değişik ile cümle
değişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O bir hava değişikliği için Atami'ye gitti.He went to Atami for a change of air.
Gerekli değişiklikler yapıyor.He makes necessary changes.
Onun ani akıl değişikliğine çok şaşırdım.I was very much surprised by her sudden change of mind.
O, çok hoş bir değişikliktir.It's such a nice change.
Ben benim adres değişikliğini postaneye bildireceğim.I am going to inform the post office of the change of my address.
Biz değişik başlıklarda konuştuk.We talked about various topics.
Diyetinizde bir anda dramatik değişiklikler yapmaya çalışmayın.Don't try to make dramatic changes to your diet all at once.
Onun maaşı düşük bu yüzden değişik işler yapmak zorunda.His salary is low so he has to do odd jobs.
Yaşlı bir askeri adamda bir görüş değişikliği neredeyse bilinmiyor.A change of opinions is almost unknown in an elderly military man.
Herhangi bir değişiklik var mı?Have there been any changes?
Herhangi bir değişiklik oldu mu?Have there been any changes?
Her zaman değişikliğini say.Always count your change.
Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.The government was obliged to make changes in its foreign policy.
Yeni yasa, eğitim sistemine önemli değişiklikler getirecektir.The new law will bring about important changes in the educational system.
Gerçekten sahne dekorunda bir değişiklik kullanabilirim.I could really use a change in scenery!
İspanyolcada, değişiklikleri ve dönüşümleri göstermek için birçok farklı ifadeler vardır.In Spanish, there are many different expressions to indicate changes and transformations.
Ben onun ani ruh hali değişikliğine oldukça şaşırdım.I became quite astonished by his sudden change of mood.
Onlar teklifte birçok değişik yaptılar.They made many changes in the proposal.
Değişiklikler yapılmadı.The changes were not made.
Değişiklik ilk olarak 1789'da önerildi.The amendment was first proposed in 1789.
Değişiklik için birkaç sebep vardı.There were a number of reasons for the change.
On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.The Thirteenth Amendment freed all Negro slaves.
Sosyal değişikliğe acil bir ihtiyaç var.There is an urgent need for social change.
İklim değişikliğinin yaşamlarımızı nasıl etkileyeceğini anlamaya acil bir ihtiyaç var.There is an urgent need for understanding how climate change will affect our lives.
Ne tür değişiklikler yapmamızı istiyorsunuz?What kind of changes do you want us to make?
O kasede değişik türde şekerleme var.There are various kinds of candy in that bowl.
Tom Mary'de bir değişiklik fark etti.Tom noticed a change in Mary.
Tom ofisinde değişik elbiseler bulundurur.Tom keeps a change of clothes in his office.
Tom değişikliklerin ona niçin söylenilmediğini bilmek istedi.Tom demanded to know why he hadn't been told about the changes.
Tom kesinlikle değişik fikirler öne sürdü.Tom certainly came up with some interesting ideas.
Tom bir değişiklik yapmak istedi.Tom wanted to make a change.
Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of scenery.
Tom'un hız değişikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of pace.
Değişiklik yapmam gerekiyorsa bana bildir.Let me know if I need to change.
Annem değişiklik olsun diye yürüyüşe çıkmamı tavsiye etti.My mom advised me to take a walk for a change.
O, plandaki değişikliği bana anlattı.He told me about the change in the plan.
O, plandaki değişiklikler hakkında beni bilgilendirdi.He informed me about the changes in the plan.
Bu ürün hakkında bazı değişiklikler yapabilir miyim?Can you make some alterations on this product?
Suriye rejim değişikliğinden sonra hangi yönde gelişecek?In which direction will Syria develop after the regime change?
Büyük değişiklikler ayakta.Big changes are afoot.
Herhangi bir değişikliğin yok mu?Don't you have any change?
Değişiklikler çabuk geldi.Changes came quickly.
Birkaç değişiklik yaptım.I made a few changes.
Bazı değişikler yapmak istiyorum.I want to make some changes.
Değişiklik olsun diye oturmak istiyorum.I want to sit down for a change.
Onlar değişik ebatlarda üretilmektedir.They are manufactured in various sizes.
Bir değişiklik için neden daha yapıcı bir şey yapmıyorsun?Why don't you do something constructive for a change?
Değişiklikler yapıyorum.I'm making changes.
Değişikliği fark etmedi.He didn't notice the change.
Bir sahne dekoru değişikliğinin bizi iyi yapabileceğini düşündüm.I figured a change of scenery might do us good.
Değişikliğe gitmeliyim.I should go change.
Sadece bir değişiklik yapmak istedim.I just wanted to make a change.
Bazı değişiklikler yaptım.I made some modifications.
İstediğin değişiklikleri yaptım.I made the changes you asked for.
Değişiklik zamanı diyorum.I say it's time for a change.
Sanırım bir değişiklik için hazırım.I think I'm ready for a change.
Değişiklikler için Tom'u bilgilendirir misiniz?Would you inform Tom about the changes?
Henüz bir değişiklik için hazır değilim.I'm not ready for a change yet.
Ben bazı değişikler yapıyorum.I'm making some changes.
Bazı değişiklikler yapılmak zorunda olacak.There'll have to be some changes made.