değişiklikler ile cümle

değişiklikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
1924 yılında Tucholsky'nin özel hayatında da büyük değişiklikler oldu.En 1924 se produjeron grandes cambios en la vida de Tucholsky.
Bu olayların klinik önemi, bağırsakların bu tür değişikliklere cevabına bağlıdır.El significado clínico de estos eventos depende de la respuesta del intestino a tales cambios.
Birçok kez de, aynı eseri birkaç kez küçük değişikliklerle çizdi, bazılarında da hiçbir fark olmadan.Además, pintó los mismos temas en varias ocasiones, con pequeñas variaciones, e incluso sin ninguna.
Nisan 1882'de Verdi Paris'e gelmiş iken değişiklikler yapmaya hazır bulunuyordu.Para abril de 1882, estaba en París cuando estaba preparado para hacer cambios.
Bu süreç boyunca ekonomi politikalarında da değişiklikler gerçekleştirildi.Reformas legales también se produjeron durante este período.
İkileşme kaymasından kaynaklanan evrimsel değişiklikler daha basit organizmalarda da meydana gelir.Los cambios evolutivos de la replicación deslizamiento también se producen en los organismos más simples.
Yaşam döngüleri boyunca çeşitli morfolojik değişiklikler geçirirler.Durante el período de la reproducción sufre algunas transformaciones morfológicas.
Üçüncü nesil tanklar ise Type 98 ile başlamış ve değişiklikler yapılarak Type 99 modeline ulaşılmıştır.La tercera generación empezó con la construcción del Tipo 98, luego modificado para convertirse en el Tipo 99.
Kuruluşundan bu yana, armasında küçük değişiklikler olmakla birlikte iki orijinal rengi aynı kalmıştır.A lo largo de la historia han tenido pequeños cambios, pero conservando siempre los dos colores originales.
Bu hanedan esnasında, Mısır dininde çeşitli önemli değişiklikler olmuştur.Durante esta dinastía, la religión egipcia experimentó varios cambios relevantes.
Thomas özellikle albümdeki "Us and Them" parçasındaki yankılar gibi dikkate değer değişiklikler yaptı.Thomas fue responsable de varios cambios significativos en el álbum, incluyendo el eco usado en «Us and Them».
Bu değişiklikler başarılı oldu.El cambio es exitoso.
1978 yılında küçük değişiklikler yapıldı.Se introdujeron pocos cambios en 1987.
Bu OneDrive değişikliklerinin 2016 yılının başında hayata geçirildi.Estos cambios de OneDrive fueron programados para efectuarse a principios de 2016.
Ariane 3, Ariane 1 temelli olup Ariane 2 için yapılan değişiklikleri de içermektedir.Ariane 3 fue lanzado antes que Ariane 2.
Tarih yazımı 1141 yılında sona erer, 1142 yılında bazı değişikliklerin yapıldığı anlaşılır.Su crónica termina a mediados de 1141, aunque tiene algunas pinceladas añadidas en 1142.
Bu gibi ufak tefek değişikliklerle aracın ağırlığı 65 tondan 70 tona çıktı.Con estas modificaciones se incrementó el peso hasta alcanzar las 70 toneladas.
Kısacası, veri bütünlüğü bilgilere kasıtsız değişiklikleri önlemektir.Además, la información de contexto necesita protegerse contra malos usos.
Cromwell VIII Cromwell VI modeli üzerine VII ye ait değişiklikler yapıldı.Cromwell VIII Un Cromwell VI con las mismas mejoras del VII.
Uzay aracı itki sistemi: uzay araçlarının fırlatılışları ve yörünge değişiklikleri.Satélites coorbitales: Cuando giran en la misma órbita.
3. yüzyıl sonlarında önemli değişiklikler oldu.A finales del II se producen cambios significativos.
Bundan sonra bazı mahallî değişikliklere uğramıştır.Desde entonces ha sufrido algunas modificaciones.
Ayrıca konserler ilerledikçe şarkıların da güncelleneceğini ce şovlarda değişikliklere gidileceğini belirtti.Hay alguna probabilidad para creer que se cantaban además en aquella hora otros salmos.
Bu değişikliklerin tesadüf eseri olma olasılığı neredeyse sıfırdır.El verdadero cambio les llegó casi por casualidad.
Göldeki su seviyesi ve göl alanı, yıllara ve mevsimlere göre büyük değişiklikler göstermektedir.El nivel de agua del lago y la zona varían según la temporada y el año.
Boşanmayla gelen değişiklikler, çoğu zaman çocukların davranış bozukluklarına yol açar.A veces, cambios de conducta —cuando aparecen, afectan principalmente a los niños.
Nogay alfabesindeki son değişiklikler 1950’de yapıldı.La última reforma del alfabeto nogayo tuvo lugar en 1950, cuando adquirió su forma actual.
