değerlendir ile cümle
değerlendir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Filmin kaybolduğu değerlendirilmektedir.Filmen regnes som tabt.
Sonuç olarak, Doğayı Koruma Uluslararası Birliği (IUCN) bu türü yakın tehdit olarak değerlendirmiştir.Af denne grund vurderer World Conservation Union (IUCN) oksegnuen som en ikke truet dyreart.
Standard & Poor's (S&P), merkezi ABD'nde New York'ta bulunan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşudur.Standard & Poor's (S&P) er et amerikansk kreditratingbureau.
İnsan hakları doğal hukuk kuramına göre değerlendirilir.Menneskerettighederne kan ses som en udmøntning af naturretten.
Müziğin altyapısı olarak da değerlendirilir.Beruselsen forstærker også værdsættelsen af musik.
Corsten bunu "elektro house, trance ve techno alanından her şey" olarak değerlendirdi.Zimmerman laver Electro House, hvor han henter elementer ind fra House, Trance og Techno.
Bu tür suçların yayın yoluyla işlenmesi ceza yaptırımını arttırıcı etken olarak değerlendirilmektedir.Enhver voldsomhed, begået i denne tid, straffedes med forhøjet bøde.
Rolling Stone dergisi albümü 2015 yılının en iyi metal albümü olarak değerlendirdi.What's Going On er af Rolling Stone blevet kåret som det sjette bedste album nogensinde.
Google Apps, 5 yıldız üzerinden 4,5 yıldız ortalamayla çok sayıda çevrimiçi olumlu değerlendirme aldı.Google Apps har fått mange positive nettomtaler med gjennomsnittlig 4–5 stjerner på en femstjerners skala.
İki rejimin bazı özellikleri ise hem farklılık hem de benzerlik olarak değerlendirilmiştir.Visse trekk fra de to regimene anses både som forskjeller og som likheter.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Hvis denne fremgangsmåten ikke fører til en beslutning, vil kriteriene 5 til 7 brukes.
Film eleştirisi filmlerin analiz ve değerlendirmesidir.Filmkritikk er analyse og evaluering av filmer og filmmediet.
Sparta devletinin tüm üyeleri yurttaş olarak değerlendirilmezdi.Ikke alle innbyggerne i den spartanske staten ble regnet som borgere (del av Damos).
Her disiplin kendi içinde değerlendirilmektedir.Alle raser bedømmes hver for seg.
Bu ressamlar, resmi ikinci bir iş olarak değerlendirirler.Noen ser altså maleriet som et symbolsk verk.
Standard & Poor's (S&P), merkezi ABD'nde New York'ta bulunan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşudur.Standard & Poor's (S&P) er et amerikansk kredittvurderingsbyrå.
Sono bu sonucu ''imkansız'' olarak değerlendirdi.Konsekvensen vurderes til å være «ubetydelig».
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Årsakene til utvandring varierer, men vanligvis er det en kombinasjon av økonomiske og politiske interesser.
Meclis yasama faaliyetini yürütür, uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve ulusal bütçeyi onaylar.Parlamentet har en lovgivende funksjon, ratifiserer internasjonale avtaler, og godkjenner statsbudsjettet.
Eğer, antikor bulunmazsa, test sonucu negatif olarak değerlendirilir.Skjer det ingen reaksjon er testen negativ.
Bu kimyasal özellikler proteinlerde farklı şekillerde değerlendirilebilir.Proteiner kan beskrives på ulike måter.
Askeri uygulamalar da değerlendirildi.Men operativsysteme ble også kritisert.
Tüm teknisyenler mesleki yeterlilikleri açısından bağımsız bir şekilde değerlendirilir.Alle offiserer kan komme i betraktning uavhengig av grad.
Balıkadam elbiseleri kalınlık ve inceliklerine göre de değerlendirilir.(For skostørrelser bør også fotens bredde og omkrets tas i betraktning.
Parti IRA'nın siyasi kanadı olarak değerlendirilmektedir.Det blir ofte beskrevet som den politiske fløyen av IRA.
Farklı tanıda Prostatit (prostat enflamasyonu) de değerlendirilebilir.Fasedifferansen kan også måles (Elfast).
Film mali bir başarı olarak değerlendirildi.Filmen ble betraktet som en suksess.
Bu yönüyle albüm, dönemi için bir istihbarat raporu olarak da değerlendirilir.Stilhistorie vil uansett fortsatt være viktig for dateringen.
Filmin kaybolduğu değerlendirilmektedir.Filmen regnes som tapt.
Ancak bu değerlendirmeyi tam olarak doğrulamak için daha fazla veri gerektiği de kabul edilmektedir.Mer forskning er imidlertid nødvendig for å fastslå dette med større nøyaktighet.
Orta Doğu'daki petrol gelirleri olan Suudi Arabistan gibi devletler bu kategoride değerlendirilmektedir.De typiske vannpipetobakkene som en får kjøpt i midtøsten og Asia hører inn i denne kategorien.
