değişiklikler ile cümle

değişiklikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı değişiklikler yaptık.Він вніс деякі зміни.
Yine 2008 yılında büyük değişiklikler yapıldı.У 2008 році сталися деякі зміни.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler, metforminden daha etkindir.Покращення стилю життя є набагато ефективнішим, ніж метформін.
Hedef ve fırlatma zamanı üzerinde yapılan değişikliklerden başka, görev profili neredeyse aynı kaldı.Крім зміни часу й цілі, місія практично не змінилася.
Yaşayan fosiller de zorunlu olarak evrimsel değişiklikler geçirmişlerdir.Нерозорані ділянки ж зазнали техногенних змін.
Parti Tüzüğü ve Programına değişiklikler yapıldı.Одночасно були змінені навчальні плани та програми.
Yapılan tüm değişiklikler kaldırılabilir veya üzerinde yeniden değişiklik yapılabilir.І я боюся, що щось буде змінено або вирізано.
Ayrıca kişilik değişiklikleri görülür.Також можливі індивідуальні зміни.
Hareketini sıcaklık değişiklikleri sağlamaktadır.Оснований на тепловій дії променів.
Değişiklikler yapmayı planlıyorum.Налаштуйся на зміни.
Ruh hâlinde değişiklikler de bellek erişimini etkileyebilir.Зміни емоційного стану також можуть впливати на пригадування.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Крім того, зміни у публічному ключі можуть мати абсурдний ефект.
Öykü, Broadway Journal'ın 23 Ağustos 1845 tarihli sayısında tekrar basıldığında ufak değişikliklere uğradı.Остання прижиттєва публікація з'явилася в журналі Broadway Journal 23 серпня 1845.
1998 sezonu başlamadan önce yönetmeliklerde büyük değişiklikler oldu.Перед початком сезону 2004 року відбулися зміни у керівництві команди.
Aynı zamanda 2007 modelinde daha az görünür mekanik değişikliklere gidildi.У 2007 Time запровадив низку технічних змін у стилі журналу.
1978 yılında küçük değişiklikler yapıldı.У 1990 році відбулися деякі зміни.
Fakat yapı, değişiklikler ile onun ölümüne kadar tamamlanamadı.Але гробницю не встигли закінчити до його смерті.
Kullanıcılar kendilerine komşu bölgeler üzerinde yapılan değişiklikleri de denetleyebilirler.Користувачі також можуть перевіряти внесок інших у межах їх околиці.
Bu yapılan değişikliklere örnek olarak Tonoz galerinin eklenmesi verilebilir.Наприклад, такою заміною може стати сплав галінстан.
22 Aralık'ta yasaklı maddeler listesinde yapılan değişikliklerle ilgili bir e-posta aldım.Також на офіційному сайті ВРУ змінені закони лишаються в редакції 22 січня.
Birçok kez de, aynı eseri birkaç kez küçük değişikliklerle çizdi, bazılarında da hiçbir fark olmadan.Navíc často maloval stejné díla s minimálními změnami nebo dokonce se změnami žádnými.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler, metforminden daha etkindir.Změny životního stylu jsou mnohem účinnější než metformin.
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.Změna nastala ve volbách roku 2012.
Yiyecek maddeleri çeşit ve yapılışları bakımından toplumdan topluma değişiklikler göstermektedir.V množném čísle se mužské -आ -ā mění na -ए -e, ženské -ई -ī se mění na -इया -iyā(n).
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Pokud osoba trpí vážnou formou horečky dengue, lze z vyšetření krve vypozorovat další změny.
Yıldız evrimi bir yıldızın yaşamı boyunca maruz kaldığı radikal değişikliklerin bir sürecidir.Vývoj hvězd je proces, během kterého hvězda projde řadou radikálních změn během své existence.
Bu ocak ancak ufak değişikliklerle yüzyıllar boyunca kullanıldı.Tento typ kamen se používal ještě dlouhá století a to pouze s malými změnami.
Bunun dışında bazı ufak değişikliklerde mevcutdur.Jinak došlo jen k malým změnám.
Bu değişiklikler günümüzde bile kullanılmaktadır.Tyto úpravy se používají dodnes.
Mecliste seçim kararı alınmasının yanında, anayasada bazı değişikliklere gidildi.Poté, co ABC vybrala seriál do svého programu, nastaly změny v obsazení.
