değişiklikler ile cümle
değişiklikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Het verloop wordt gecoördineerd door hormonen.
Bu değişiklikler araç'ın kullanımını çok geliştirdi.Door die verandering zijn de afmetingen van de auto flink gewijzigd.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Want elke verandering heeft ook zo zijn onverwachte gevolgen.
Seçmenler, mevcut Türkiye Anayasası'nın 18 maddesi üzerindeki değişikliklerini oyladı.In Turkije wordt een volksraadpleging gehouden over 18 voorgestelde wijzigingen in de Turkse grondwet.
1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu.Aan het begin van de jaren zeventig vinden veel veranderingen plaats.
Anayasa değişikliklerinin onaylanması için, üçte dört oy gerekmektedir.Voor het wijzigen van de grondwet is een tweederdemeerderheid nodig.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Een andere gedetineerde vroeg om iets vrolijkers om de stemming te wijzigen.
Parlamentoda komik değişiklikleriyle tanınmıştı.De partij heeft bij verkiezingen wisselende successen gekend.
Küçük Buz Çağı süresince hatırı sayılır iklim değişiklikleri olmuştur.Door de ijstijd (klimaatverandering) vond zeer veel erosie plaats.
Bu kısa zamanda anayasada bazı değişiklikler yapmıştır.Tussentijds heeft hij slechts kleine veranderingen aangebracht in het ontwerp.
Kasır yapılan ek ve değişikliklere rağmen 16. yüzyıl Osmanlı sivil mimarlığının tüm özelliklerini yansıtıyor.Ondanks alle verbouwingen en restauraties heeft het orgel zijn 16e-eeuwse klank behouden.
Fifa kriterlerine dayanarak stadda bir takım değişiklikler yapıldı.Om het stadion geschikt te maken naar de normen van de FIFA onderging het stadion enkele aanpassingen.
Önceki yıllara göre bazı değişiklikler vardı.Ten opzichte van eerdere jaren waren er dit jaar enkele veranderingen doorgevoerd.
Yapılan tüm değişiklikler kaldırılabilir veya üzerinde yeniden değişiklik yapılabilir.Iedereen kan de tekst wijzigen of uitbreiden.
Bu değişikliklerle 1876 Anayasası, meşruti bir parlamenter monarşi Anayasası haline geldi.In 1832 werd een nieuwe grondwet uitgevaardigd, waarmee het land een constitutionele monarchie werd.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.Het is voor het eerst dat van deze in 2006 ingestelde regeling voor parlementsleden gebruik werd gemaakt.
Böylece Napolyon tarafından yapılan değişiklikler geri alınmış ve eski rejim yeniden yapılandırılmış oldu.Met Napoleon deden nieuwe wetten hun intrede en werden oude structuren opgeheven.
Öndelikli satranç: değişik güçteki oyuncuların oynadığı oyunu dengelemek için bazı değişiklikler uygulanır.Er zijn enkele variaties om de levende variant leuk te houden voor alle spelers.
19. yüzyıldan bu yana ufak değişiklikler ile gelen bayrak bugünkü biçimini 1960 yılında almıştır.Deze vlag is, met kleine aanpassingen, in gebruik sinds de negentiende eeuw.
Mecliste seçim kararı alınmasının yanında, anayasada bazı değişikliklere gidildi.Na de val van Soeharto werd de Grondwet op een aantal punten via amendementen aangepast.
Ancak bu durum göze çarpan bazı değişiklikler olmadığı anlamına gelmiyor.Dit wil echter niet zeggen dat er geen veranderingen hebben plaatsgevonden.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Dit leidde tot grote veranderingen in de netwerken van mensen.
Bunun dışında bazı ufak değişikliklerde mevcutdur.Daarnaast waren er nog wat kleine veranderingen.
Yıllar geçtikçe galeri binasına değişiklikler ve eklentiler yapılmıştır.Sindsdien zijn er nog veel verbeteringen en aanpassingen aan het broodrooster gedaan.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.Het verband tussen prijsverandering en gevraagde hoeveelheid is negatief.
1 gün sonra kedi canlanıp gelmiştir fakat hareketlerinde değişiklikler olur.De dag erna komt de kat terug, maar hij is anders.
Bu yüzden üretim düzeyleri büyük değişiklikler göstermekteydi.De wijze waarop goederen werden geproduceerd maakte grote veranderingen door.
Bundan sonra bazı mahallî değişikliklere uğramıştır.Vanaf daar vinden er talloze veranderingen plaats.
Ancak yapılan değişiklikler çok kısıtlı düzeyde kaldı ve çok az etki etti.Sociale veranderingen hadden geen prioriteit en bleven dan ook beperkt.
