değişimler ile cümle
değişimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu değişimlerden sonra 1962'de 'King Kong vs. Godzilla' filmi çıktı.Pentru un film din 1962 , vedeți King Kong vs. Godzilla.
Bu alet değişimleri, sıfırın altındaki ve 1’in üzerindeki sayı değerleriyle ölçer.Programarea memoriei se face prin schimbarea valorilor de 1 sau 0 reținute in aceste celule.
1900-1905 döneminde aile çevresi ve genel olarak hayatı büyük değişimler geçirdi.1900 és 1905 között Proust élete és családi környezete jelentősen megváltozott.
İyonizasyon ve parçacıkların özelliklerinde değişimler sistemin bağ enerjisini değiştirir.Az ionizáció és a részecskék közötti arány megváltozása megváltoztatja a rendszer kötési energiáját.
Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır.A görög ruházat keveset változott az időben.
Parola değişimleri RFC 3244 kodlu belgede tanımlanmıştır.A jelszó változtatás szabálya RFC 3244-ben leírtak alapján szabott.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ezen adaptációk aztán újból adaptációhoz vezetnek az első fajban.
Türk dilindeki değişimler onun eserlerine de zamanla yansır.Az iráni nyelveket időbeli fejlődésük alapján is csoportosítják.
Samsung Alias 2 de bu teknolojiyi düğme değişimlerinde kullanmaktadır.A Samsung Alias 2 a technológiát billentyűzete kirajzolására használta.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.Feladata, elősegíteni a személyzet váltást.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.A modern evolúciós szintézis az evolúciót a genetikai változatosság időbeni változásaként definiálja.
Yaşayışta değişimler olmuştur.Életében magánéleti változások következtek be.
Ancak Kıyısı olduğu sarımehmet barajı mahallenin ikliminde önemli değişimlere neden olmuştur.Bukása mélyreható változást okozott a vármegyében.
Birçok akışkanda, yükseklikteki değişimler önemlidir ve göz ardı edilebilir.A kommunikációs rendszerekben a változók száma sokszor olyan nagy, hogy kezelhetetlenné válnak.
Böyle bir yol sadece değişimlerin sonsuz ölçüde yavaş sınırlandırılmasıyla gerçekleşebilir.Ezt a feladatot szigorúan véve csak fokozatmentes sebességváltók alkalmazásával lehet megoldani.
Sanayileşme sosyal değişimlere de yol açtı.Az oktatás átalakulása szervezeti változásokat is szükségessé tett.
İşin aslı Regulus, Voldemort’un ne yaptığını kendi gözleriyle görünce kalbinde birtakım değişimler başlamıştı.Amikor utóbb Regulus rájött, hogy Voldemort valójában miben mesterkedik, megdőlt az urába vetett bizalma.
Bilgilerimiz, nesnelerin değişimlerine ve o andaki duyumlarımıza bağlı olarak meydana gelir.A sorsunkat mi teremtjük a gondolataink, majd a cselekedeteink által.
Elektriksel yük değişimlerine karşı oldukça hassaslardır.Nagyon érzékeny a termőhely változásaira.
Zaman içeresinde eyaletler ve belediye sınırlarında değişimler olmuştur.On huomioitava, että kaupungin tai kaupunkipiirin rajoissa on tapahtunut muutoksia.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Eristetyn systeemin sähkövaraus pysyy vakiona riippumatta siitä, mitä muutoksia sen sisällä tapahtuu.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nämä jälkimmäisessä lajissa tapahtuvat muutokset taas aiheuttavat adaptaatioita ensimmäisessä lajissa.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptaatio tapahtuu olemassa olevien rakenteiden asteittaisen muuttumisen kautta.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Lasivuoka ei kestä liian nopeita lämmönvaihteluita.
Bu değişiklik de, hangi özelliklerin doğal olarak seçileceğine dair değişimlere neden olur.Mutta kaiken kaikkiaan, mitä muutoksia lajit todella voivat kokea!...
Büyük değişimlerin yılıydı.Vuosilomalain muutos.
Avrupa'daki Rönesans ve Aydınlanma dönemi boyunca, Yahudi toplumu içinde kayda değer değişimler yaşanmıştır.Valistuksen ajan Euroopassa myös juutalaisyhteisö koki merkittäviä muutoksia.
Güvercinler bu sistem sayesinde yerin manyetik alanındaki değişimleri hissedebilmektedirler.Maavirrat ovat indusoituneet Maan magneettikentän muutoksista.
Ana madde: Mutasyon Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir.Pääartikkeli: Mutaatio Mutaatiot ovat solun genomin DNA-jaksossa tapahtuvia muutoksia.
