Ana içeriğe geç
Sözlük

değerli ile cümle

değerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.زوجتي تعدها من بين أثمن اللحظات لديها كأم.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.ここから何を学んだか
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Au existat bijuterii false, pe care Gabrielle Chanel adora să le combine cu pietrele preţioase.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Có những món trang sức sân khấu, mà Gabrielle Chanel thích phối hợp với đá quý.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Der Modeschmuck, den Gabrielle Chanel lange funkelnden Edelsteinen vorzog.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Der var kostume-smykker, som Gabrielle Chanel elskede at blande med kostbare sten.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Er waren eens... ... toneeljuwelen, die Gabriëlle Chanel graag combineert met kostbare edelstenen.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Gabrielle Chanel yhdisteli mielellään pukukoruja arvokkaisiin jalokiviin.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.I gioielli fantasia che Gabrielle preferiva alle pietre preziose.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Je bila bižuterija ki jo je Gabrielle Chanel rada dodala dragim kamnom.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Kdysi dávno byla bižuterie, kterou Gabrielle Chanel velmi ráda kombinovala s drahokamy.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.인조 보석이 등장했습니다. 샤넬은 값비싼 진짜 보석보다 인조 보석을 선호했습니다.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Les bijoux fantaisie que Gabrielle Chanel préféra longtemps aux belles pierres.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Volt egyszer a divatékszer, amelyet Gabrielle Chanel ékkövekkel bolondított meg.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Біжутерію Габріель Шанель любила поєднувати з коштовним камінням.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.Имало ефектни изкуствени бижута, които Габриел Шанел обичала да смесва със скъпоценни камъни.
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.مجوهرات فنتازية التي كانت غابرييل شانيل تحب أن تمزجها مع الاحجار الكريمة
Gabrielle Chanel'in değerli taşlarla bir arada kullanmayı sevdiği imitasyon mücevherler vardı.宝石とコスチュームジュエリーを ミックスして身に付けることを好みました 首もとに全財産を飾りたてるような
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Bruttonationalproduktet måler alt, undtagen dét, som gør livet værd at leve."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""El producto interior bruto mide todo menos eso que hace que la vida valga la pena".
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer."연설을 끝맺었습니다. "GDP는 모든 요소를 측정합니다. 삶을 가치있게 해주는 요소를 제외하고 말이죠."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Het bruto nationaal product meet alles behalve dat wat het leven de moeite waard maakt."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Il Prodotto Interno Lordo misura tutto tranne i motivi per cui vale la pena vivere"
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""le produit national brut mesure tout sauf ce qui donne de la valeur à la vie."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""měří všechno kromě toho, "co činí život smysluplným."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""O produto interno bruto "mede tudo exceto aquilo que dá valor à vida."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Produk nasional bruto mengukur semuanya kecuali apa yang membuat hidup berarti."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Produkt narodowy brutto określa wszystko poza tym, co sprawia, że życie jest coś warte."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Produsul național brut măsoară totul exceptând lucrurile care fac ca viața să merite să fie trăită."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer."" Tổng sản phẩm quốc gia đo lường được mọi thứ chỉ trừ cái mà làm cuộc sống đáng giá."
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Το ακαθάριστο εθνικό προϊόν μετράει τα πάντα εκτός από αυτό που δίνει αξία στη ζωή".
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Брутният национален продукт измерва всичко освен това, което прави живота ценен".
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""Валовой национальный продукт измеряет всё кроме того что именно наполняет жизнь смыслом".
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer.""התוצר הלאומי הגולמי "מודד הכול מלבד "מה שהופך את החיים לבעלי ערך".
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer."" ان الناتج القومي المحلي يمكن على اساسه قياس كل شيء الا ما الذي يجعل الحياة جديرة بالاهتمام "
"Gayrisafi milli hasila yasami degerli kilanlar disindaki her seyi olcer."全てを測ることができる 人生の価値を高めるもの以外は」 何ということでしょう
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.De waarheid is dat spreken grote waarde heeft voor het kind. Het kind wint veel door met je te praten.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.En réalité, parler a beaucoup plus d'importance pour l'enfant. L'enfant peut obtenir beaucoup en vous parlant.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.사실은, 말하기가 아이에게 더 큰 의미가 있다는 겁니다. 아이들은 여러분에게 말을 걸면서 많은 것을 얻을 수 있습니다.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.Liczy się to, że mowa dla dziecka ma ogromną wartość. Dziecko dużo ma z tego, że potrafi mówić.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.Истината е, това говорене има ли голяма стойност за дете. Детето може да научи много само като говори с вас.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.האמת היא שלדיבור יש ערך רב לילד; הילד יכול לקבל הרבה מלדבר אתכם.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.الحقيقة هي، ان للتحدث قيمة كبيرة عند الطفل. لان الطفل يمكنه اكتساب الكثير من خلال التحدث معك.
Gerçek, konuşmanın çocuk için çok değerli olduğu, çocuk sizinle böyle konuşabiliyor.しゃべれば相手から得る事がたくさんありますが 読み書きは役に立ちません
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.És ez hasznos, értékes.
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.Es realmente útil, tiene valor.
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.그것은 실제로 유용합니다. 가치가 있지요.
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.Они по-настоящему полезны, у них есть ценность.
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.למעשה הנתונים מועילים. יש להם ערך.
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.إنها مفيدة في الواقع. لديها قيمة.
Gerçekten faydalıdır. Değerlidir.自分の会社で使うことができます
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.Cele mai scumpe proprietăți urbane -
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.Die teuersten Grundstücke auf diesem Planeten in jeder Stadt --
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.Il più costoso bene immobiliare su questo pianeta in ogni città --
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.La propiedad más cara del planeta en cada ciudad, Wilshire Boulevard, o la Quinta Avenida, o Tokio, o París;
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.Najdroższe nieruchomości w każdym mieście,
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.모든 도시에서 이것들은 지구상에서 가장 비싼 소유품이 되었습니다 Wilshire Boulevard에서나 Fifth Avenue에서나 도쿄, 파리에서나
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.הן הפכו גדולות יותר, הן התרחבו. הנדל"ן היקר ביותר בכוכב הלכת הזה, בכל עיר --
Gezegendeki her şehirden birçok değerli gayrimenkul de... ... örneğin, Wilshire Bulvarı, 5.ロサンゼルスのウィルシャ-ブルバード、 ニューヨークの五番街、東京、パリ - もっとも高価な場所はダウンタウンです
Gördüğünüz gibi, periyodik tabloda aşağı indikçe , değerlik elektronu daha fazla metallerle karşılaşırsınız. -그리고 여러분도 알다시피, 주기율표의 아래로 가면 더 여러 종류의 원자가전자들을 가질 수 있다는 것을
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod