değişik ile cümle
değişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bana çok fazla değişiklik verdin.You've given me too much change.
Önerilen değişiklikler hakkında nasıl hissediyorsunuz?How do you feel about the proposed changes?
Bir değişiklik için yemek yemenin eğlenceli olabileceğini düşündüm.I thought it might be fun to eat out for a change.
Değişiklik talep ediyoruz.We demand change.
Bir değişiklik fark ettim.I noticed a change.
Küçük değişiklikler büyük bir fark yaratabilir.Small changes can make a big difference.
Çok fazla değişiklik yapmamız gerekiyor.We need to make a lot of changes.
Bir sürü değişiklik yapmam gerekiyor.I need to make a lot of changes.
Ben birçok değişiklik yaptım.I've made many changes.
Pek çok değişiklik yaptım.I made many changes.
Avustralya'nın Büyük Set Resif'i iklim değişikliği tarafından tehdit edilmektedir.Australia's Great Barrier Reef is threatened by climate change.
İklim değişikliği, karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdittir.Climate change is the biggest threat that we face.
Tom bir değişiklik yapardı.Tom would've made a difference.
Leyla olayların altı değişik versiyonunu verdi.Layla gave six different versions of the events.
Sanırım bir değişiklik yaptık.I think we made a difference.
Zeka, değişikliklere uyum sağlama yeteneğidir.Intelligence is the ability to adjust to changes.
Kutup ayıları iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyorlar.Polar bears are threatened by climate change.
Başkan, iklim değişikliğinin bir aldatmaca olduğuna mı inanıyor?Does the president believe climate change is a hoax?
Sami bir değişikliğe ihtiyacı olduğuna karar verdi.Sami decided he needed a change.
Değişikliği fark etmedim.I didn't notice the change.
Herhangi değişikliği fark etmedim.I didn't notice any change.
Değişiklik olsun diye kırsal alana gidelim mi?Shall we go to the countryside for a change?
Tom bir değişikliğe ihtiyacı olduğuna karar verdi.Tom decided he needed a change.
Tom bir değişikliğe ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed a change.
Tom bazı değişiklikler yapacak.Tom will make some changes.
Sami değişik ülkelerden Müslümanlarla tanıştı.Sami met Muslims from various countries.
Günümüz insanları daha değişik düşünüyor.People today think differently.
Neden bir değişiklik olsun diye aynaya bakmıyorsun?Why don't you take a look in the mirror for a change?
Tom değişiklikler yapacak.Tom is going to make changes.
Hangi değişiklikleri yapmalıyız?What changes should we make?
Tom'un bir değişikliğe ihtiyacı var.Tom needs a change.
Tom bize hangi değişikliklerin yapılması gerektiğini söyledi.Tom told us what changes he thought should be made.
Tom bize hangi değişiklikleri yapmamız gerektiğini düşündüğünü söyledi.Tom told us what changes he thought we should make.
Tom planlarında değişiklik yaptı.Tom has changed his plans.
Sami bazı değişiklikler yapmaya hazırdı.Sami was ready to make some changes.
Birçok büyük değişiklik beklemiyorum.I don't expect many major changes.
Değişiklikler zaten yolda.Changes are already under way.
Tom'un çok değişik bir bireysel dili var.Tom has a very distinct idiolect.
Bu sözcüğün en az üç değişik anlamı var.That word has at least three different senses.
Değişik bir şey denemek istiyorum.I want to try doing something different.
Şu değişikliği öneririm.I would suggest the following change.
Çizelgemde biraz değişiklikler yaptım.I've made some changes to my schedule.
Saçınızda ya da tırnaklarınızda bir değişiklik fark ettiniz mi?Have you noticed any changes in your hair or nails?
Benlerinizin boyut ya da renginde bir değişiklik fark ettiniz mi?Have you noticed a change in the size or color of moles?
Neden değişiklik için yürüyüşe çıkmıyoruz?Why don't we take a walk for a change?
Neden değişiklik olsun diye dışarıda yemiyoruz?Why don't we eat out for a change?
Havadaki değişiklik aniydi.The change in weather was sudden.
İklim değişikliği konusunda ne yapabiliriz?What can we do about climate change?
Buradaki gelenekler oldukça değişik.The customs here are pretty different.
Neden Manon hakkında iki değişik opera bulunmasın?Why shouldn't there be two operas about Manon?
"RT @PolatYagci: Madem sen yazmıyorsun bu sefer değişiklik...""RT @PolatYagci: Madem sen yazmıyorsun bu sefer değişiklik..."
Herhangi yeni bir büyük proje veya politika değişikliği önerilmedi”.No new major projects or changes of policy have been introduced."
Buna ek olarak, askeri konularda bir ikinci önemli değişiklik 2003 yılında yapılmıştır.In addition, a second major change in military affairs was made in 2003.
On the Condition of Foreigners, 1860'ta göçmenler için siyasi değişikliklere yardımcı olan eser.On the Condition of Foreigners, which helped to assist political changes for immigrants in 1860.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett once said to me, 'There are different styles in the work.
Gerçekten de tamamen bir değişiklik yap, fundalığı dene.Make a thorough change indeed, try the heath.
Windows Vista ve ardılları, menüye ufak değişiklikler ekledi.Windows Vista and its successors added minor changes to the menu.
Günümüz Altıncı Cumhuriyet, 1987'de yapılan son önemli anayasa değişikliği ile başladı.The current Sixth Republic began with the last major constitutional revision in 1987.
Bu değişiklik 2006 yılının yaz aylarında Güney Afganistan'da yapıldı.This change was made in southern Afghanistan in the summer of 2006.
Ertesi gün benim önerdiğim değişikliklerle geri geliyor."Then he would come back the next day with the changes I had suggested.