Ani hava değişimleri.Muuttuva ilmasto.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Elin reagoi hyvin herkästi lämpötilan muutoksiin.
Japon Dışişleri Bakanı iki ülke arasında kültürel değişimler olduğunu açıkladı.Tällöin Väinäjoki erotti selvästi kaksi kulttuuriryhmittymää toisistaan.
Hormon değişimleri yaşayan kadınlar, örneğin hamile olanlar veya doğum kontrol hapı kullananlar.Puutetta voi esiintyä esimerkiksi alkoholisteilla, raskauden aikana ja ehkäisypillerien käyttäjillä.
Ancak 17. yüzyıl sonlarında Hollandalılar'ın lisanlarında değişimler olmaya başladı.1600-luvun alussa Jaavalle saapuivat hollantilaiset.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Στην ζωή του Αμπάι συνέβησαν σημαντικές κοινωνιοπολιτικές και κοινωνικοοικονομικές αλλαγές.
Büyük değişimlerin yılıydı.Το 2014 ήταν μια χρονιά μεγάλων αλλαγών.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Συμπόρευση στις τεχνολογικές εξελίξεις καθώς και στις αλλαγές σε κοινωνικό και πολιτικό επίπεδο.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.Η εμφάνιση μιας γκέισας μεταβάλλεται κατά τη διάρκεια της σταδιοδρομίας της.
1990'ların başları Kırgızistan'a yeni değişimler getirdi.Η δεκαετία του 1990 έφερε μια σειρά αλλαγών για τη Λουξ.
Kromozomal veya yapısal Kromozom anomalileri Tek bir kromozomun yapısında oluşan kalıtımsal değişimlerdir.Οι δομικές χρωμοσωμικές ανωμαλίες είναι αλλαγές στη δομή ενός ή περισσότερων χρωμοσωμάτων.
Bu yüzden bu değişimlerin aynı anda ele alınabileceği bir durum fonksiyonu gereklidir.Επομένως, ο χώρος για αυτές τις μεταβλητές πρέπει να δεσμεύεται για όσο χρειάζεται.
En küçük değişimleri bile fark edebilirler.Διάφορες επιπλέον παραλλαγές μπορούν να βρεθούν στα σπανιότερα μοντέλα.
Düzensiz değişenler, parlaklık değişimleri düzenli bir periyot göztermeyen değişen yıldızlardır.Μη περιοδικά μεταβλητοί αστέρες Ανώμαλα μεταβλητοί.
Diğer kısmi karşı tedbir ise veriye bağlı ortaya çıkan güç değişimleri dalgalanmalarını azaltmaya çalışmaktır.Η μόνη ικανότητα που διατηρεί το παράλυτο κομμάτι είναι να μπορεί να παραλύει τα όμοια κομμάτια που απειλεί.
Gün içerisinde hızlı hava değişimleri sık yaşanan bir durumdur.Hurtige og uventede skift i vejret forekommer tit.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.Den moderne evolutionære syntese definerer evolution som ændringen over tid i denne genetiske variation.
Translokasyonlar, her zaman homolog olmayan parça değişimleridir.De er derfor altid ubalancerede strukturelle mutationer.
En küçük değişimleri bile fark edebilirler.Det er den mindste mulige forandring, man overhovedet kender til.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.Men den vigtige beskyttelse er ikke nok.
Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır.Tøjet i den antikke, græske verden forandrede sig kun lidt i tidens løb.
Sudaki değişimlere karşı duyarlıdır.De er meget følsomme over for forandringer af vandkvaliteten.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Teknisk, socialt og organisatoriske ændringer.
Urmiye Gölü tarihi zamanlarda seviye değişimleri yaşamıştır.Skovsteppernes udstrækning har ændret sig i historisk tid.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Unngå hurtige endringer av temperaturen.
Regülasyon ünitelerinin gerilim değişimlerine cevap süreleri vardır.Å endre kulturelle kommunikasjonsmønstre tar tid.
Geometrik tarayıcı varsa bazı geometrik değişimler yapılır.Spenningskonsentrasjoner oppstår når det er brå endringer i geometrien.
Hisar 17. yüzyılın bitimine yakın geniş ölçüde değişimlere uğradı.Situasjonen hadde endret seg radikalt mot slutten av 18. dynasti.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Han skildret årstidenes vekslinger med sterk innlevelse.
Periyodik değişimlerle buzul, bugünkü genişliğine uzanır.Med periodiske variasjoner har den hatt den omtrentlige utstrekning som den har i dag.
Popülasyon bölünmeleri ve birey sayısındaki dalgalanmalar, yıldan yıla büyük değişimler gösterir.Fastboende og antall som er bosatt fast i Skillefjorden, har variert litt fra år til år.