değişen ile cümle
değişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çeşitlerine göre değişen özel yetenekleri vardır.They all have special abilities that vary.
Panenteizme göre tanrı hem değişmeyen (mutlak), hem de değişendir (göreli).It is not God who changes but the ability to perceive God that changes.
Gövdesinin geri kalan kısmı değişen büyüklükte siyah benekleri olan soluk kahverengidir.The rest of the upperwing is a blackish colour.
"Değişen değerler, insanlar ve milletler"."Types, Values, and Variables".
Ancak anonimliğin değişen dereceleri vardır.However, there is only anecdotal evidence of protection.
Dünyadaki haşhaş, afyon ve eroinin %80-%90 arasında değişen oranı Afganistan'dan çıkıyor.Eighty to 90 percent of the world's poppy, opium and heroin, comes out of Afghanistan.
R'yi azalttığınızda değişen çok fazla fiziksel parametre vardır.And there are lots of physical parameters that change as you reduce R.
Azimuth ise kuzeyden ölçülen doğudan 0 ile 360 arasında değişen bir değişkendir.Pole has no well defined longitude. We have the horizon.
Değişen iklim nedeniyle tehdit altındalar.They're under threat because of changing climate.
Ama kız kardeşinin onun değişen hafta boyunca orada kaldı olabilirdi yollar.But he could have well stayed there for weeks without his sister's changing her ways.
Değişen taban seviyesi hakkında.And this is about shifting baseline.
İkinci hikaye de, aynı zamanda başka bir kavramı gösteriyor, değişen bel ölçüsü.The second story, also to illustrate another concept, is called shifting waistline.
Değişen bir şey yoktu, fakat her şey değişmişti.So nothing has changed, but everything has changed.
Değişen özellik ve seviyede tonlarca farklı nesne olacağını da söylüyoruz.We also say there's going to be loads of other items of varying qualities and levels of excitement.
Bu durumda bizim eğimimiz, x ile birlikte değişen y'nin değişimidir. y'nin değişimidir.So our slope in this situation would be change in y divided by change in x.
Fakat bugün değişen ben oldum.But today I have been transformed.
Ve değişen şey bir sanat türünde beklemediğiniz bişey, o da matematik.And what changed is something you might not have expected in an art, which is math.
Siz TED'ciler aracılığıyla değişen bir dünyaya şahitlik etmeyi gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I really look forward to witnessing a transforming world by you, TEDsters.
Değişen, kullanılabilen dokuların dengesiydi.What changed was the balance of the tissues available.
Burada; iks, sıfıra yaklaşırken değişen tek yer parantez içindeki ifade.So this-- The base is the only thing that's going to change as I take-- as x approaches 0.
Ve değişen bu oldu.And this is what transformed.
Kaçınız rengi değişen karelerin her birini farketti?How many of you noticed that every one of those squares changed color?
Öncelikle çünkü, beyin rahatsızlıkları için, davranış en son değişen şeydir.Well first because, for brain disorders, behavior is the last thing to change.
Böylesine değişen karşılaştırmalar mantıklı kararlar vermeye çalışırken başa bela olur.This problem of shifting comparisons can bedevil our attempts to make rational decisions.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.The problem of shifting comparisons is even more difficult when these choices are arrayed over time.
Şehir bilgiyle yaşıyor... ...ve değişen koşullara adapte olma şansı elde ediyor.Information keeps it alive... ...and provides the tools to adapt to changing conditions.
Çok kötü ile çok iyi arasında değişen bir skalada, nasıl hissediyorsunuz?How do you feel, on a scale ranging from very bad to very good?
Değişen şey de işte bu.And this is what changed.
Bir anda, bir anlık parlar, tek değişen yeteneğimiz sonsuza kadar sürecek varlığımız.ln an instant, a radiant instant, one capable of changing our existence forever.
Değişen iklimin yerleşik hayatımıza etkilerinin ne olduğunu bilmiyor muyuz?Don't we already know the consequences of a changing climate on our settled civilization?
Daha sonraları,hiç kimse adaların varlığından emin olamadı değişen akıntılar,hayalet gibi sislerBut then nobody was even sure the islands existed shifting currents, mists, like ghosts
Ben, "Değişen roller" derim.I say, "intersectionality."
Dünya hayatını ahirete değişenler ALLAH yolunda savaşsınlar.Those who barter the life of this world for the next should fight in the way of God.
İmanı inkara değişenler, şüphesiz Allah’a bir zarar veremiyeceklerdir.Those who exchange blasphemy for faith will not harm God in the least.
Değişen ÇizgilerNameMorphing Lines
Değişen renkCycling color
Sadece Değişen RenkOnly Change Color
Sadece Değişen HavaiFişekOnly Change Fireworks
Değişen yıldızlar yükleniyorLoading Variable Stars
Hind' in Değişen Bulutsusuobject name (optional)Hind's Variable Nebula
Işık Eğrisi Amerikan Amatör Değişen Yıldız Gözlemcileri tarafından elde edildiLight Curve produced by the American Amateur Variable Star Observers
Yunanca' da 'astator' ('değişen')Greek'astator 'for'changing'
Plasma programcıkları için hızlı değişen hava durumu verileriNameRapidly Changing weather data for Plasmoids
Konumu değişen kişileri odaklaFocus on contacts who change location
Yıllar sonra is, değişen tek şeyin ölenlerin sayısının olduğu görülüyor.After years and years, the only thing that changes is the number of deaths.
Yaşları 18 ile 89 arasında değişen adayların yaklaşık %30'u kadınlardan oluşuyor.They range in age from 18 to 89, and nearly 30% of them are women.
Sanıklar, değişen sürelerle toplam 108 yıl hapse mahkum edildiler.Altogether, the defendants were sentenced to 108 years in prison, with individual sentences varying.
NATO’nun bölgedeki değişen varlığıAn evolving presence
Yaşları 13 ile 50 arasında değişen yaklaşık 570 uyuşturucu bağımlısı burada tedavi görüyor.About 570 drug addicts aged 13 to 50 receive treatment there.
Puanları 70-79,9 arasında değişen diğer 23 ülke ise "büyük ölçüde özgür" olarak sıralandı.Another 23 with grades in the range of 70-79.9 points were rated "mostly free".
Proje, maliyetleri 500 milyon ila 700 milyon euro arasında değişen toplam yedi safhadan oluşuyor.There will be a total of seven phases, costing between 500m and 700m.
G.C., yazılımları 20 ile 200 avro arasında değişen fiyatlara satıyordu.He was selling software for 20 to 200 euros.
Olimpiyatlarda yaşları 14 ile 18 arasında değişen toplam 3500 atlet yarışacak.A total of 3,500 athletes, ages 14 to 18, will compete.
Strauss-Kahn, "Değişen hiçbir şey yok."Nothing has changed.
Hırvat gazeteleri değişen pazar ve çetin rekabetle karşı karşıyaCroatian newspapers face changing market, tough competition
İki günlük yarışma boyunca ağırlıkları 3,5 ile 26 kilogram arasında değişen tek balıklar yakalandı.During the two days of competition, individual catches ranged between 3.5 and 26kg.
Değişen tek şey teknoloji.It's only the technology that changes.
Dokuz cezaevinde, kapasite yüzde 90 ile yüzde 250 arasında değişen oranlarda aşılmış durumda.In nine penitentiaries, the capacity has been exceeded by 90 per cent to as much as 250 per cent.
Şimdilik değişen pek bir şey yok.Little has changed for the time being.
Miktar, 800 milyon avroyla 1,1 milyar avro arasında değişen beklentileri aştı.The amount exceeded predictions, which had ranged from 800m euros to 1.1 billion euros.