değişen ile cümle
değişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gerektiğinde beş ile 15 gün arasında değişen sürelerde konuşlanmak için hazır bulunacak.It will be ready for deployment in five to 15 days, if necessary.
Yerel ekonominin değişen koşullara uyum sağlaması da söz konusu meseler arasında yer alıyor.Among them is the ability of the domestic economy to adapt to changing conditions.
Ankete, yaşları 15 ile 29 arasında değişen 1500 kişi katıldı.The poll's sample consisted of 1,500 people between 15 and 29 years of age.
LOT Evleri BH Barış Gücünün Değişen Yüzünü YansıtıyorLOT Houses Show Changing Face of BiH Peacekeeping
Sırbistan'ın Değişen Tüketim Yasası Dış Yatırımları Tehdit Edecek mi?Will Serbia's Amended Excise Law Threaten Foreign Investments?
Vekillerin çoğunu yaşları 40 ie 49 arasında değişen erkekler oluşturuyor.Most MPs are men between the ages of 40 and 49.
Değişen bir manyetik kuadrupol moment elektromanyetik radyasyon üretir.A changing magnetic quadrupole moment produces electromagnetic radiation.
Çok kutuplularda (multipole) değişen kütle-akım kütle çekim radyasyonu verebilir.Changing mass-current multipoles can also give off gravitational radiation.
Sefe DeğiseniCepheid variables
Günü değişen bir tatil olmakla birlikte Ocak ayının son Cuma'sı kutlanılır.It is a "floating" holiday, observed on the last Friday of January.
Difiyodontlarda değişen dişlerin sayısı türden türe çeşitlilik gösterir.In diphyodonts, the number of teeth that are replaced varies from species to species.
31, 34 ve 38 yolcu arasında değişen kapasiteye sahiptir.The Diesel engine was positioned above the rear axle.
1970'lerde ele geçirilen yağlar, %10 ila %30 arasında değişen bir THC içeriğine sahipti.Hash oil seized in the 1970s had a THC content ranging from 10% to 30%.
Atom kütlesi 66 ile 84 arasında değişen en az 10 nükleer izomer tanımlanmıştır.At least 10 nuclear isomers have been described, ranging in atomic mass from 66 to 84.
Okul ilk açıldığında, 1 ila 12. sınıf arasında değişen 236 öğrenci kaydoldu.When the school opened, it had 236 students enrolled in grades 1 to grade 12.
Genellikle 3 ila 8 sayısında değişen ışınlı çiçekler oval-yuvarlaktır.The generally 3 to 8 ray flowers are ovate to round.
Bu doğrultuda 55 uzunluğunda ve arasında değişen genişliğe sahiptir.In this direction it is 55 km (34 mi) long and between 5 and 29 km (3.1 and 18.0 mi) wide.
1997'de değişen şekli ile:This was changed in 1997:
Kireç taşı yatakları ile rengi değişen su, mavimsi-yeşil bir renk taşımaktadır.Altered by limestone deposits, the water maintains a bluish-green color.
Manzarası, yüksekliği 20 ila 200 m arasında değişen tekli ya da çoklu tepeleri içerir.Its landscape comprises solitary or groups of foothills, ranging in height from 20 to 200 m.
144. madde, para cezasından 2 yıl hapis cezasına kadar değişen cezalar öngörmektedir. [1]Article 144 provides for penalties varying from fines to two years' imprisonment.[5]
Enerji boşluğu, ligandların sayısına ve doğasına göre değişen Δo olarak etiketlenir.The energy gap is labeled Δo, which varies according to the number and nature of the ligands.
Her üç telefonda da değişen kapasitelerde UFS 3.1 depolama bulunur.All three phone models have UFS 3.1 storage in varying amounts.
Ayrıca dünya çapında, değişen sıklıkta düzenlenen ulusal ve kıtasal jamboreeler vardır.There are also national and continental jamborees held around the world with varying frequency.
Bunlar, yüksekliği 60 ila 80 m arasında değişen yaklaşık 275 şelaleyi içerir.They include approximately 275 falls, ranging between 60 and 80 m high.
Munchery, kullanıcılara sürekli değişen menüler sunan bir şefler topluluğuydu.Munchery was a conglomeration of chefs who offered continually changing menus to users.
Erikson'un psikososyal gelişim aşamaları, doğumdan yaşlılığa kadar değişen sekiz aşamayı içerir.Erikson's stages of psychosocial development include eight stages ranging from birth to old age.
Sürümler arasındaki tek fark, şablon başına değişen renk ve logoydu.The only differences between versions were the color and logo that changed per template.
Tüm bu çalışmalardan geçen ortak nokta Hamilton'un "Değişen Eylem" ilkesidir.The common thread running through all this work is Hamilton's principle of "Varying Action".
