değişimler ile cümle
değişimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Güneş yoğunluğundaki bu değişimler ayrıca Dünya’nın iklimini etkiler.Variations in solar intensity also affect Earth's climate.
(2008), 767 ve 1586 günün periyotlarında önemli radyal hız değişimlerini sıralamıştır.[16][17](2008) listed significant radial velocity variations at periods of 767 and 1586 days.[16][17]
1998'de 1999 model yılı için ikinci bir makyaj gerçekleşti ve değişimler den bazıları:A second facelift occurred in 1998 for model year 1999 which featured:
Bir maddenin bileşeninin bozulması hidroliz vb. kimyasal veya fiziksel değişimlerle meydana gelir.Component degradation of a substance occurs by chemical or physical processes, e.g. hydrolysis.
20. yy'ın ortalarındaki değişimlerMid-century changes
Yükseklik ve konumdan kaynaklanan değişimlerle yıllık ortalama yağış 362 mm'dir. [2]Average precipitation is 362 mm per year, with variations due to altitude and location.[5]
Pinot gris (ortada) ve Pinot blanc (sağda), Pinot noir'in (solda) renk değişimleridir.Pinot gris (center) and Pinot blanc (right) are color mutations of Pinot noir (left).
Partner Üniversitelerle Öğrenci DeğişimleriStudent Exchanges with Partner Universities
Çeşitli zaman ölçeklerinde ölçülen deşarj değişimleri su derinliğini ve hızını değiştirebilir.Discharge variations measured on a variety of time scales can change water depth, and speed.
Sıvı geçişleri, sıvı değişimleri veya diüretikler ile dengelenebilir.Fluid shifts may be compensated by fluid replacement or diuretics.
Mavinin hatalı değişimleriErroneous variations of blue
Tarihsel olarak, Kore mutfağı, yüzyıllar süren sosyal ve politik değişimlerle gelişmiştir.Historically, Korean cuisine has evolved through centuries of social and political change.
Bu dönemde toplum ve kültür, köklü değişimlere uğradı.During this period, society and culture underwent fundamental changes.
Gücün kaynakları ve değişimleri devletlerin elindeydi.The foundations of government and extent of power came from both national and state sources.
Yerinden edilme demografik değişimlere yol açmıştır.Displacement has led to demographic shifts.
Bitki türlerindeki değişimlerVariations in plant species
Ancak tablolarının duygusal yapısı yıllar içerisinde değişimlere uğramıştır.But over the years the nature of the emotional structure of his paintings changed.
Her bir üst zamanda, Yerküre'nin bileşimi, iklimi ve canlılığında kayda değer değişimler oldu.Each eon saw the most significant changes in Earth's composition, climate and life.
Demografik yapı 20. yüzyılın ilk yarısında büyük değişimlere sahne oldu.Demographics saw huge shifts during the first half of the 20th century.
Yasaklı değişimlerForbidden transitions
1827'de kuşların soluk borusunun yapısı ve sülünlerdeki tüy değişimleri üzerine yazdı.He wrote in 1827 on the structure of the tracheae of birds and on plumage changes in pheasants.
Gelecek, değişimlerin içinden doğar.Die Zukunft entsteht aus den Veränderungen.
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.Dann beschäftigte er sich mit den Reaktionen und dem Wandel der Gesellschaft.
Hasta ya da yaralının yaşamsal değişimleri izlenir.Die Wahrnehmung der Kranken und der Umgang mit ihnen wandelte sich.
Görünümü Temalar ile belirlenir, CSS ve XHTML dayalı ve hafif değişimler yapmak mümkündür.Das Aussehen wird durch Themes bestimmt, die auf CSS und XHTML basieren und sich leicht verändern lassen.
Büyük değişimlerin yılıydı.Das Jahr der Wandlungen.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.Für einen Triebwerkswechsel werde weniger Personal benötigt.
Modern evrimsel senteze göre, tüm bu süreçler evrimsel değişimlerin ana nedenidir.Nach der Synthetischen Evolutionstheorie sind diese Prozesse Ursache aller evolutionären Veränderungen.
