değişiklikler ile cümle
değişiklikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Yıllar geçtikçe ödül törenlerinde değişiklikler gösterilmiştir.W ciągu kilku kolejnych lat następowały zmiany podczas prezentacji seansów.
Buhar motorlarına uyguladığı birtakım mekanik değişiklikler sonrası, %10 performans kazancı sağladı.Od chwili zmiany prezesa MKS, przychód z zakresu serwisu samochodów osobowych wzrósł o 200%.
1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu.Od wczesnych lat 70. nastąpiło wiele zmian w składzie zespołu.
Ekonomik ve sosyal yapıda büyük değişikliklerde bulundu.Mimo to pod ich panowaniem zaszły dość poważne zmiany w dziedzinie społecznej i gospodarczej.
2. Sürüm (Mayıs 2004) çeşitli küçük değişikliklerden oluşan düzeltme sürümü.2, Kielce 2004 Generacja wielkiej zmiany.
Navarro bazı küçük değişikliklerle yetinebileceğini sansa da değişimin önü alınamayacaktı.Początkowo Melanchton, jak na to wskazuje przedmowa, chciał dokonać jedynie niewielkich poprawek.
Daha sonra, Broadway Journal'ın 17 Mayıs 1845 tarihli sayısında ufak değişikliklerle yeniden yayımlandı.Nowela została nieco zmodyfikowana w ponownej publikacji z 17 maja 1845 roku na łamach Broadway Journal.
Madde çeşitlerinin hız değişiklikleri, istenilen ayırma işlemini elde eder.Zbędne produkty przemiany materii wydostają się drogą dyfuzji.
Bu yeni çekimlerin çoğu arka plan değişikliklerinden oluşuyordu.Obecny kształt jest wynikiem kolejnych zmian projektów.
Bu değişiklikler araç'ın kullanımını çok geliştirdi.Wprowadzone zmiany znacznie poprawiły użyteczność programu.
Ayrıca, premium sürüme değişiklikler açıklandı.Nagrody kulturalne zostały rozdane.
Fakat yıllar geçtikçe birkaç değişikliklere uğradı.Na przestrzeni swych dziejów przeszedł on kilka zmian.
Değişiklikler yer alıyor.Zachodzą zmiany.
Öyle ciddi değişiklikler olmuştur ki, arkadaşları ona artık "bizim Gage" diyememektedirler.Effekterna var så stora att hans vänner "inte längre såg honom som Gage".
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler, metforminden daha etkindir.En förändrad livsstil är mer effektivt än metformin.
1978 yılında küçük değişiklikler yapıldı.År 1922 gjordes några mindre förändringar.
Bu arada grupta eleman değişiklikleri de oldu.Samtidigt hade det skett förändringar inom gruppen.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Varje klubb är aktieägare, med en röst vardera i frågor om regelförändringar och kontrakt.
Anayasa değişikliklerinin onaylanması için, üçte dört oy gerekmektedir.Ändringar av konstitutionen kräver godkännande av tre fjärdedelar av delstaterna.
Değişiklikler yapmayı planlıyorum.Nu fick planerna ändras.
Yine 2008 yılında büyük değişiklikler yapıldı.1998 skedde en del stora förändringar.
Bu kısa zamanda anayasada bazı değişiklikler yapmıştır.Denna förändring inträdde därför sent i hennes författarskap.
Oyun temasını değiştiren "değişiklikler" (Mod)'lar bu oyunda da vardır.En omgjord version av "Game Over"-musiken förekom också i spelet.
Bu yeni çekimlerin çoğu arka plan değişikliklerinden oluşuyordu.De flesta av dessa omtagningar bestod av att ändra bakgrund.
Devlet yönetiminde ve bürokrasisinde köklü değişiklikler yaşandı.Inom statsförvaltningen företogs vissa förändringar inom ämbetsverk och myndigheter.
Kurşunlu Han, geçirdiği onarımlar sırasında bazı değişiklikler geçirmiştir.Interiören som är av salkyrkotyp har genomgått flera förändringar vid ett antal renoveringar.
Rush'ın müziği dönemlere göre önemli değişiklikler göstermiştir.Rushs musikstil har förändrats märkbart med tiden.
Yapılan tüm değişiklikler kaldırılabilir veya üzerinde yeniden değişiklik yapılabilir.Alla dessa passager måste antingen tas bort eller ändras radikalt.
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Om personen har svår dengue, kommer det också finnas andra förändringar som syns om blodet studeras.
Bu değişiklikler günümüzde bile kullanılmaktadır.Av dessa ändringar gäller samtliga än idag.
