Ana içeriğe geç
Sözlük

değerli ile cümle

değerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fayansı, yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı.Cijenimo ga kao dragi kamen.
Cedric Maxwell finallerin en değerli oyuncusu seçilmiştir.Cedric Maxwell je izabran za najkorisnijeg igrača finala.
2009 Pac-10 turnuvasının en değerli oyuncusu seçildi.Još je izabran u najbolju momčad turnira Pac-10 konferecnije.
Babelsberg Filmstüdyosu dünyada en eski tarihsel değerli geniş skalalı film stüdyosuna sahiptir.Filmstudio Babelsberg ima povijesni značaj kao najstariji veliki filmski studio na svijetu.
Tim Duncan finallerin en değerli oyuncusu seçilmiştir.Duncan je izabran za najkorisnijeg igrača finalne serije.
Aslında kendisi ilerisi için çok değerli tecrübeler kazandırdı.One su ustvari te koje su mnogo zaslužne za njegov uspjeh.
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.S tim niskim kamatima počeo je ubrzani rast cijena nekretnina u SAD.
Kobe Bryant geçen seneden sonra bir kez daha finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Kobe Bryant proglašen je za najkorisnijeg igrača ovogodišnjeg finala.
Su kurak Asya için uluslararası sorunlara yol açacak kadar değerli bir kaynaktır.Voda je krajnje vrijedan resurs u aridnoj Srednjoj Aziji, te može dovesti do značajnih međunarodnih sporova.
Hiçbir şampiyonluk insan hayatından daha değerli değildir.Osjećam da sve to više nije vrijedno življenja.
Burada da iç kısımlarda ormanlar, değerli tropik ağaçlar barındırırlar.Vrlo je značajno i šumsko gospodarstvo (sječa skupocjenih tropskih stabala).
Güncel olarak dört değerlikli bir aşı bulunmaktadır.Bu aşı tüm dört aşının birleşimi olarak mevcuttur.Danas postoji kvadrivalentno cjepivo koje je kombinacija sva 4 navedena cjepiva.
Günümüzde en yaygın olarak altın gibi değerli metallerin ağırlığını ölçmek için kullanılır.Danas se u svijetu najčešće koristi kao mjerna jedinica za količinu nafte.
Ancak, bunun karşılığında Hunlara çok fazla değerli eşya vermiştir.To područje je kopačima donijelo mnogo zlata.
Görünen o ki, başlangıçta değerli bir rehineydi.U početku je to bio relativno mali posjed.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Isit se postupak primjenjuje i za odabir dijamanata i dragog kamenja.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Veliku ulogu u ovom procesu odigrale su i obavještajne službe razvijenih zemalja.
Saklanan kutunun ilk bulan kişisi en değerli hediyeye sahip olan kişidir.Jedan od glavnih likova u prvoj epizodi vlasnik je restorana.
Bir yılda tüketilen İgunaq'lar oldukça değerlidir.Magdalene iz godine u godinu su doista sramotno spori.
Burada değerli tecrübeler edindi.V tejto oblasti majú veľa cenných skúseností.
Babelsberg Filmstüdyosu dünyada en eski tarihsel değerli geniş skalalı film stüdyosuna sahiptir.Filmové štúdio Babelsberg má aj historickú hodnotu ako jedno z najstarších veľkých filmových štúdii na svete.
Nikelin oksitlenmiş hali genelde +2 değerliklidir ancak 0, +1, +3, +4 değerlikleri de gözlemlenmiştir.Najčastejší oxidačné číslo niklu je +2, i keď 0, +1, +3 a +4 Ni komplexy sú pozorované.
Mücevher Tasarımcısı Değerli taşV klenotníctve ako drahý kameň.
Benlik modeli, kişinin ne ölçüde kendini sevgiye layık, değerli bir birey olarak gördüğüdür.Chýba vnímanie partnera ako ľudskej bytoti zasluhujúcej si osobitú pozornosť a lásku.
21 yaşındaki cesur savaşçımız canından değerli tuttuğu toprağı uğruna kahramanca öldü."Zomrieť v prvých radoch je krásne, ak padne v boji chrabrý, statočný muž, bojujúci za svoju vlasť.
FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nın en değerli oyuncusu seçildi.Kližan zdolal hráča svetovej desiatky!
Yazılarında değerli ve önemli bilgiler yer almaktadır.V rukopisoch zanechal rozsiahle a dokumentačne cenné memoáre.
Bir elmas kemer, iki elmas saat, çok değerli dört-beş kılıç.Kvet má päťpočetný kalich, päťpočetnú korunu a desať tyčiniek.
Lezzetli eti ticari açıdan değerlidir.Z obchodného hľadiska je kryolipolýza profitabilná služba.
Saçları oldukça değerlidir.Vlasov ima več pomenov.
Alman oyuncu Dirk Nowitzki finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Nemec Dirk Nowitzki je proglašen za najbolj koristnega igralca prvenstva.
Buna rağmen ipek en değerli Çin ürünü olarak kalmıştır.Kljub vsemu pa je bil najbolj želen kitajski izdelek svila.
Sonuçta Mısır'dan çok değerli antik eserler çalındı, satın alındı ya da verildi.V Egipt so začeli odhajati zbiralci, ki so ukradli, kupili ali dobili veliko dragocenih antikvitet.
Bu performansıyla finalin En Değerli Oyuncusu (MVP)'si seçildi.Bil je proglašen za najkoristnejšega igralca(MVP) finala državnega prvenstva.
Burada değerli tecrübeler edindi.Tam je doživela kar nekaj zanimivih izkušenj.
Nikelin oksitlenmiş hali genelde +2 değerliklidir ancak 0, +1, +3, +4 değerlikleri de gözlemlenmiştir.Najpogostejše oksidacijsko stanje niklja je +2, čeprav najdemo tudi komplekse Ni v stanjih 0, +1 in +3.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Zaradi teh lastnosti so zelo uporabne v industriji.
Tüfek şu an nadir bulunmaktadır ve çok değerlidir.Danes so ti zlatniki izjemno redki in temu primerno visoko cenjeni.
Bu gün çok değerli bir şey buldum.Danes prinaša dosti veliko korist.
Edebiyat eleştirmenleri kendisini Arnavut çağdaş şiirinin değerli temsilcisi olarak tanımlamaktadır.Kelmendi je po mnenju številnih literarnih kritikov pristen predstavnik albanske sodobne poezije.
Koleksiyon özellikle resim tabloları alanında çok değerlidir.Posebej pomembna je pri fantazijskih slikanicah.
Kendisine değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, başarılar dileriz."Čestitam in želim še veliko uspehov!"
Toprağa uygulanacak elektrik akımları ile değerli bitkiler daha büyük ve daha hızlı büyütülecek.Tako je verjetnost, da se bodo razvile nove močne in zdrave rastline, večja.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Skozi zgodovino so pri razvoju unanija sodelovali številni pomembni zdravilci.
Kobe Bryant geçen seneden sonra bir kez daha finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Bryant je znova postal najkoristnejši košarkar finala.
Bu durum özellikle reklam sektöründe çok değerlidir.To je bilo še posebej dobrodošlo pri tiskanju kart.
İçinde çok değerli tablolar bulunur.V notranjosti je več dragocenih spomenikov.
Değerli malzemelerden yapılan küpeler mücevher kategorisine girerler.Iz drugih krajev izvira zlat nakit.
1997 ve 1999 yıllarında NBA'de en değerli oyuncu seçildi.1997 ir 1999 m. buvo tapęs naudingiausiu NBA žaidėju.
Michael Jordan dördüncü kez finallerin en değerli oyuncusu seçilmiştir.M. Džordanas ketvirtą kartą buvo pripažintas geriausiu finalo serijos žaidėju.
Cedric Maxwell finallerin en değerli oyuncusu seçilmiştir.S. Maksvelas buvo pripažintas naudingiausiu finalo žaidėju.
Müzenin en değerli eserleri lahitlerdir.Muziejuje saugoma plačiausia jo darbų kolekcija.
Bu yüzden yumurtaları çok değerlidir (500 bin pounda yakındır tanesi).Gyvena didelėmis kolonijomis (didžiausioje apie 500 000 perinčių porų ).
Değerli olmak önemli.Būti reikšmingu.
Honda, 2011 AFC Asya Kupası'nda en değerli oyuncu ödülüne layık görüldü.Ku Džačiolas tapo rezultatyviausiu 2011 m. AFC Azijos taurės žaidėju.
O toplumun dışlanmış, değerli olmayan bir parçası algısına kapılabilir.Čia pasijaučiama nereikšminga, anonimine minios dalimi.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Riaženkos skonis švelnesnis negu kefyro.
O değerli metaller için kullanılır.Naudojama dėl vertingos medienos.
Günümüzde iki teori mevcuttur: rezonans üreten değerlik bağı teorisi ve dönüş dalgalanması teorisi.Šiuo metu yra dvi perspektyvios nagrinėjimo kryptys: stygų teorija ir kilpinė kvantinė gravitacija.
Üzüm şarap için çok değerlidir.Kraštas labai tinkamas gaminti vynui.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod