değişimler ile cümle
değişimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Para Abramowski, por lo tanto, los cambios en la conciencia son última fuente de los cambios económicos.
Ani hava değişimleri.Un cambio de aire.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.Las letras de In Flames han variado durante su carrera.
Karbondioksit ve metandaki değişimler sıcaklıktaki dalgalanmalarla ilişkilendirilmektedir.El contenido de sal y la variación de temperatura se reflejan en variaciones en la densidad.
Çoğu protein için bu değişimler, protein biyosentezinin son adımlarındandır.Per molte proteine, si tratta dell'ultima tappa di biosintesi.
Dengeye yakın bir durumda bile, entropi seviyesinde rastgele değişimler olacaktır.Perfino quasi in stato di equilibrio, ci sarebbero fluttuazioni stocastiche nel livello di entropia.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Adesso la nuova frontiera dello sviluppo tecnologico e sociale è il tempo.
Bu değişimlerden sonra 1984'te 'The Return of Godzilla' filmi çıktı.Ha anche eseguito la colonna sonora del film del 1984 Il ritorno di Godzilla.
Hikâyenin yer, zaman ve kahramanları yanında olay örgüsü gibi unsurları zaman içerisinde değişimler geçirir.Come la fortuna e la stupidità hanno cambiato la storia Eroi per caso.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.Le mutazioni de novo sono altamente improbabili.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.Persino il suo caratteristico trucco ha subito alcune variazioni.
Erişim tarihi: 11 Ekim 2009. ^ "Avustralya'da yaz saati değişimleri uygulamaları".11 ottobre – Italia: viene introdotta la giornata lavorativa di otto ore.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Vediamo come variano nel tempo le grandezze in gioco.
Diğer kısmi karşı tedbir ise veriye bağlı ortaya çıkan güç değişimleri dalgalanmalarını azaltmaya çalışmaktır.La prevenzione secondaria sarà rivolta alla riduzione dei fattori di rischio modificabili.
Genetik varyasyon, bir genin dizilimlerinde meydana gelen değişimler olan mutasyon sebebiyle meydana gelirler.Una mutazione genetica si dice indotta quando è causata dall'azione di agenti mutageni.
Kongre, yeni Parti'nin statüsünün, Sovyet toplumunun sınıf yapısındaki değişimleri yansıttığını tasdik etti.Съезд принял новый Устав партии, отражавший изменения в классовой структуре советского общества.
Yaklaşık olarak bu zamanlarda NASA rehberleri adada şiddetli anormal sıcaklık değişimleri gözlemlemiştir.Примерно в то же время спутники NASA фиксируют на острове резкие температурные аномалии.
Bu değişimleri onaylayacak bir kanıt henüz bulunamasa da araştırmalar devam etmektedir. .Пока нет убедительных доказательств таких изменений, но они остаются предметом исследований.
Bu değişimlerden sonra 1984'te 'The Return of Godzilla' filmi çıktı.Здание появилось в фильме 1984 года «Возвращение Годзиллы» .
Bu nedenle nüfus istatistikleri farklı bölgelerde yaşanan değişimleri maskeleyebilir.Аналогично социальный интеллект может быть описан в пространстве этих трёх переменных.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Однако эти личинки очень чувствительны к изменениям температуры.
Durum geçmiş hakkında bilgi saklar, örneğin başlangıçtan şu anki duruma kadar girdi değişimlerini gösterir.Ты понимаешь, что прошлое, начиная со вчерашнего дня, фактически отменено?
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Чётко выражена смена сезонов года.
Bu öykünün küçük değişimlerle üç büyük dinin kutsal kitaplarında aynen yer aldığı düşünülmektedir."Только вместо снега люди с ужасом увидели листы из священных книг".
Ancak bu eğitimler dönemler halinde çeşitli değişimlere uğramıştır.Разные культуры вступили в этот период развития в разное время.
Ekonomik değişimlerin toplum üzerindeki etkilerini ele alır.Как изменения в ценовом уровне влияют на состояние экономики?
Teknolojik değişimleri ve kullanıcı gereksinimleri için uyarlanabilirlik sağlar.Вносит свою лепту быстрое изменение технологий и бытовых потребностей.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Не желательна внезапная перемена температуры.
Verdiği bir röportajında Türkiye kültürel etkileri olan hızlı değişimleri konu edindiğini de ifade etmektedir.В интервью он заявил, что имеет далёкие корни с Ирана.
Birçok grup ve hareket insan hakları adına 20. yüzyılda çok büyük toplumsal değişimleri gerçekleştirdiler.تمكنت العديد من المجموعات والحركات من إنجاز تغييرات عميقة على مدى القرن العشرين تحت مسمى حقوق الإنسان .
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.ثم تحول إلى دراسة ردات الفعل والتغيرات في المجتمع.
Anıların uyku sırasında etkinleştirilmesi, belirli sinir ağlarında kalıcı sinaptik değişimlere neden olabilir.يمكن أن يؤدي إعادة تنشيط الذكريات أثناء النوم إلى تغييرات متشابكة دائمة في بعض الشبكات العصبية.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.الشحنة الكهربائية الكلية لنظام معزول تظل ثابتة بغض النظر عن التغيرات داخل النظام نفسه.
Ani hava değişimleri.التغييرات المناخية القصوى.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.يبدو أن بعض التغيرات غير مؤذية.
Sıklıkla iç politik ya da dini değişimlerin ana parçasıdır.وهو يمثل عنصراً رئيسياً متكرراً للتغيرات السياسية أو الدينية البارزة.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.ربما أعدت لفيفة الطومار لتصوير التغيرات السياسية والاجتماعية في اليابان.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.يحدث التكيف عن طريق حدوث تعديلات تدريجية في البنى الموجودة.
Genel olarak birkaç gün veya birkaç 10 gün mertebesinde gerçekleşen değişimlerdir.وتحدث هذه التغيرات خلال فترات تعد بعدة الإيام أو عشرات الأيام .
Bu değişiklik de, hangi özelliklerin doğal olarak seçileceğine dair değişimlere neden olur.ومن ثم يؤدي هذا التغير إلى تغيير في السمات المرغوبة والتي يحابيها الإصطفاء الطبيعي.
Değişimler çabuk adapte oldular.تأقلموا مع التغيير بسرعة.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.A derrota na Segunda Guerra Mundial trouxe mudanças radicais para o Japão.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Essas mudanças na segunda espécie, por sua vez, causam novas adaptações na primeira.
Kimyasal değişimler kristalliği etkiler.As alterações químicas afetam a cristalinidade.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.Foi feito com a intenção de destacar as mudanças políticas e sociais no Japão.
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.Depois de várias alterações nos membros, Konnor e Viktor se estabeleceram como uma tag team no NXT.
Anıların uyku sırasında etkinleştirilmesi, belirli sinir ağlarında kalıcı sinaptik değişimlere neden olabilir.A reativação de memórias durante o sono pode levar a alterações sinápticas duradouras em certas redes neurais.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.O repertório fonêmico também passou por mudanças significativas.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.A imagem de Franklin, entretanto, sofreu várias alterações ao longo de sua carreira.
Ebced zaman içinde değişimlere uğramış ve geliştirilmiştir.Ao longo do tempo elas foram se desenvolvendo e se adaptando.
Bu nedenle sınıflandırmada bölüm başına değişimler gözlenebilmektedir.Por isso, há mudanças na classificação.
Bu tür değişimler arasında fosforilasyon, miristoillenme, ve glikozilasyon sayılabilir.Este tipo de modificação inclui a fosforilação, a miristoilação e a glicosilação.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.A ordem da transição da fase supercondutora foi uma questão amplamente debatida.
Sanayileşme sosyal değişimlere de yol açtı.Mudar as tendências sociais também influiu na construção.
Etimolojik değişimler (yani söylene söylene) sonucu İnegöl adını almıştır.A troca "maluca" de ingredientes, então, inspirou o nome.
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.Mais tarde centrou-se em examinar a reação da sociedade e as mudanças que esta sofre.
Verdiği bir röportajında Türkiye kültürel etkileri olan hızlı değişimleri konu edindiğini de ifade etmektedir.Ele também disse que espera mudar atitudes egípcias em relação a pessoas homossexuais.
Bu ilk metiyonin genelde çevrim sonrası değişimler sırasında kesilir.Essas condições geralmente desaparecem rapidamente após a passagem de uma frente.
Buna rağmen döküm resimleri zamanla değişimlere uğramıştır.Aparentemente os títulos das pinturas eram alterados com bastante frequência.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.De nederlaag in de Tweede Wereldoorlog bracht voor Japan grote veranderingen met zich mee.