değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ortalama ivme kavramı hız vektöründeki değişimin (Δv) geçen süreye (Δt) bölümüdür.Táto zmena vzdialenosti za zmenu času je rýchlosť v(t) tejto častice.
Germen kültürü de değişime uğramıştı.Spremenilo se je tudi germansko prebivalstvo.
Tepki ve Değişim.Učinkovitost in sprememba.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Spremembe pri drugi vrsti nato povzročijo nove adaptacije pri prvi.
Aksi takdirde seviye değişimleri ya da okula dahil olma işlemi gerçekleşmez.Ravno zaradi tega ne moremo govoriti o njihovem skupnem slogu ali šoli.
1842'de sadece emilen ışık ışınlarının kimyasal değişime sebep olabileceğini öne sürmüştür.V letu 1842 je podal domnevo, da lahko povzročajo kemijske spremembe le absorbirani svetlobni žarki.
Nesne satın alma, bağış ve değişim yoluyla edinilir.Fond narašča z nakupi, darovi in izmenjavo.
Kimyasal değişim geçiren bir madde tekrar eski haline getirilemez.To so snovi, ki jih tudi kemično ne moremo več deliti.
Yani sürekli değişim halinde iletilen gerilimin ortalaması DC olarak 220 Volt'a karşılık gelmektedir.To na primer pomeni, da se mora spinor za transformacijo vase zavrteti za 720°.
Bu değişimler kolay değişimlerdir ve az strese neden olur.Spremembe rahlo bolijo ali dajejo občutek neugodja.
1980 yılından bu yana Svaziland'da kullanılan Lilangeni 1:1 değişim oranı ile Rand ile değiştirilebilmektedir.Z do takrat veljavnimi jugoslovanskimi dinarji so se menjali v razmerju 1:1.
Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar.Centralni nadzor omogoča hiter in usklajen odziv na spremembe v okolju.
Dahası adamımıza bazı "genetik" değişimler de uygulanmış.Na sam človekov razvoj pa so vplivale še genetske spremembe.
Disprozyumun karakteristikleri ufak safsızlıklarda bile değişim gösterir.Lastnosti disprozija se lahko zelo spremenijo celo pri malih količinah nečistoč.
"Yapı kültürü", son yıllarda, önemli bir değişime uğramıştır.Živilska industrija je doživela večje spremembe v zadnjih nekaj letih.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.Refektorij opatije je tudi doživel spremembe.
Renk değişimi protein konsantrasyonu ile değişir.Fosforilacija hidroksilne skupine spremeni aktivnost tarčnega proteina.
Kimyasal değişimler kristalliği etkiler.V tem primeru se seveda spremeni tudi kemična sestava kristala.
Değişim genelde lise çağındaki öğrenciler içindir.Študenti na prehodu v odraslost.
Bu koşullar farklı iki şekilde değişimlenmiştir.Te spremembe so različno izvedene v različnih regijah.
Kıyı çizgisinde yaşanan değişimler sonucu kıyı alanında da büyük değişimler yaşanmıştır.Variacijski račun Veliko je prispeval tudi na področju variacijskega računa.
Bu yıllarda sanat görüşünde bir değişim yaşandı ve sosyal ve politik konuları işlemeye başladı.Njegovi članki so sprožali burne debate, ter botrovali političnim in družbenim spremembam.
Sıcaklık değişimleri nispeten düzenlidir.Temperatūros pokyčiai švelnūs.
Bilgilerimiz, nesnelerin değişimlerine ve o andaki duyumlarımıza bağlı olarak meydana gelir.Nuo jų priklauso, kaip vystosi mūsų emocijos bei kinta jų turinys.
Zamanla bu gelenek değişime uğrayarak otomobil kullanılmaya başlandı.Būtų kvaila dabar pradėti naudoti automobilius.
Büyük değişimlerin yılıydı.Tai didelių permainų metas.
Fakat su seviyesinin değişimine göre 733'ten 2090 km²ye kadar değiştiği gözlenir.Ežero plotas priklausomai nuo vandens lygio kinta nuo 733 iki 2090 km².
Ressamın tarzındaki bu değişim iki sebebe bağlandı.Mintis sukurti tokį monumentą autoriui kilo dėl dviejų aplinkybių.
