değişkenini verir.En otros casos la forma del timbre cambia, al igual que el guardacadena.
Bu benzeşimler birçok değişken altyapı işlevleri ile açıklanabilir.Muchas personas lo llegan a confundir por la existencia de tantas tonalidades artificiales.
Değişken Sayısı – standart model 19 adet değişkene dayanır.Número de parámetros – el modelo estándar depende de 19 parámetros numéricos.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Pero tal definición del Estado es difícilmente compatible con la interpretación económica de la sociedad.
Tokoferollerin dokulardan alımı değişkenlik gösterir ve iyi bilinmemektedir.Las causas que llevan a la producción de autoanticuerpos son variadas y todavía no son muy bien comprendidas.
Herhangi degeri alabilen degiskenlere serbest degisken denir.Se conocen como grados de libertad los movimientos independientes que permanecen.
Bu rakamlar, sosyoekonomik duruma bağlı olarak değişkenlik gösterir.La evidencia disponible sugiere variaciones en la incidencia según el entorno sociocultural.
Türkçe sefe değişkeni ile ilişkilendirildiğinden Sefe adıyla bilinir.El presidente Carter está al tanto de nuestra conversación...
Süre olarak da değişken ve çeşitlidir.El cambio es constante y variable.
Çöller, aldıkları yağışın miktarında büyük değişkenlik gösterebilirler.Su población es muy variable debido a los cambios que se producen en las lluvias.
Hastalığın başlangıç yaşı değişkenlik göstermektedir.L'età di esordio della malattia è variabile.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Le stime sul numero dei musulmani in Francia variano molto.
Dolayısıyla bir akım değişkendir ve dolar/yıl birimine sahiptir.Quindi si tratta di una variabile di flusso e si misura in dollari/anno.
Rengi çok değişkendir.La colorazione è molto variabile.
Prevalans tahminleri çok değişkenlik göstermektedir.La prognosi è notevolmente variabile.
Stat kapasitesi değişkenlik göstermektedir.Vedi come lo stato può cambiare ?
Değişkenler ve parametreler (sabitler) bulunur.Helgi e Sváfa si scambiano dunque I giuramenti.
Belirtiler, enfeksiyonun seyri sırasında değişkenlik gösterir.I sintomi cambiano nel corso dell'infezione.
Hata fonksiyonu: Normal rastgele değişkenler için önemli bir integral.Funzione errore: un integrale importante per lo studio della variabile casuale normale.
Bunlar, Öncü, Sabit ve Değişken'dir.“Voi eravate”), e anticipatori (es.
Bağımsız değişken hatasızdır.Le variabili indipendenti non hanno errore.
Bu nedenle kuralları da değişkendir.E so anche perché cambiano.
Bu hatanın bir rassal değişken olduğu ve ortalama hatanın sıfır olduğudur.Tale errore si assume sia una variabile casuale, con media zero.
Bu nedenle aktif üye sayısı değişkenlik göstermekteydi.Il numero dei partecipanti fu quindi variabile.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.La genetica è la scienza dei geni, dell'ereditarietà genetica e della variazione degli organismi.
Bir işlev veya değişkenin eksik olması.Non è previsto un ricambio o un cambiamento.
Bu değişkenleri kullanan gökbilimcileri yıldızın yaşını da tahmin edebilir.Tutti questi parametri, associati, possono permettere di calcolare l'età della stella.
Buradaki değişkenler, bir önceki denklemdekilerle aynıdır.I cambi disponibili furono i medesimi di quelli della serie precedente.
Bağımlı değişken içinde hata bulunmaktadır.La variabile dipendente è soggetta ad errore.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.La prognosi a lungo termine per le persone con emicrania è variabile.
Ay'ın zamanla değişkenlik gösteren dönüşünün analizi çekirdeğin en azından kısmen erimiş olduğunu gösterir.L'analisi del tempo variabile di rotazione della Luna indica che il nucleo è fuso perlomeno in parte.
Güneş enerjisi, dünyanın günlük dönüşünden ve bulutların güneş ışınlarını kapamasından dolayı, değişkendir.L'energia solare è variabile a causa della rotazione giornaliera della Terra e della copertura nuvolosa.
Son derece değişken davranış ve yaşam şekilleri gösterirler.Nonostante il modo radicalmente differente di vita ed esperienze avute?
Bu türün değişkenliği çok büyüktür.Questa specie è molto variabile.
Hesaplamalı bir model, üzerinde çalışılan sistemi karakterize eden çok sayıda değişken içerir.Volume di sistema che contiene un sistema operativo.
En önemli konu kuralların esnekliği ve değişkenliğidir.È il dominio del cambiamento e dell'apparenza.
Dahası, çıktı değişkenleri sistemin durumuna (durum değişkenleri tarafından gösterilir) bağlıdır.Inoltre, si basa anche sugli status alterati.
Böyle bir teoriye gizli değişken teorisi denir.Una teoria con tali caratteristiche prende il nome di teoria delle variabili nascoste.
Bu durumda, üç denklemi bilmek 5 değişkenin içinden geri kalan 2 değişkenin hesaplanmasına yetecektir.Per esempio, se ne cambia 3, può verificare le due che rimangono.
Bu süreçte çalıştığı konular karmaşık analiz, diferansiyel geometri ve değişkenler hesabıydı.La sua ricerca ha riguardato l'analisi funzionale, la geometria differenziale ed il calcolo delle variazioni.
İlgili değişkenlerle ilgili veri çiftleri toplanır.Particolarmente interessanti sono le traslazioni concernenti vari gruppi di permutazioni.
Değişken Sayısı – standart model 19 adet değişkene dayanır.Un poco più mosso Variazione 10.
Ichigo’ya karşı tavırları değişkendir.Alla sua vista Ichigo sorride.
Hançerlerin boyutları değişkendir.Le dimensioni dei cantari sono varie.
Yerel değişkenlerin ayrı talimatlardan işlenen yığınından kopyalanması gerekir.La somministrazione avviene alternando le diverse prove di ciascun Indice.
Birbirine denk dizgeler değişken değerleri hakkında birbirine tıpatıp aynı bilgileri vermektedirler.Они учатся понимать друг друга, то ссорясь, то испытывая нежность друг к другу.
A350-1000: A350 ailesinin en büyük değişkenidir ve 3-sınıf kabininde 350 yolcuyu taşıyabilecek.Эта самая большая модель из семейства A350 сможет перевозить 350 пассажиров при трёх классах комфортности.
Bunlar, Öncü, Sabit ve Değişken'dir.Ведь в них — начало И конец.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.Размеры озера изменчивы.
Grubun değişken kadrosunda DJ Yella, Dr. Dre, Shakespeare ve Cli-N-Tel yer almaktaydı.Группа соостояла из таких исполнителей как DJ Yella, Dr. Dre,Shakespeare и Cli-N-Tel.
Bu komut ile bir değişkene değeri kaydederiz.Мы запишем на ваш счёт эту смену.
Herhangi degeri alabilen degiskenlere serbest degisken denir.Вход для всех желающих свободный.
Bazen "helyum değişkenleri" olarak da adlandırılırlar.Их иногда называют неударными (беспредложными) местоимениями-дополнениями.
Basit 3-d spiraller için, üçüncü değişken, h (yükseklik) de θ açısının tekdüze bir sürekli fonksiyonudur.Для простых трёхмерных спиралей третья переменная h — также непрерывная монотонная функция от θ.