değişimler ile cümle

değişimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.Setelah beberapa kali pergantian anggota, Konnor dan Viktor berubah menjadi tag-tim di NXT.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Perubahan pada spesies ke-dua kemudian menyebabkan kembali adaptasi spesies pertama.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Wabah penyakit dan kelaparan mengakibatkan gangguan besar dan perubahan demografi.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.Sebuah perubahan pada staff direkomendasikan.
Proton sayısı ise (nükleer değişimler dışında) sabittir, değişmez.Dengan demikian, perolehan kembaliannya (return) tidak pasti dan tidak tetap.
Zaman içeresinde eyaletler ve belediye sınırlarında değişimler olmuştur.Telah terjadi perubahan dalam kehidupan berbangsa dan bernegara.
Sıcaklıktaki aşırı değişimlerde ayar gereklidir.Terlebih penting adalah perubahan kelarutan dengan suhu.
Bu durumda kıyı alanındaki değişimlerin nedenlerine saptamada sıkıntı yaratmıştır.Akibatnya, garis pantai mengalami perubahan.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Menurut Max Weber, politik adalah segala sesuatu yang berkaitan dengan penyelenggaraan negara.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.Corak keagamaannya tampak mengalami perubahan selama kariernya.
The Wealth of Nations kitabında Sanayi Devrimi zamanındaki büyük değişimlerin iktisat alanında olduğu görülür.Bukunya muncul pada malam Revolusi Industri dengan perubahan-perubahan besar dalam dunia ekonomi.
Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır.Trang phục người Hy Lạp ít thay đổi theo thời gian.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.Bại trận trong chiến tranh thế giới thứ 2 đã làm cho Nhật Bản thay đổi.
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.Sau đó ông chuyển qua nghiên cứu phản ứng về những sự thay đổi của xã hội.
Oyuncuların iç değişimleri siyah beyaz sahnelerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyordu.Các diễn viên sân khấu thoa nền da trắng đậm.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.Tác động của điện thoại di động đến sức khỏe con người là vấn đề tranh cãi từ lâu.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.Thuyết tiến hoá tổng hợp hiện đại định nghĩa tiến hóa như sự thay đổi theo thời gian sự biến dị di truyền này.
Ana madde: Mutasyon Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir.Đột biến là những thay đổi trong chuỗi DNA của một tế bào.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Thích nghi có thể xảy ra thông qua sự thay đổi từ từ các cấu trúc có sẵn.
Genellikle kararlı olmayan değişimlerdir, zamanla normal durumuna dönüşebilir.Tuy nhiên, các triệu chứng bệnh không cố định mà thường thay đổi theo thời gian.
Elektrik alanındaki değişimler ışık hızıyla yayılır.電場の変化は光の速度で伝播する。
Proton sayısı ise (nükleer değişimler dışında) sabittir, değişmez.これもまた系統が多いと道路の枠内に収まりきらないという悩みを持つ。
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.急激な温度変化の抑制。
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.しかし、アバイが存命中だった頃にいくつもの重要な社会政治的、社会経済的な変化が起こった。
Antijenlerdeki bu sık değişimler bu proteinlere yönlenen aşıların neden başarısız olduğunu açıklayabilir.抗原のこれら頻繁な変化はこれらのタンパク質を対象とするワクチンを失敗させていることを説明するだろう。
Ancak 17. yüzyıl sonlarında Hollandalılar'ın lisanlarında değişimler olmaya başladı.17世紀前半、オランダの登場によって事態は激変した。
Avrupa'daki Rönesans ve Aydınlanma dönemi boyunca, Yahudi toplumu içinde kayda değer değişimler yaşanmıştır.在欧洲文艺复兴与启蒙时期,犹太社群发生了重大变化。
Durum geçmiş hakkında bilgi saklar, örneğin başlangıçtan şu anki duruma kadar girdi değişimlerini gösterir.状态存储关于过去的信息,就是说:它反映从系统开始到现在时刻的输入变化。
Parola değişimleri RFC 3244 kodlu belgede tanımlanmıştır.RFC 3244 描述了密码更改。
Bu değişimleri geriye götürmeyi savunmak gericiliktir.保护你的资产是合乎逻辑的。
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.流浪因季節降水而大幅變動。
Boyamalar 12.000 MÖ'den 100 MS ya tarihlenir ve bu alanda kültürel ve doğal değişimleri yansıtır.这些绘画的日期为公元前12,000年到公元100年,反应了当地文化和自然的变化。
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.但是没有巨大的温度变化。
Çoğu protein için bu değişimler, protein biyosentezinin son adımlarındandır.對於大部份的蛋白質來說,這是蛋白質生物合成的最後步驟。
Büyük değişimlerin yılıydı.幾釀巨變。
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.民间此时也开始了对文化大革命的反思和研究。
Oyuncuların iç değişimleri siyah beyaz sahnelerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyordu.換裝系統中收錄了他黑白色調的異樣姿態。
Fakat veride istenerek yapılan değişimlere karşı uygun değillerdir.不過,保守主義者並不反對變革。
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.漢人為避文帝諱,改姮為嫦。
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.서식지 변화에 아주 민감하다.
