Ana içeriğe geç
Sözlük

de sade ile cümle

de sade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.종교는 또한 우리에게는 단순히 두뇌만 있는게 아니고 몸도 있다는 사실을 압니다.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.L'altra cosa che le religioni sanno è che non siamo solo cervello, siamo anche corpo.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Nejsme jen mozky, jsme také těla.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Otra cosa que saben las religiones es que no sólo somos mente, también somos cuerpo.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Religie są też świadome, że nie jesteśmy samymi umysłami, mamy również ciała.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Religiile mai știu că suntem nu doar raţiune, ci suntem şi trupuri.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Še nekaj, kar religije vedo, je, da nismo samo možgani, da smo tudi telesa.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Wat religies ook weten is dat we niet slechts hersenen zijn; we hebben ook lichamen.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Κάτι άλλο που ξέρουν οι θρησκείες είναι πως δεν είμαστε μόνο μυαλό, είμαστε και σώμα.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Другото нещо, което религиите знаят, е, че не сме само мозък, ние сме и тяло.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Еще один аспект, который религии понимают, это то, что мы - не только наш мозг, но и наше тело.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.Ідемо далі. Релігії знають, що ми -- не тільки розум, а й тіло.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.הדבר הנוסף שהדתות יודעות הוא שאנו לא רק מוחות, אנחנו גם גוף.
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.الشيئ الاخر الذي تدركه الاديان اننا لسنا عقول فقط لكننا ايضا اجساد
Dinlerin iyi bildiği başka bir şey de, sadece beyinden oluşmadığımız, vücutlarımız da var.体もあることを よく分かっています 彼らが教えを授けるときには
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.Dacă oamenii aud voci, și nu le pot vedea sau asocia cu cineva, apoi probabil persoana nici nu e acolo.
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.Jeśli ktoś słyszy głosy, a nikogo nie widać, to pewnie nikogo tam nie ma.
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.실험을 이해하고 그 이론을 믿기는 힘들기 때문이었다고 생각합니다.
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.Ако хората чуват гласове, а не могат да видят и да го свържат с някого, това лице вероятно не е там.
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.אז אותו אדם כנראה איננו נמצא שם.
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.ذلك الشخص ربما غير موجود هناك.
Eğer insanlar sizi görmez de sadece sesinizi duyarsa, sizi muhtemelen orada olmayan birisi sanacaktır.一般的には
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Ale myslím si, viete, musíme akceptovať, že aj my sme iba stroje.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Ale myslím si, víte, že musíme přijmout, že my jsme také jen stroje.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Be', penso si debba accettare il fatto che [anche] noi siamo soltanto macchine.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Dar cred că, știți voi, trebuie să acceptăm că noi suntem doar mașini.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.그러나, 저는 우리 인간도 기계와 같은 존재일 수도 있다는 것을 인정해야한다고 생각합니다.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Maar ik denk, dat we moeten accepteren dat wij ook slechts machines zijn.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Mais je pense, vous savez, nous devons accepter le fait que nous ne sommes que des machines.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Myślę, że najpierw sami musimy zrozumieć i uznać, że jesteśmy maszynami.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Nhưng tôi nghĩ rằng, chúng ta cũng cần chấp nhận rằng chính chúng ta cũng chỉ là những cái máy.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Pero creo que, bueno, tenemos que aceptar que nosotros somos sólo máquinas.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Но знаете, я думаю, мы должны признать, что и мы просто машины.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.Но според мен трябва да приемем, че ние сме просто машини.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.אבל אני חושב, אתם יודעים, אנחנו חייבים לקבל שאנחנו רק מכונות.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.لكن أعتقد، ينبغي أن نقبل بأننا جميعاً آلالات.
Fakat bence, bilirsiniz, bizler de sadece makineler olduğumuzu kabul etmeliyiz.分子科学者の目でみると そうなります
Fakat Hamid'de sadece gövdesinin sağında ve solunda iki tane küçük oyuk vardı.ولكننا لم نعثر بجسد الطفل إلا على ثقبين صغيرين بالجانب الأيمن والأيسر من جذعه،
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.500年に及ぶ 西洋支配の終焉という 大きな変化を加速させました
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.금융위기는 사실 상대적으로 작은 역사적 현상입니다. 이것이 거대한 변화를 가속화시키죠.
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.המשבר הפיננסי הינו תופעה היסטורית שולית יחסית, שבדיוק האיצה את התזוזה העצומה הזו,
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.الأزمة المالية حقاً تعتبر ظاهرة تاريخية نسبياً، التى وصلنا إليها سريعاً هذا التغير الضخم،
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.작년 미국에서만 9970억 달러의 회계부정(분식회계)을 통해 비자금이 조성되었다는 사실이 밝혀졌습니다.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Anul trecut, au existat fraude corporative de 997 miliarde dolari doar în SUA.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.El año pasado se perdieron 997 mil millones de dólares en fraude empresarial, sólo en los EEUU.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Förra året försvann 997 miljarder dollar i företagsbedrägerier bara i USA.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.L'an dernier 997 milliards de dollars ont été dépensé dans la fraude d'entreprise aux États-Unis.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Letztes Jahr hatten wir 997 Milliarden Dollar durch Unternehmensbetrug alleine in den USA.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Lo scorso anno sono stati frodati 997 miliardi di dollari nei soli Stati Uniti.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Minulý rok bylo 997 miliard dolarů zpronevěřeno ve firmách jen ve Spojených státech.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Minulý rok vyniesli firemné podvody len v USA 997 miliárd dolárov.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Năm ngoái 997 tỷ USD tổn thất do các vụ lừa đảo công ty tại Hoa Kỳ.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.No ano passado houve 997 mil milhões de dólares em fraude empresarial só nos Estados Unidos.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Sidste år endte 997 milliarder dollars som selskabssvindel i USA.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Tahun lalu kerugian karena penipuan perusahaan di Amerika Serikat saja mencapai 997 miliar dolar.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Tavaly 997 milliárd dollárra volt tehető a vállalati csalások értéke, egyedül az Egyesült Államokban.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Vorig jaar was er 997 miljard dollar bedrijfsfraude alleen al in de Verenigde Staten.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.W zeszłym roku straciliśmy 997 miliardów dolarów z powodu oszustw finansowych w USA.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.Πέρυσι, χάθηκαν 997 δισεκατομμύρια δολάρια από επιχειρηματικές απάτες μόνο στις Ηνωμένες Πολιτείες.
Geçen yıl A.B.D.'de sadece kurumsal dolandırıcılıkta 997 milyar dolar gördük.В прошлом году 997 миллиардов долларов в результате корпоративного мошенничества потеряли одни лишь США.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod