Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Thời gian có nhiều ý nghĩa đối với một số người hơn là một số khác.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Tid betyder mere for nogle mennesker end andre.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Tijd betekent meer voor sommige mensen dan voor anderen.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Timpul înseamnă mai mult pentru unii decât pentru alţii.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Zeit bedeutet für einige Menschen mehr als für andere.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Ο χρόνος μετράει περισσότερο σε κάποιους ανθρώπους.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Для кого-то время значит больше, для кого-то — меньше.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.За някои хора, времето означава повече, отколкото за други.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.לזמן יש משמעות רבה יותר לחלק מהאנשים
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.ان الوقت يعني اكثر لبعض الناس عن البعض الآخر
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.就職の面接に行こうとしているならば
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Az érvem az, hogy kapcsolathálóink értékesek.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Beh, la tesi che vorrei sostenere è che le reti sociali hanno un valore.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Bem, a perspectiva que eu gostava de defender é que as redes têm valor.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Bueno, el argumento que me gustaría plantear es que las redes tienen valor.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Chcel by som najmä vysloviť tvrdenie, že siete majú hodnotu.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Cóż, teoria którą chciałbym zaproponować jest taka, że sieci mają wartość.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Ei bine, punctul pe care aș vrea să-l ating este că rețelele au valoare.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Hé bien, la raison que je voudrais avancer, c'est que les réseaux ont une valeur.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Jadi, argumen yang ingin saya sampaikan adalah jaringan sosial memiliki makna.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Jamen, argumentet jeg gerne vil fremføre er, at netværk har en værdi.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.제가 주장하고자 하는 것은, 연결망이 가치를 지닌다는 것입니다.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Luận điểm tôi muốn đưa ra đó là các mạng lưới có nhiều giá trị.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Mijn argument is dat netwerken waardevol zijn.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Nun, mein Argument ist, dass Netzwerke einen Wert haben.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Λοιπον, η θεση μου ειναι οτι τα δικτυα εχουν αξια.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Е, твърдението, което бих искал да изкажа е, че мрежите имат ценност.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Я хочу выдвинуть тезис, что сети имеют ценность.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.היא גם תכונה שבחלקה תורשתית. עכשיו, מה הנקודה של כל זה?
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.حسناً، النقاش الذي أرغب في طرحه هو أن للشبكات قيمة.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.一種の社会資本と言えます
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Alors peut-être devons-nous tous laisser à nos enfants un héritage de valeurs, et pas un héritage financier.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Así que puede que todos necesitemos dejar a nuestros hijos un legado de valores, y no uno económico.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Dus misschien moeten we allemaal onze kinderen een nalatenschap met waarde geven, en niet een financiële.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Joten ehkä meidän kaikkien tulisi jättää lapsillemme arvojen perintö taloudellisen sijasta.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.그렇기 때문에, 아마도 우리 모두는 우리 아이들에게 값진 유산을 남겨야 할 것 같습니다. 금전적인 것이 아닌,
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Možná všichni potřebujeme nechat svým dětem hodnotný odkaz a ne finanční bohatství.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Možno všetci potrebujeme nechať svojím deťom hodnotný odkaz a nie finančné bohatstvo.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Poate că ar trebui să ne părăsim copiii lăsându-le o moştenire de valoare, iar nu una financiară.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Talán mindannyiunknak értékes örökséget kellene hagynunk a gyerekeinkre pénzt helyett.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Vậy có lẽ chúng ta nên để lại cho con cháu của mình, một di sản quý giá, không phải là tiền bạc.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Vielleicht sollten wir alle unseren Kindern ein Erbe mit Werten hinterlassen, nicht finanzielle Werte.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Więc może wszyscy powinniśmy zostawić naszym dzieciom w spadku pewne wartości, a nie tylko pieniądze.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Ίσως όλοι μας πρέπει να αφήσουμε στα παιδιά μας μία κληρονομιά αξιών, και όχι μία οικονομική.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Може би всички трябва да оставим на децата си наследство от ценности, а не финансово.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Можливо нам слід залишати у спадок своїм дітям цінності, а не гроші.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.Так что может быть нам всем надо оставить нашим детям наследие ценностей, а не финансового благополучия.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.אז אולי כולנו צריכים להשאיר לילדינו מורשת ערכית, ולא כלכלית.
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.لذا ربما سنحتاج ترك لأولادنا ميراث قيّم، وليس ثروة مالية
Belki de hepimiz çocuklarımıza değerli bir miras bırakacağız, parasal anlamda değil.価値ある遺産を残す必要があります。金銭的なものではなく 個人的に心打つ価値あるものを
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli. Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Uważam, że są to niezwykle cenne informacje, pozwalające podążać naukowcom w odpowiednim kierunku.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Azt hiszem, ezek a források hihetetlenül értékesek.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Cred că aceste resurse sunt incredibil de valoroase.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Creo que estos recursos son muy valiosos.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Ich halte diese Mittel für unglaublich wertvoll.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Ik denk dat deze middelen ongelooflijk waardevol zijn.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Jag tror att de här resurserna är väldigt värdefulla.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Jeg mener at disse ressourcer er utrolig værdifulde.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.Je pense que ces ressources sont extrêmement précieuse.
Bence bu kaynaklar olağanüstü derece değerli.전 이 자료들이 엄청난 가치를 지닌다고 생각합니다.