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.그로 인하여 사람들의 흐름도 바뀌고 있다.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.성질변화를 위해 분신 한명이 더 필요하다.
Roma'da kaldığı uzun süre boyunca neredeyse tüm artistik stillerle ve ana değişimlere tanıklık etti.로마에서 오랫동안 활동하며 미술의 흐름을 급격히 변화시켰다.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.המטען החשמלי הכולל של מערכת מבודדת נותר קבוע, ללא תלות בשינויים המתרחשים בתוך המערכת.
Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır.הלבוש הספרטני היה דומה ללבוש היוונים האחרים עם שינויים קלים.
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.След няколко промени в състава, Конър и Виктор продължиха като отбор в NXT.
Bu iklim değişimlerini, Yeryüzü yörüngesindeki değişmelerin yol açmış olması teziyle açıklamaya çalıştı.Той се опитва да покаже, че те произлизат от промени в земната орбита.
Birçok değişimler geçiren meydan az da olsa hala sosyalizm döneminin simgelerini taşımaktadır.Квакерите, въпреки малкия си брой, имат влияние върху историята на социалните реформи.
Genetik sürüklenme, popülasyonda genlerin görülme sıklığında rastgele değişimlere yol açar.В противовес, генетичният дрейф води до случайни промени в честотата на белезите в популацията.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.Съвременната теория за еволюцията дефинира еволюцията като промяна във времето на генетичната изменчивост.
Kahve ekonomisiyle beraber sosyo-ekonomik değişimler de yaşanmaya başlandı.Наред с икономическите промени настъпва и политическо разведряване.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Промените във втория вид оказват на свой ред промени в първия вид.
Teknolojik değişimleri ve kullanıcı gereksinimleri için uyarlanabilirlik sağlar.Отговаряне на технически въпроси и помагане на потребителите.
Bununla birlikte bu değişimler farklı kaynaklarda farklı şekillerde yer almıştır.Дефиницията на това понятие обаче варира сред различните източници.
Bu sayede modadaki değişimlerden haberdar olabiliyordu.При него вече може да се забележи промяната в стила на групата.
Büyük değişimlerin yılıydı.Dani velikih promjena.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Ukupni električni naboj izoliranog sustava ostaje konstantan bez obzira na promjene unutar samog sustava.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Prema Max Weberu u reforamciji su počeci suvremenog kapitalizma.
Durum geçmiş hakkında bilgi saklar, örneğin başlangıçtan şu anki duruma kadar girdi değişimlerini gösterir.Stanje sprema informacije o prošlosti, tj. odražava promjene na ulazu od početka sustava do sadašnjosti.
Pigou burada istihdam hacmi ile ücret değişimleri arasındaki ilişkiyi incelemiştir.Phillips je uočio inverzan odnos između promjene nadnica i nezaposlenosti .

İlgili Sayfalar