Bu iki dili aynı dilin diyalektleri olarak değerlendiren görüşler de vardır.Disse to er identifisert som dialekter av samme språk.
Bu görevlerde her seçenek aynı anda değerlendirilir.Ved hvert valg velges samtlige mandater.
Tam tersine, zevkine düşkün, tembel ve kendi değerlendirmesiyle zeka düzeyi düşük bir ayı idi.Han var en folkelivsskildrer av rang, ekte i sin kjensle og trøysom i sin fortellermåte.
Ancak bu bağımlılık halen dünya genelinde tıbbi açıdan bir hastalık olarak değerlendirilmemektedir.Avhengighet synes ikke å være et problem ved denne typen medikamenter.
Bu nedenlerden ötürü türün korunma durumu "asgari endişe" olarak değerlendirilmiştir.Det er derfor all grunn til å være skeptisk til slike «garantier».
Sicill'i Osmani'de şöyle değerlendirilmektedir.Denne er her regnet inn under Oseania.
2013 yılında başvurusu değerlendirilmiş, kabul edilmemiştir.Det ble sendt søknad til departementet i 2013, som ble avvist.
İleriki bahisler açısından, ıraksamayı temel bir yaklaşımla değerlendirmek de faydalı olur.For senere bruk, vil det også være nyttig å se divergensen på et fundamentalt nivå.
Daha önce galibiyetler 2 puanla değerlendiriliyordu.Tidligere ble to lakseverpe høyt verdsatt.
Eveline – Genç bir kadın, bir denizciyle İrlanda'dan kaçma kararını değerlendirir.Videre kan han ha funnet seg en kone her - Illþurrka, som ble med Geirmund til Irland, og senere til Island.
Bu alanda öğrencilerimiz ve personelimiz boş vakitlerini değerlendirebilmektedir.Her kan lærer eller studentene ha eneansvaret.
Bu bölgeler, eyalet değil de, ayrı yönetim birimleri olarak değerlendirilmelidirler.Ordener kan også utdeles av andre enn sentrale statlige myndigheter.
Susan şu anki davranışını yeniden değerlendirir ve Edward ile görüşür.Susan mengevaluasi kembali perilaku dirinya saat ini dan menghubungi Edward.
Uluslararası ve yerel gözlemciler seçimi özgür, adil ve güvenilir olarak değerlendirdi.Pemantau internasional dan lokal mengakui pemilu ini bebas, adil dan kredibel .
"Namibya'nın en ünlü aktör"ü olarak değerlendirilmiştir.The Namibian menjulukinya "aktor paling terkenal di Namibia".
İkinci derece yanıklar iki gün sonra yeniden değerlendirilmelidir.Luka bakar derajat dua memerlukan evaluasi kembali setelah dua hari.
Şehirler, 100 Puan verilan New York ile karşılaştırılarak değerlendirilmektedir.New York diberikan nilai dasar 100 dan kota lainnya dinilai sesuai perbandingan.
"Hocam siz beni böyle değerlendiriyorsanız ve gelişimime katkı sağlayacaksanız gelirim" dedim.Katanya: Muhammad, kalau benar demikian, aku akan mendatanginya.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Jika tidak menghasilkan keputusan, maka dipergunakan kriteria 5 sampai dengan 9.
Eline geçen imkânları iyi değerlendirir."Keberuntungan" akan menempel di tangannya.
Wilmattea Britton & Rose cinsi Hylocereus cinsi içinde değerlendirilir.Dalam klasifikasi ini, genus Wilmattea Britton & Rose termasuk dalam Hylocereus.
Tüm gıdalar için bir güvenlik değerlendirmesi zorunludur ve FDA tarafından onaylanmalıdır.Setelah dinyatakan aman untuk dikonsumsi, barulah FDA mau menyetujuinya.
Yapılan değerlendirmelerde depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre 6,9Mw olarak duyuruldu.Pada skala Richter, besarnya moment magnitudo gempa diperkirakan mencapai 6,9.
Sono bu sonucu ''imkansız'' olarak değerlendirdi.Trulli lantas menyebut hasil tersebut sebagai hasil yang "tidak dapat dipercaya".
Değerlendirme komisyonu 2009'un ikinci çeyreğinde aday şehirlerde denetimlerde bulunmuştur.Komisi ini melakukan kunjungan dan penilaian terhadap kota kandidat pada kuartal kedua 2009.
Bu haliyle şeytan maskarası ve insanları çarpan cin olarak değerlendirilir.Lalu, patung-patung dipandang sebagai setan yang menjelma dan harus dihancurkan.
Bu ütopyacılık olarak değerlendirebilir.Hal ini dapat disimpulkan sebagai penyogokan.
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.Kejadian ini kemudian dipandang sebagai suatu kejahatan perang.
Bütün bunlar bir arada değerlendirildiğinde Köroğlu ismi üç farklı manayı ifade eder.Terasa aneh ketika satu perangkat lunak yang sama memiliki sebutan 2 nama yang berbeda.
İlgili Sayfalar