değişik ile cümle

değişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı değişikler yapmamız gerekiyor.We need to make some changes.
Değişikler olmak zorunda olacak.There'll have to be changes.
Değişiklik olsun diye keyfine bak.Enjoy yourself for a change.
Tom çok değişiklik yaptı.Tom made many changes.
O bir iklim değişikliği inkarcısıdır.He's a climate change denier.
İklim değişikliği gerçektir.Climate change is real.
Tom'un değişik damak zevkleri var.Tom has varied tastes.
Onlar değişiklik istiyor. Onlar bir yerde kalmaktan nefret ediyor.They want change. They hate staying in one place.
Bu orman değişik türlerle doludur.This forest is full of diversity.
Artık burada buna katlanamıyorum. Bir manzara değişikliğine ihtiyacım var.I can't stand it here any longer. I need a change of scenery.
O bir değişiklik fark etti.She noticed a change.
Değişiklik zamanıydı.It was time for a change.
Bazı değişiklikleri yapma zamanı.It's time to make some changes.
Bu bir değişiklik olur.That would be a change.
Bir değişiklik olmayacak.There isn't going to be a change.
Arabamın yağ değişikliğine ihtiyacı olduğunu nasıl anlarım?How do I know when my car needs an oil change?
Tom herhangi bir değişiklik fark etmedi.Tom didn't notice any change.
Planlarda bir değişiklik oldu.There's been a change of plans.
İklim değişikliği gerçektir ve buna insanlar sebep oluyorlar.Climate change is real and it's caused by humans.
Yarına kadar gerekli değişiklikleri yapabileceğimize inanıyorum.I believe we can make the necessary modifications by tomorrow.
Sanırım bazı değişiklikler yapma zamanı.I think it's time to make some changes.
Sanırım bazı değişiklikler yapmamızın zamanı.I think it's time we made some changes.
Tom fiyat değişikliği hakkında bir bildirimde bulundu.Tom put up a notice about the change in price.
Değişiklik olsun diye süslü bir restoranda yemek yemek güzel olurdu.It would be nice to eat at a fancy restaurant for a change.
Mercan resifleri iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyor.Coral reefs are threatened by climate change.
İklim değişikliği hakkında ne biliyorsun?What do you know about climate change?
Tutum değişikliği nasıl sağlanabilir?How can a change of attitude be achieved?
İklim değişikliği küresel bir sorundur.Climate change is a global problem.
"İklim Değişikliği" mi yoksa "Küresel Isınma" mı demem gerekir?Should I say "Climate Change" or "Global Warming"?
Bu önemli bir değişiklik.This is a significant change.
Bu dünyanın genelindeki iklim değişikliği herkesi endişelendirdi.The climate change around this world worried everyone.
Son günlerde buralarda yapılan büyük değişiklikler vardı.There've been some big changes made around here recently.
Buralarda yapılan bazı büyük değişiklikler vardı.There've been some big changes made around here.
Bir değişiklik olursa beni ara.Call me if there's a change.
Herhangi bir değişiklik olursa beni ara.Call me if there's any change.
Sanırım bir mekan değişikliğine ihtiyacımız var.I think we need a change of scenery.
Sizin sadece bir mekan değişikliğine ihtiyacınız var.You just need a change of scenery.
Neden bir değişiklik olsun diye dinlemeyi denemiyorsun?Why not try listening for a change?
Hiçbir değişiklik yok.There's no change.
Tom bazı değişikler yapacak.Tom is going to make some changes.
Değişiklik asla kolay değil.Change is never easy.
İyi bir değişiklik asla çok geç gelemez.A good change can never come too late.
Bu tür değişiklikler sanatçının el çabukluğundan daha fazla bir şey değildir.Such changes are nothing more than the artist's legerdemain.
Tom gerekli tüm değişiklikleri yaptı.Tom has made all the necessary changes.
Yapmam tavsiye edilen değişikliği yaptım.I've made the change I was advised to make.
Bu güzel bir değişiklik.It's a nice change.
Bu hoş bir değişiklik.This is a nice change of pace.
Plan için birkaç değişiklik yapmaya itirazım yok.I don't mind making a few changes to the plan.
Küresel iklim değişikliği, insanlığın karşılaştığı en büyük tehditlerden biridir.Global climate change is one of the greatest threats facing humanity.
Karbon kirliliği, iklim değişikliğinin en büyük itici güçtür.Carbon pollution is the biggest driver of climate change.
Bir değişiklik için hazır olabilirim.I might be ready for a change.
Tom değişiklik tarafından şaşkındı.Tom was bewildered by the change.
Gerçek bir değişiklik yapmanız gerekiyor.You need to make a real change.
Senin birkaç değişiklik yaptığını görüyorum.I see you made a few modifications.
Ani bir plan değişikliği oldu.There's been a sudden change of plans.
Planlarla ilgili ufak bir değişiklik var.There's been a slight change of plans.
Bir sahne değişikliğine ihtiyacım var.I need a change of scenery.
Erkek kardeşim isim değişikliğine gidiyor.My brother is getting a namechange.
Değişiklikler kademeliydi.The changes have been gradual.
Tom birkaç değişiklik fark etti.Tom noticed a couple of changes.

İlgili Sayfalar