değerlendir ile cümle

değerlendir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerine John biraz daha sübjektif değerlendirmeler yapar.John wordt een gewilde attractie.
Genel bir değerlendirme için Peshkin ve Tonomura (1989)'ya bakılabilir.Een algemeen overzicht kan gevonden worden in Murry Peshkin en Akira Tonomura (1989).
Tüm teknisyenler mesleki yeterlilikleri açısından bağımsız bir şekilde değerlendirilir.Amerikanen zijn onafhankelijk van hun dienstgraad benoembaar.
Ülkelerin kimyasal silahlı kullandığına dair yapılan denetlemelerin değerlendirmesini yapar.Heeft de rapporten van de missies die het gebruik van chemische wapens onderzochten overwogen.
Ayrıca genelde William Godwin’de bireyci anarşist olarak değerlendirilir.William Godwin wordt vaak aangehaald als de eerste anarchist.
Kimi tiyatro tarihçileri Booth'u en büyük Amerikalı aktör ve 19. yüzyılın Hamlet'i olarak değerlendirir.Door tijdgenoten werd Mott gezien als de belangrijkste negentiende-eeuwse Amerikaanse vrouw.
Urartular hakkındaki değerlendirmeler, birkaç kaynaktan gelen verilerle yapılır.De studie van determinanten kwam voort uit verschillende bronnen.
Bu iki dili aynı dilin diyalektleri olarak değerlendiren görüşler de vardır.Beide talen moeten evenwaardig gewaardeerd worden.
Masallar günümüzde çocuk edebiyatı içinde değerlendirilir.Het personage geldt tegenwoordig als een klassieker in de kinderliteratuur.
Günümüzde SPEC’in değerlendirmeleri bilgisayar sistemlerinin geliştirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.Tegenwoordig wordt het berekenen van π gebruikt om de snelheid van computers te onderzoeken.
Ancak psikanaliz kadın bakışından yeniden değerlendirilmeye sokulmalıdır.De monoloog laat de mentale aftakeling van de vrouw zien.
Sanatta görsel algının literatür açısından değerlendirilmesi.Zie Bedstede voor de letterlijke betekenis.
Bu görevlerde her seçenek aynı anda değerlendirilir.Alle vrouwtjes zijn in dezelfde periode ontvankelijk.
Bu veriler henüz değerlendirme aşamasındadır.Deze inscriptie is nu nog te bezichtigen.
Kutsal topraklar olarak değerlendirildiğinden, bu fikrini açıkça seslendirememektedir.Wie dit Heilig Hartbeeld maakte is niet bekend.
İsyan, Sivil itaatsizlik hareketi için önemli bir adım olarak değerlendirilir.Het wordt beschouwd als een belangrijke stap in de protestantse visie op burgerlijke ongehoorzaamheid.
Olasılıksal Risk Değerlendirmesi’nin esas amacı da zaten budur.Dit is de eerste risicoverhogende factor.
Değerlendirme sonuçları açıklanır.De gevolgen van de impact beoordelen.
White Zombie uzun metrajlı ilk zombi filmi olarak değerlendirilir.Met White Zombie kwam het tot de eerste zombiefilm.
32) değerlendirilmiştir.18) omschrijven.
Sonuç olarak, Doğayı Koruma Uluslararası Birliği (IUCN) bu türü yakın tehdit olarak değerlendirmiştir.Door de internationale natuurbeschermingsorganisatie IUCN wordt de soort beschouwd als 'bedreigd'.
Sparta devletinin tüm üyeleri yurttaş olarak değerlendirilmezdi.Haar beleid als stadsdeelvoorzitter werd niet door iedereen gewaardeerd.
Film, ilk serinin en kötü filmi olarak değerlendirilir.De film staat bekend als de slechtste film uit de serie.
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.Bovendien worden deze methoden gezien als oorlogsmisdaad.
Giyinik erkekler açısından değerlendirilecek olunursa eser modern bir tür resmiydi.De kleding moest er zowel authentiek als aantrekkelijk uitzien voor een modern publiek.
Aynı zamanda Almanya'nın ortaçağ tarihinin yeniden değerlendirilmesinde etkindi.Een herwaardering voor de Middeleeuwen speelde hierbij ook een rol.
Bu resimle birlikte Gros başarılı bir ressam olarak değerlendirilmeye başladı.Ze klaagde daartoe succesvol een leugenachtige biograaf aan.
Bunlardan sağdaki, seng-i arz, halkın dilekçelerini değerlendirilmek için üzerine bıraktığı taştı.Links en rechts werd er ontmijnd op aanvraag van burgerautoriteiten.
Saldırı olayı değerlendirilir.De gevechtshandeling verlopen beurtsgewijs.
Direniş günümüzde Litvanya’da ulusal bir kahramanlık olarak değerlendirilir.In het huidige Litouwen heeft hij de status van een nationale held.
Jüri üyeleri kanıtları değerlendirir ve olayla ilgili karara varırılar.De rechter bepaalt mee het voorwerp van de rechtszaak en staat mee in voor de bewijsvoering.
Pek çok kişi kendisini tarihte görülmüş en güçlü oyuncu olarak değerlendirmektedir.Hij wordt door velen beschouwd als een van de grootste acteurs van zijn tijd.
Haskell'i birçok programlama dilinden ayıran özellikleri tembel değerlendirme, monadlar ve tür sınıflarıdır.Bepaalde taalelementen van Haskell worden niet ondersteund zoals overloading en klassen van typen.
Seni yanlış değerlendirmişim.Ik heb je fout veroordeeld.
1999'da A&E Network Gutenberg'i kendi "Millennium İnsanları" listesinde 1 numara olarak değerlendirdi.W 1999 roku amerykańskie przedsiębiorstwo A&E Network ogłosiło Gutenberga najważniejszym człowiekiem milenium.
Artık hizmet, makaleleri 50'den fazla Wikipedia dilindeki sürümlerinde değerlendirebiliyor.Teraz serwis może oceniać artykuły w ponad 50 rozwiniętych edycji językowych Wikipedii.
"Namibya'nın en ünlü aktör"ü olarak değerlendirilmiştir.The Namibian nazwał go „najsławniejszym aktorem Namibii”.
Genel bir değerlendirme için Peshkin ve Tonomura (1989)'ya bakılabilir.Przegląd ogólny wyników znaleźć można w publikacji Peshkina i Tonomury (1989).
Uluslararası Gıda Değerlendirmeleri (Food Reviews International) ."Międzynarodowy przegląd Pielęgniarski" (International Nursing Review).
Nevarki Pompeius'un lejyonları bu durumu yanlış değerlendirdiler.Na nieszczęście dla Pompejusza żołnierze jego legionów fałszywie zinterpretowali tę sytuację.
Alman kayıpları konusunda bir değerlendirme yapmak daha zordur.Trudne do oszacowania są straty niemieckie.
Bu nedenlerden ötürü türün korunma durumu "asgari endişe" olarak değerlendirilmiştir.Z tych powodów gatunek jest opisany jako najmniejszej troski.
Bu hareket de kilise tarafından kâfirlik olarak değerlendirilmiştir.Ze względu na to został uznany za nieprzyzwoity przez władze Kościoła.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.Miary dostarczone przez WikiRank wykorzystywane w ocenie jakości infoboksów.
Bu iki dili aynı dilin diyalektleri olarak değerlendiren görüşler de vardır.Niekiedy oba warianty uważane są za dialekty tego samego języka.
Tüm çizgifilmler Frank Marsales tarafından çizilmiş ve değerlendirilmiştir.Wszystkie kreskówki są skomponowane przez Franka Marsalesa.
Frida’nın resimleri "sürrealist" olarak değerlendirilse de o surrealizmi reddetti.Frida poznała surrealistów, ale była rozczarowana ich twórczością.
Poe'nun üç Dupin öyküsü arasında Marie Rogêt'nin Sırrı en başarısızı olarak değerlendirilir.Z grupy trzech historii związanych z postacią Dupina, „Tajemnica Marii Roget” odniosła najmniejszy sukces.
TAY Projesi değerlendirmesine göre höyük tümüyle tahrip olmuş durumdadır.Dzięki planowi Hana, cela zostaje zniszczona.
Kendisini köklü lezbiyen olarak değerlendirir.Możemy się domyślać, że jest lesbijką.
Konferansın konusu "İnanç, Akıl ve Üniversite - Hatıralar ve Geçmişin Değerlendirilmesi" idi.Wykład nosił tytuł: Wiara, rozum i uniwersytet – wspomnienia i refleksje – /(niem.)
Referandum değerlendirildi.Wersja ocenzurowana.
Yalnızca ek bir veri aktarımı olarak değerlendirilir.Istnieją jedynie jako zapis elektroniczny.
Bu olay Orta Çağ'ın sonu, Yeni Çağ'ın başlangıcı olarak değerlendirilen tarihlerden biridir.Jedyną wskazówką odnośnie czasu jest informacja, że wydarzenia dzieją się na początku nowego tysiąclecia.
Bu safhalar farkında olma, ilgi, değerlendirme, deneme ve benimsemedir.Ale żeby nie było wątpliwości- to jest moja ocena, moje powody i moje uczucia.
Canlı, taze, donmuş ve konserve edilerek değerlendirilirler.Sprzedawany żywy, świeży lub mrożony.
Rentek Manevrası uygulama basamakları: Kaza ortamı değerlendirilerek olay yeri güvenlik önlemleri alınır.Do zadań ratownika należy: Ocena miejsca zdarzenia pod względem bezpieczeństwa.
Ardından kaybetti, bir şans daha verildi ama değerlendiremedi.Udzielił na nie błędnej odpowiedzi, przez co stracił szansę, ale mógł dalej wyznaczać.
On katılımcı bir sonraki tura yükselmiş, radyo ve televizyon'da çalışmış profesyonel jüri değerlendirmiştir.Zaangażowany był w blisko drugie tyle testmeczów jako sędzia liniowy lub telewizyjny.
Şehre ilişkin konular birlikte değerlendirilirdi.Konieczne było skomunikowanie ich z miastem.
İlgili Sayfalar