Bu değişim sırasında 1000 Gulden 1 dolar kurundan yapıldı.Kart su šia reforma rialas imtas dalinti į 1000 baisų.
Birçok okul yöneticisi, öğretmen ve memurun yer değişimi yapıldı.Daugelyje mokyklų buvo pakeisti vedėjai, direktoriai.
Barter ya da trampa, para kullanmaksızın ürünlerin değişimiyle (takas) yapılan ticaret.Mainai (angl. barter) – prekių ir paslaugų mainų sistema, nenaudojanti pinigų kaip tarpininko.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Galiausiai mainai jau bus negalimi.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Tie patys debatai pritaikomi ir laiko sąvokai.
Bir değişim her zaman zamanla olur.Taisyklės laikui bėgant keičiasi.
Değişimi başlatmıştır.Prasidėjo reformacija.
Germen kültürü de değişime uğramıştı.Djakovo kultūra pakeitė Fatjanovo kultūrą.
Yıldızın dışında gerçekleşen fiziksel süreçlerle oluşan değişimlerdir.Fizikinėse kintamosiose žvaigždėse ryškumas kinta dėl procesų, vykstančių pačioje žvaigždėje.
Havadaki çok hafif barometrik basınç değişimini fark edebilirler.Barotrauma ištinka staiga pasikeitus atmosferos slėgiui.
Aktarım sırasında değişime de uğrayabilir.Veisimosi metu keičia savo apdarą.
Bu esnada, dış dünyada da bir değişim yaşanmaktaydı.Kaip tik tuo metu pasaulyje keitėsi prekybinė sistema.
Değişim toplantıları etkileyen bir hatayı düzeltti.Užkariavimus lydėjo permaininga sėkmė.
İskan merkezlerının değişimi MÖ 4. yüzyılda başlamıştır.Lenkijos valstybė pradėjo formuotis X amžiuje.
13. yüzyıldan beri Litvanya devlet sınırlarının değişimi.Lietuvos valstybės sienų kaita nuo XIII a.
Tepki ve Değişim.Püsimisest ja muutumisest.
Değişimi başlatmıştır.Algas Reformatsioon.
İlk üretimden bu yana pastiller çok az değişim geçirmiştir.Tuataara on kärsspealiste tekkest saadik väga vähe muutunud.
Elektriksel yük değişimlerine karşı oldukça hassaslardır.Seepärast on ettevõte väga tundlik elektrihinna muutuste suhtes.
Bu, ilet ya da değişimi al olarak adlandırılmaktadır.See kirjutatakse muutujanime ette või taha.
Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.Üliõpilase ja õppejõu suhe muutub radikaalselt.
Sıklıkla ruh hali değişimleri yaşarım.Sageli esineb kehamuutusluul.
Aristo'ya göre, aitia'yı ya da değişimin sebebini tanımlamak için dört yol vardır.Aristotelese arvates on neli põhjust või seletavat printsiipi.
Elektrikli çekiş değişimi için TGV ye önemli bir tasarım revizyonu gerekli oldu.Mistahes muutuse tegemiseks oli tarvis toota uus kiip.
Zaman içindeki değişimi müzik tarzlarına göre de değişmektedir.Kellaaega muudetakse vastavalt sellele, kuidas geopoliitika muutub.
Benim için değişim, kendi rotası içindeki oluşum ve gelişimdir.Muutuda ja areneda on võimalik ainult iseendal.
DAAD (Deutscher Akademischer Austausch Dienst), Alman Akademik Değişim Servisi'dir.Saksamaalt toetas euroteaduskondi Deutscher Akademischer Austauschdienst.
Değişim ve Özgürlük için Halk Cephesi'nin üyesidir.Süüria parlamendis on esindatud opositsiooniliit Rahvarinne Muutuse ja Vabaduse Eest.
Bu söz konusu olay, görece bir geçekliğin başka görece olan bir gerçeklikle değişimidir.Tähendus on tegevuste interpretatsioon teise näoga.
Germen kültürü de değişime uğramıştı.Kummalgi juhul geeni saadus muutub oluliselt.
Momentumdaki değişim 1 kg•m/s’dir.Minimaalne muutmissamm on 1 kg.
Bu değişimin en önemli sebeplerinden birisi de çevrimiçi öğrenme yapısı ile ilgilidir.Teine selliseid muutusi esilekutsuv põhjus on töömigratsioon.