Ani hava değişimleri.Der Luftwechsel.
Teknolojik değişimleri ve kullanıcı gereksinimleri için uyarlanabilirlik sağlar.Die Technologien können an die Bedürfnisse der Nutzer angepasst werden.
Bu şekilde birçok gen eksik kalarak fenotipte hasarlara ve büyük değişimlere yol açar.Dadurch fehlen zahlreiche Gene, die zu einer starken Veränderung und Schädigung im Phänotyp führen.
Değişimler hesabı, maksimum ve minimum problemlerinin çözümünün ileri konularıdır.Die Änderungen betrafen lediglich jeweils die Mindesthöhe bzw. die Höchstgrenze der Abgabe.
Kültürleşme sürecinde yaşanan değişimler grup düzeyinde ve bireysel düzeyde olabilmektedir.Interkulturalität kann sowohl auf individueller als auch auf organisationaler Ebene stattfinden.
En küçük değişimleri bile fark edebilirler.Kleinere Änderungen werden nicht berücksichtigt.
Ancak teknik direktör değişimlerinden dolayı istikrarı sağlayamadı ve ligde başarılı olamadı.Aber der Zank unter ihnen selbst verhinderte ihren vollen Erfolg, während die arti stabil waren.
Bu tür değişimleri, başka sözcük ve kavramların kullanımında da görebiliriz.Es würden dafür jeweils andere Worte, ein anderer Ton und Aufbau gebraucht.
Yaşayışta değişimler olmuştur.Sich verändern heisst leben.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Dabei sorgt er für rasche Temperaturwechsel.
Yıldızın dışında gerçekleşen fiziksel süreçlerle oluşan değişimlerdir.Die Wechselkurse entstehen vollkommen außerhalb dieses Systems.
Vücut ısı değişimlerine hızlıca adapte olur.Le corps s'adapte rapidement aux changements de température.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.Le répertoire phonémique subit également quelques changements.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Les changements de température peuvent être rapides.
Üstelik bu değişimler geçici olmayabilir.Parfois ces changements peuvent ne pas être palpables.
Büyük değişimlerin yılıydı.C'est une période de grands changements.
Sıklıkla ruh hali değişimleri yaşarım.Par conséquent, je suis souvent de bonne humeur.
İklim değişimleri, sıcaklık ve nemdeki değişiklikler dolayısıyla tarımsal ürünlere etki etmektedir.Des transformations d'état, les transitions de phase, affectent les gaz.
Bu değişiklik, daha sonra Ekim anayasası'na yol açacak değişimlerin başlangıcı oldu.Pour certains, elle représente le changement que promettait le Printemps arabe.
Grupta, 1978'den beri sürekli olarak üye değişimleri yaşanmaktadır.Depuis 1978, le groupe fait régulièrement des tournées à travers le monde.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.Les variations ne sont pas rares.
Kültür Devrimi ile kesintiye uğrayan bu değişimler 1972 yılında yeniden başlamıştır.Les échanges ont été interrompus par la Révolution culturelle mais ont été rétablis à partir de 1972.
Bu değişimler 1990'lar ve 21. yüzyılda da hissedilmeye devam edilecektir.Cette distinction se poursuit au XXe siècle et au XXIe siècle.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.La relation entre la réforme protestante et la guerre des paysans a longtemps été un sujet de discussion.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.El repertorio fonémico también experimentó cambios.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Epidemias y hambrunas causaron importantes cambios y trastornos demográficos.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Pero en la época de Abay, hubo muchos cambios sociopolíticos y económicos.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.El rollo pudo haberse realizado para resaltar los cambios políticos y sociales en Japón.
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.Proteínas en las que se adhieren ribosomas (en el rugoso).
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Evitar cambios bruscos de temperatura.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.Seguramente el nivel de cambio social no será muy grande.
Olası değişimlerine bu sayfada PDF bağlantısı bulunmaktadır.En cada caso aparecen enlaces a su imagen en PDF.