RPG Maker XP'ye benzemekle birlikte programda köklü değişiklikler mevcuttur.Denna version är nästan helt identisk med RPG Maker XP.
Zaman içinde Alfred'in hayatı üzerinde bazı değişiklikler oldu.Från denna tid härstammar en mängd legender om Alfreds liv.
Bunun üzerine yapılan baz değişikliklerle AT-2B (9M17 Skorpion) füzesi geliştirilmiştir.Därför utvecklades en snarlik robot med namnet 9M17 Skorpion för att åtgärda problemen.
Bazı değişiklikler yaptık.Dock med en del förändringar.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Den sist övergivna jorden genomgår en liknande utveckling.
Bu durum çeşitli değişikliklerle günümüzde de devam etmektedir.Arbetet bedrivs idag delvis på EU-nivå med varierande framgång.
Bunun dışında bazı ufak değişikliklerde mevcutdur.I övrigt bara smärre förändringar.
1950'lerde önemli değişiklikler meydana geldi.En annan förändring gjordes på 1950-talet.
Bundan sonra bazı mahallî değişikliklere uğramıştır.Därefter fick de genomgå vissa förändringar.
Külübün satılmasına ve kulüpte meydana gelen değişikliklere karşı çıkan taraftarlar protestoyla yetinmediler.De människor som var för och de som var emot paraden började bråka.
Latinceden Rumenceye ses değişiklikleri ^ dersleriVagantsånger från latinet tolkade
Seçim kanunu değişiklikleri, yürürlük tarihinden başlayarak 1 yıl içinde olacak seçimlerde uygulanmaz.Om det säkerhetspolitiska läget förändrades skulle full krigsduglighet nås inom ett år.
İç mekan ve altyapıda yapılan 2007 değişikliklerinden bir yıl sonra Saab 9-3 makyajlanmıştır.2006 Saab 9-5 får en ännu en ansiktslyftning och uppdatering.
19. yüzyıldan bu yana ufak değişiklikler ile gelen bayrak bugünkü biçimini 1960 yılında almıştır.Flaggan har, med ett par variationer, varit i bruk sedan 1800-talet.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Denna rationaliseringstendens har lett till förändringar i människors sätt att leva.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Användarna märker ingen skillnad.
Bu kuralların bazıları kadın, engelli, genç gibi gruplar için değişiklikler gösterebilir.Variationer av dessa grundregler finns dock för dam-, barn- och ungdomslag.
2010 yılında makyajlanmıştır ve sis farında ve ön panelde ufak değişiklikler yapılmıştır.Genom åren har mindre ändringar skett, och 2010 slutfördes en tillbyggnad med omklädningsrum och bastu.
Aynı dönemlerde Çin'de sabanın kullanılması tarımsal alanda Asya'daki önemli değişikliklerdendir.Avenyn har ständigt varit en skådeplats för politisk förändring i Georgien.
Hırvatça'da, bazı değişiklikler göze çarpar, "županija" kelimesinin kanton terimi yerine kullanılması gibi.En variant är att istället att tolka "skatt" som om det hade med hans myntning att göra.
Bu sürüm 7 Nisan 2005 tarihinde önemli değişikliklerle yayımlandı.En specialkongress antog denna symboliskt viktiga ändring i april 1995.
Mahallenin ağaçlandırılması çevre düzeninin yapılması gibi değişiklikler yapıldı.Harmonin i omgivningarna ansågs därmed störas.
Kitap basıldıktan sonra, provalar sırasında metinde bazı değişiklikler yapılmaya devam edildi.Innan byggnaden stod färdig visades vissa utställningar på försök på andra ställen.
Daha karmaşık morfolojik değişiklikler de bazen mümkündür.Навіть складніші морфологічні зміни іноді можливі.
Windows Vista ve ardılları, menüye ufak değişiklikler ekledi.Windows Vista та її послідовники додавали незначні зміни до меню.
Diğer genetik değişiklikler ebeveynler tarafından tohum hücrelerin oluşturulması sırasında ortaya çıkabilir.Інші генетичні зміни можуть відбуватися протягом формування генеративних клітин одним з батьків.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Внаслідок цього планета відчуває схожі сезонні зміни.
1950'lerde önemli değişiklikler meydana geldi.1950 року до нього були внесені незначні зміни.
Bu değişikliklerin tesadüf eseri olma olasılığı neredeyse sıfırdır.Імовірність того, що ці зміни сталися випадково практично дорівнює нулю.
Değişiklikler sadece detaylarda vuku buluyordu.Але змінювався він тільки в деталях.