PB ise elektrokromiktir-- yani indirgenme ile maviden renksize değişen.PB is electrochromic—changing from blue to colorless upon reduction.
Tarzları ana akım cazdan ana akım rock'a kadar değişen birçok gruplarla sahne aldı.He performed with bands whose styles ranged from mainstream jazz to mainstream rock.
Gamergate genellikle "oyuncu "nun değişen kültürel kimliğine bir tepki olarak kabul edilir.Gamergate is often considered to be a reaction to the changing cultural identity of the "gamer".
Değişen çevreChanging environment
MIUI 11'de günün saatine göre kendiliğinden değişen bildirim ve alarm sesleri bulunur.MIUI 11 has notification and alarm sounds that change their sounds depending on the time.
Kullanıma göre değişen 4800 ile 7500 seyirci kapasitelidir.It has a seating capacity of 4,800 to 7,500 spectators depending on its use.
Türlerin çoğu, çizgilerden yamalara ve noktalara kadar değişen desenli bir görünüme sahiptir.Most of the species have a patterned appearance, ranging from stripes to patches to spots.
Zaman içinde değişen birçok qualia tanımı vardır.There are many definitions of qualia, which have changed over time.
Mikroskoplar için Barlow lensler, 0,3× ila 2× arasında değişen büyütme oranlarıyla bulunabilir.Barlow lenses for microscopes can be found with magnifications ranging from 0.3× to 2×.
Değişen ekimin bir sonucu olarak terk edilen arazi hariçtir. [1]Land abandoned as a result of shifting cultivation is excluded.[1]
1998 ile 2018 arasında değişen Dünya Bankası verilerine dayanmaktadır.[1]Based on World Bank data ranging from 1998 to 2018.[1]
Tıbbi veya meslekten olmayanların kullanımına göre değişen birkaç tanım vardır.There are several definitions that vary by technical versus layman's usage.
Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzüLivewired: The Inside Story of the Ever-Changing Brain
25 € ile 150 € arasında değişen para cezaları.Fines, ranging from €25 to €150.
Bu yazılar, uzunlukları bir cümleden uzun paragraflara kadar değişen alıntılar şeklindedir.These writings take the form of quotations varying in length from one sentence to long paragraphs.
Ayrıca kullanılan tahıl çeşidine göre değişen burger dokusunu da sağlarlar.They also provide texture to the burger, which can change depending on the type of grain used.
Değişen bu aktivasyon, STS’yi fonolojik patika ile bağlantılı yapmaktadır. [1]This changing activation links the STS with the phonological pathway.[1]
Bu, kristal boyunca uzamsal olarak değişen bir kırılma indisi ızgarasının oluşmasına neden olur.This causes a spatially varying refractive index grating to occur throughout the crystal.
Pembe oyların önemi değişen zamanla birlikte oldukça artmıştır.The significance of pink vote has increased considerably with the changing times.
Değişen zamanChanging times
Dinozorların değişen betimlemesiChanging portrayal of dinosaurs
Güney Hint Okyanusu'ndaki Uçuş 370 için değişen arama bölgeleri.The shifting search zones for Flight 370 in the Southern Indian Ocean.
Meyveler küçük, beyazdan pembeye doğru değişen renkte ve tohumları pürüzsüzdür.The fruits are small, white to able pink and seeds are smooth.
Bölüm 5'teki ön prodüksiyon, temel olarak sık sık değişen senaryo nedeniyle zorluydu.Pre-production on Part 5 was challenging primarily due to the frequently changing script.
Farklı nedenlerle, farklı zamanlarda değişen iki şeyi birbirine bağlamak kötü bir tasarım olur.It would be a bad design to couple two things that change for different reasons at different times.
Kuzey Amerika ve Avrupa'nın yanı sıra cinsiyet rolleri de değişen başka bölgeler de var.Besides North America and Europe, there are other regions whose gender roles are also changing.
Çalışma alanı astrofotometri, astrometri ve değişen yıldızların incelenmesini içeriyordu.His field of work included astrophotometry, astrometry, and the study of variable stars.
Yaşamımda değişen hiçbir şey yok.In meinem Leben gibt es nichts zu ändern.
Bir Delta Scuti değişeni olduğundan şüphelenilmektedir.Er gehört zu den Delta-Scuti-Veränderlichen.
O zamandan beri, marka kendini yeni bir tasarımla ve değişen bakım formülleriyle sunmuştur. ^ SayfasıDie Marke präsentiert sich seitdem in einem neuen Design und mit veränderten Pflegerezepturen.
Oyunda ayrıca değişen hava şartları ve mevsimler de bulunmaktadır.Auch die Wetterverhältnisse und die Jahreszeiten ändern sich im Verlauf des Spiels.