değerlendirmek ile cümle

değerlendirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Onun yeteneğini değerlendirmek zordur.Capacitatea lui este greu de valorificat.
Örneğin tarihçi John Francis Lazenby, Termopylae'deki Grek yenilgisini bir hezimet olarak değerlendirmektedir.John Francis Lazenby úgy fogalmazott, hogy a görög vereség katasztrofális volt.
Böylece ağ yöneticisine sitesini değerlendirmek ve geliştirmek için olanak sağlar.Ez lehetővé teszi a webmesternek, hogy felmérje és javítsa az oldalukat.
Çözümü anlamanın bir başka yolu, en baştaki seçilmemiş iki kapıyı birlikte değerlendirmektir.A döntés gyakran nem könnyű, az alábbi eseten keresztül mutatom be a két lehetőséget.
30 Ocak 2012 Raw bölümünde Laurinaitis'in genel müdürlük performansını değerlendirmek için geri döndü.2012. január 30-i RAW-on feltűnik Triple H azzal az indokkal, hogy értékelje Laurinaitis teljesítményét.
Başarı çizgisini iki açıdan değerlendirmek istiyorum.Kirjoittaminen kännykällä onnistuu kahdella tavalla.
Fakat Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi bu harekâtı işgal olarak değerlendirmektedir.Τόσο τα Ηνωμένα Έθνη όσο και το Συμβούλιο της Ευρώπης, θεωρούν πως είναι εισβολή.
İleriki bahisler açısından, ıraksamayı temel bir yaklaşımla değerlendirmek de faydalı olur.For senere bruk, vil det også være nyttig å se divergensen på et fundamentalt nivå.
Şu anda Türk mahkemeleri aracılığıyla bu karara itiraz etmenin uygun yollarını değerlendirmekteyiz.Để phù hợp với Điều khoản này, ngày nay Thổ Nhĩ Kỳ đã thông qua một đạo luật bãi bỏ các tòa án này.
İhtiyaçları değerlendirmek.מספק את הצרכים.
Kuzey Kore'de insan hakları durumunu değerlendirmek ülkenin dışa kapalı doğası nedeniyle zordur.Състоянието на човешките права в Северна Корея е трудно за определяне заради затворения характер на страната.
30 Ocak 2012 Raw bölümünde Laurinaitis'in genel müdürlük performansını değerlendirmek için geri döndü.Трите Х се завърна в RAW на 30 януари 2012, за да оцени работата на Луринайтис като главен мениджър.
Aynı zamanda onkoloji hastalarında yaşam kalitesini değerlendirmek amacıyla da kullanılır.Također se koristi u onkološkim randomiziranim kontroliranim studijama kao mjera kvalitete života.
Vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetleri değerlendirmek.Súd skúma prijateľnosť a podstatu sťažností, ktoré sú mu zaslané.
Bu tür bilgiyi inanç olarak değerlendirmek doğru olur.Je správne označiť jej informácie za kľúčové?
İleriki bahisler açısından, ıraksamayı temel bir yaklaşımla değerlendirmek de faydalı olur.Za kasnejšo analizo bo koristno videti divergenco na osnovnem nivoju.
Şirketin kuruluş amacının yurt dışında çalışan Türk işçilerin tasarruflarını değerlendirmek olduğu açıklandı.Japonska vlada je prepoznala odgovornost podjetij za prekomerno delo njihovih zaposlenih.
Bu mekanizmaları değerlendirmek için kullanılan bir kaynak da Savunma Biçimleri Testi'dir (DSQ-40).Nende mehhanismide hindamiseks on olemas küsimustik Defense Style Questionnaire (DSQ-40).
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmek2. korak – ocenjevanje in prednostno razvrščanje tveganj
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekDet vil være med til at få afdækket den bedste måde at håndtere risiciene på.
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekI EU:s ramdirektiv understryks den nyckelroll som riskbedömningar kan
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekUrčení vhodných opatření pro odstranění zjištěných rizik nebo pro jejich udržení pod kontrolou.
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekVaihe 3 – Päätökset ennalta ehkäisevistä toimenpiteistä
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekZásadný význam, ktorý zohráva hodnotenie rizík, vymedzuje rámcová
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Als chemicus hou ik me liever niet bezig met algemeenheden. Ik wil nadenken over de bijzonderheden.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Có lẽ, với tư cách là nhà hóa học, tôi muốn tránh dùng thuật ngữ chung chung; tôi muốn nghĩ về từ cụ thể.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Du point de vue d'un chimiste, je veux m'éloigner des termes trop généraux, je veux entrer dans les détails.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Forse, in quanto chimico, voglio stare lontano dai termini generali, voglio pensare ai dettagli.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.아마도, 화학자인 저는, 일반적 용어에서 벗어나는 것을 유지하고 싶습니다 저는 특정한 것들에 대해 생각해 보고 싶습니다
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Na przykład ja, jako chemik, chcę się trzymać z dala od ogólników; interesują mnie konkrety.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Talvez para mim enquanto químico eu quero manter afastados termos gerais; quero pensar especificamente.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Tal vez yo, como químico, quiero mantenerme alejado de los términos generales; quiero pensar en los detalles.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Třeba, pro mě jako chemika, nechci se pouštět do obecným pojmů; chci se zamyslet nad specifiky.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Εγώ, σαν χημικός, θέλω να κρατήσω μια απόσταση από τους γενικούς όρους θέλω να σκέπτομαι συγκριμένα.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Мабуть, будучи хіміком, я утримаюсь від узагальнень; хочу подумати про щось конкретне.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Наверное, я, как химик, я воздержусь от общих высказываний, я хочу подумать о специфике.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Но може би, за мен като химик, искам да стоя настрана от всеобщите термини, искам да мисля за детайлите.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.אולי בשבילי בתור כימאי, אני רוצה לשמור מרחק ממונחים כלליים; אני רוצה לחשוב על דברים פרטניים.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.لأنه بالنسبة لى كـ كيميائى، أريد دائما أن أتجنب المصطلحات العامة المبهمة، أريد التفكير فى الأمور المحددة.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.一般的な話は止めて 具体的な話をしましょう これが生命の定義にどう影響するか?
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.처음의 목표는 그저 하이라인을 철거에서 구하는 것이었으나 저희는 하이라인을 어떻게 할수 있을지에 대한 문제도 해결해보고 싶었습니다.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Původní cíl byl zachránit ji před demolicí, ale pak jsme chtěli přijít také na to, jak ji využívat.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Tavoitteemme oli aluksi pelastaa rata purkamiselta, mutta halusimme myös keksiä sille käyttöä.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Til start var målet blot at stoppe nedrivningen, derefter ville vi finde ud af hvad vi kunne gøre med den.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Спочатку метою було не допустити зруйнування дороги, та потім ми задумались, що можна було б зробити з нею.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.והמטרה תחילה היתה להציל אותו מהריסה, אבל אז גם רצינו להחליט מה אפשר לעשות איתו.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.والهدف كان في البدء حمايته من التدمير فقط ، لكننا كذلك أردنا معرفة ما الذي يمكننا أن نفعل له.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.鉄道を取り壊しから救うことでしたが 何かに利用できるのではと思うようになりました まず興味をそそったのは
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.Alcuni paesi sottopongono a valutazione il loro intero sistema di formazione degli insegnanti.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.Alguns países avaliam todo o seu sistema de formação de professores.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.Certains pays évaluent le système de formation de leurs enseignants dans son ensemble.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.Některé státy hodnotí svůj systém vzdělávání učitelů jako celek.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.Niektoré štáty hodnotia svoj celý systém učiteľskej prípravy.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.Unele ţări îşi evaluează întregul sistem de formare a profesorilor.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.V nekaterih državah evalvirajo celoten sistem izobraževanja učiteljev.
Bazı ülkeler tüm öğretmenlik eğitim sistemini değerlendirmektedir.W niektórych krajach ocenia si całociowo system kształcenia nauczycieli.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz. Ve değerlendirmek yerine onları çöpe atıyoruz.Raczej boimy się go, a zamiast szanować wyrzucamy do śmietnika.
Bu da aynı şekilde 7x5'i nasıl değerlendirmek istediğinize bağlı. . . .전부 결과는 35입니다 7을 5번 곱하기처럼 순서를 바꾸어도 같은 값이라는 것에 대해
Bu da aynı şekilde 7x5'i nasıl değerlendirmek istediğinize bağlı. . . .Afhængig af, hvordan man vi vil tænke på det, er det her faktisk også det samme som syv 5 gange. .
Bu da aynı şekilde 7x5'i nasıl değerlendirmek istediğinize bağlı. . . .Keď sa zamyslíte, je to tiež to isté, ako 7 päťkrát. 7 päťkrát. .
İlgili Sayfalar