Kyaku (格), Ritsuryō'nun değişiklikleri olup Shiki (式) ise resmi kurallardır.Kyaku (格, Kyaku ?) son las enmiendas del Ritsuryō y shiki (式, shiki?) son las promulgaciones.
Anayasa değişikliklerinin onaylanması için, üçte dört oy gerekmektedir.En los referendos se han votado cuarenta y cuatro propuestas de modificación de la Constitución.
Kullanımına göre boyut ve yoğunlukta değişiklikler olabilir.Pueden variar de altura e intensidad con rapidez.
Başka değişikliklerde yapılan araç Kolombiyada kullanıldı.Estos carros fueron luego modificados en un estilo egipcio.
2000'de ayrılan grup, eleman değişiklikleriyle 2006'da tekrar bir araya gelmiştir.El mismo formato con cambios menores regresó en 2004.
Paleoklimatoloji; tüm dünya tarihi ölçeğinde yapılan iklim değişiklikleri çalışmasıdır.Paleoclimatología, estudia las características climáticas de la Tierra a lo largo de su historia.
Russo ve Romero, çekimler sırasında senaryoda değişiklikler yaptı.Finalmente Elliot y Rossio realizaron otros cambios en la trama.
Program düz metin dosyalarındaki her bir satırda yapılan değişiklikleri gösterir.En este modo todos los cambios realizados se escriben directamente en el sistema de archivos de la partición.
Bu antlaşmalarda da küçük değişikliklerle aynı sınırlar kabul edildi.También se consideran las variaciones sobre estas barreras mínimas.
Bunlar, değişiklik dönemlerinin, bu değişiklikleri yaşayanların aracılığıyla doğrudan anlatımıdır.Estos movimientos se explican por los cambios en los modos de vida.
Morfolojik değişiklikler: İlgili hücre, doku ve organlardaki yapısal bozukluklar.Cambios morfológicos: Son las alteraciones estructurales que se producen en las células y órganos.
4 Aralık - Türkiye Radyo ve Televizyon kanunu değişiklikleri yapıldı.Reforma a la Ley de Radiodifusión y Televisión Ago.
2015 yılı yeni değişiklikleri beraberinde getirdi.En 2015 también moderó diferentes debates políticos.
Değişiklikler sadece detaylarda vuku buluyordu.Las modificaciones introducidas lo fueron solamente en la forma.
Bu konudaki kanun ve anayasa değişiklikleri 2012 tarihlidir.Así Las elecciones presidenciales y legislativas coincidan desde esta reforma.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Las situaciones de aprendizaje en línea también provocan un cambio en la percepción del profesor.
Bu tür değişiklikler paleomağnetik dünyevi değişimi veya paleodünyevi varyasyon (PSH) olarak ifade edilir.Estos cambios son denominados como variación secular paleomagnética o variación paleosecular.
Fiziksel özelliklerde değişiklikler.Cambios en las características de privacidad.
Bu değişikliklerden dolayı yeni araçların jant ofsetleri artırıldı.Afortunadamente esa modificación les ha dado una nueva vida a esos autos.
Yıllar geçtikçe galeri binasına değişiklikler ve eklentiler yapılmıştır.Cada pocos meses de la exposición se realizan cambios en la galería.
Bazı değişiklikler yaptık.Había efectuado varios cambios.
Yine 2008 yılında büyük değişiklikler yapıldı.En 1928 se acometió otra importante reforma.
Ama bu değişiklikler her durumda olmaz, istisnai durumlarda olur.No es así en todos los casos, es excepcional.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.¿Qué factores afectan la relación demanda-precio cuando los precios cambian?
İkinci Dünya Savaşı sonrasında işgal birlikleri Japon hukuk sisteminde köklü değişikliklere gitti.Después de la independencia las leyes indias se han adaptado al mundo cambiante.
Küçük değişikliklerde yer aldı.Tiene un ligero cambio de puntos.
Veritabanına yeniden bağlantı kurulduğunda, tüm değişiklikler eşitlenirler.Cuando su madre se entera de la verdad, todo cambiará.
Bu gayeyle tüfeklerde pek çok değişiklikler kaydedildi.Esas afirmaciones son justificadas en numerosos incidentes a través de este canon.
Filtreleme sözdizimi, IPFilter'e benzer ve bazı değişikliklerle daha anlaşılır hale getirilir.La sintaxis de filtrado es muy similar a la de IPFilter, aunque se modificó para hacerla más clara y legible.
Hükümet radikal değişiklikler yapmak zorunda.Il Governo deve fare delle riforme radicali.
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.Avvisi cautelativi simili sono stati attuati anche dal ministero giapponese della sanità.
Bu değişiklikler, harici bir sunucu kullanmak yerine P2P SIP'in kullanımını içeriyordu.Questi cambiamenti includono l'uso di SIP P2P invece di utilizzare un server esterno.
Bu değişiklikler önemli olabilir.Le modifiche possono essere sostanziali.

İlgili Sayfalar