Bu programlar sayesinde hem görüntü, hem ses üzerinde değişiklikler ve eklemeler yapmak mümkündür.Het is een project waarin iedereen tekst, beeld en geluid kan toevoegen en veranderen.
Art arda gelen hükümet değişiklikleri de ülkeyi tam bir siyasi bunalım içine soktu.Dit leidde tot grote veranderingen en volgens de regering tot een ware noodtoestand.
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.Verkiezingen en coalitieonderhandelingen in 2012 brachten daarin geen verandering.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Deze veranderingen worden door het publiek echter niet waargenomen.
Ahit İbranicesi'nin ünlü sistemi zaman içinde büyük değişikliklere uğramıştır.Het interieur van de Sebastiaankerk onderging in deze tijd ingrijpende veranderingen.
Parlamentoda komik değişiklikleriyle tanınmıştı.W parlamencie był znany ze swych komicznych nowelizacji.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.W wyniku tego planeta doświadcza zmian sezonowych.
Bazı değişiklikler yaptık.Przeszła kilka zmian.
Bu da futbol sisteminde de değişikliklere yol açtı.Przemiany polityczne miały wpływ także na piłkę nożną.
Yine 2008 yılında büyük değişiklikler yapıldı.W roku 2002 przeprowadzono kolejne duże zmiany.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler, metforminden daha etkindir.Zmiana trybu życia jest jednak bardziej skuteczna niż stosowanie metforminy.
Ayrıca kişilik değişiklikleri görülür.Nadchodzą również zmiany personalne.
1978 yılında küçük değişiklikler yapıldı.W 1927 wprowadzono drobne zmiany.
Cromwell VIII Cromwell VI modeli üzerine VII ye ait değişiklikler yapıldı.Modyfikacja Cromwell VI do takiego samego standardu jak Cromwell VII.
1950'lerde önemli değişiklikler meydana geldi.Znaczne zmiany obyczajowe zaszły w latach 50.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Tłumacząc powody swojej decyzji powiedział, że chce jak najlepiej wspierać zmiany w swoim kraju.
Alman üst kademe komutanları kademesinde de önemli değişiklikler olmuştur.Dobre stosunki z Niemcami pogorszyły się, kiedy zmienił się komendant Połocka.
Bu değişiklikler başarılı oldu.Zmiana działań dała rezultaty.
Anayasa değişikliklerinin onaylanması için, üçte dört oy gerekmektedir.Propozycja poprawki musi być ratyfikowana przez trzy czwarte stanów, aby weszła w życie.
1990'da grupta eleman değişiklikleri oldu.W 1990 roku skład zespołu zaczął się nieco zmieniać.
Ayrıca MPEG-2 bazı değişikliklerle DVD filmlerinin kodlanmasında kullanılır.Kompresja MPEG-2 wykorzystywana jest w filmach na nośnikach DVD.
Öykü, Broadway Journal'ın 23 Ağustos 1845 tarihli sayısında tekrar basıldığında ufak değişikliklere uğradı.Historia była nieco skorygowana w publikacji w Broadway Journal z 23 sierpnia 1845 roku.
Seçimden önce seçim yasasında bazı değişiklikler yapıldı.Przed głosowaniem, doszło do kilku incydentów wyborczych.
Tarih yazımı 1141 yılında sona erer, 1142 yılında bazı değişikliklerin yapıldığı anlaşılır.Zapis kroniki kończy się na roku 1141, jakkolwiek w roku następnym dodał kilka dodatkowych informacji.
Değişiklikler yapmayı planlıyorum.Jak będziemy wprowadzać zmiany?
1990 yılında, Afganistan'da büyük politik değişiklikler oldu.W tym okresie sytuacja polityczna we wschodniej Nigerii uległa znacznym zmianom.
Bundan sonra bazı mahallî değişikliklere uğramıştır.Od tego czasu uległa pewnym modyfikacjom.
Ayrıca Windows 8 ile beraber mavi ekranın tasarımında önemli değişiklikler yapılmıştır.Wraz z wydaniem systemu Windows 8 zaszły zmiany w wyglądzie.
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.Zmieniło się to po wyborach z 2014 roku.
2000'de ayrılan grup, eleman değişiklikleriyle 2006'da tekrar bir araya gelmiştir.Ma linie powróciły w 2002 po wprowadzonych poprawkach.
Kilise kontrolundeki yapı, mimar J. Cleaveland Cady önderliğinde büyük değişikliklere uğradı.Architektem starego budynku był J. Cleaveland Cady.