Ariane 3, Ariane 1 temelli olup Ariane 2 için yapılan değişiklikleri de içermektedir.Byla používána současně s Ariane 3 a roku 1989 byly obě nahrazeny raketou Ariane 4.
Şirketteki son değişikliklere dâir bilgi almak istiyorum.Celková adaptace deníku na změny ve společnosti se však nepodařila.
Eskimeyle oluşan bu değişiklikleri ürünün yapısındaki gözle görülebilen değişiklerle de gözlenebilir.To je přesný opak toho, co by bylo možné očekávat při klimatických změnách.
Bu değişiklikler başarılı oldu.Tato změna se ukázala být pozitivní.
Yapılan tüm değişiklikler kaldırılabilir veya üzerinde yeniden değişiklik yapılabilir.Téměř vše se dá přenastavit či upravit.
Ayrıca kişilik değişiklikleri görülür.V konečném důsledku tyto změny pocítí i člověk.
Vakıf senedi sonraki yıllarda da bazı değişikliklere uğramıştır.Hranice protektorátu doznaly během následujících let ještě několika změn.
Bu değişiklikler önemli olabilir.Jeho změny mohou být velmi náhlé.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Ekonomové nemají pro tyto změny konkrétní vysvětlení.
Birinci, ikinci ve üçüncü sınıfı birbirinden ayırmak için bu motiflerde küçük değişiklikler yapıldı.Pro každou fázi je minimalizována diference mezi prvním a posledním stabilizovaným výstupem dat.
Bir takım değişiklikler yapılacak.Rád bych udělal malou úpravu.
Katedral tarih boyunca birçok değişiklikler geçirmiştir.Sama katedrála prošla během vývoje mnoha přestavbami.
Bu baskı birkaç küçük değişikliklerle ilk bölümün hemen hemen aynısıdır.Vůči první sérii byly změny pouze minimální.
Bu anayasa değişikliklerden biri olan Başbakanlık görevi kaldırıldı.Byl posledním premiérem před ústavními změnami, které tento post zrušily.
Devlet memurluklarında önemli değişiklikler yapmaya koyuldu.Bylo však třeba učinit zásadní změny v jejím vedení.
Bu "revize versiyon" için libretto değişikliklerini "Arrigo Boito" yapmıştır.Autorem libreta této upravené verze byl Arrigo Boito.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Změny barvy jsou řízené hormonálně.
Çekiş üzerindeki değişiklikler araç hareket halinde iken yapılabilmektedir.Případné změny na parkovišti provádí na vlastní náklady.
Herhangi bir tutarsızlık durumunda, genel eğilim minimum düzeyde değişiklikler yapmak yönündedir.Oproti tomu v bodu vysokého působení vyvolá každá sebemenší změna velkou změnu v rámci systému.
1950'lerde önemli değişiklikler meydana geldi.Padesátá léta přinesla důležité změny.
Yarış öncesi iki takımda sürücü değişiklikleri yapıldı.Oproti předcházejícímu ročníku došlo ke dvěma změnám v místech konání závodů.
Bu antlaşmalarda da küçük değişikliklerle aynı sınırlar kabul edildi.Na stejných trzích byl k dostání také zadní diferenciál s omezenou svorností.
İnsanlarda güneş yanığının ne kadar kolay oluşacağı cilt tipine göre büyük değişiklikler göstermektedir.Existují výrazné odchylky v tom, jak snadno se lidé spálí na slunci, a to na základě typu jejich kůže.
1998 sezonu başlamadan önce yönetmeliklerde büyük değişiklikler oldu.Před startem sezony došlo k několika změnám v kádru.
Küçük Buz Çağı süresince hatırı sayılır iklim değişiklikleri olmuştur.Na chladnějším podnebí se podepisuje i velké množství ledovců.
Bu durum çeşitli değişikliklerle günümüzde de devam etmektedir.Tato změna se dále šíří jedním směrem.
İmparatorluğun sınırları tarih boyunca değişikliklere uğradı.Hranice Pruského státu se během historie permanentně měnily.
İçerisinde ufak değişiklikler yapıldı ve telsizi değiştirildi.Některé drobnější změny a nová radiostanice.
Yine 2008 yılında büyük değişiklikler yapıldı.2008 došlo k další změně.
Bu değişikliklerden biri de romanın bitişiyle ilgilidir.A doua modificare importantă privește sfârșitul romanului.

İlgili Sayfalar