Ana içeriğe geç
Sözlük

de sade ile cümle

de sade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Film Türkiye'de sadece televizyonlarda yayınlanmıştır.In Italia il film è stato solo trasmesso in televisione.
Bazı iblisler de sadece kendi boyutlarında iblis formunda görünebilirler.Tranne che qualora si trovi in una dimensione demoniaca.
Kadınlar Hentbol Süper Ligi'nde de sadece 1999–2000 sezonunda şampiyonluğa ulaştı.Riuscirà a conquistare la serie superiore solo nel campionato 1999-2000.
Hiçbir beklentim de yok, belki de sadece kendi kendime kendimi ispat etme çabasıydı.Non sto scherzando, anche se per ora è solo un'idea che ho in testa.
1968'de sadece yaklaşık iki bin Yahudi vardı.Nel 1982 c'erano solo 200 ebrei in Algeria.
İsviçre'de sadece 80 Uygur var.В Швейцарии всего 80 уйгуров.
Ben de sadece itaat ettim.Я просто повиновался.
Amerikan mafyası (American Mafia; ABD'de sadece "Mafia" olarak bilinir), İtalyan-Amerikan suç cemiyetidir.Американская мафия (или просто мафия в США) — итало-американское криминальное сообщество.
Türkiye'de sadece ikinci sezon yayına girilirken, birincisi hala yayınlanmamıştır.Если первый цикл ещё и издавался в России, то второй, до последнего времени - нет.
Yine de sadece bir bölüm yazmıştır.Из них напечатана лишь часть.
Şiirleri de sade bir dille yazılmıştı.Стихи писались им без единой правки.
Latini, her ikisi de sadece çikolata ve şeker içeren, içeceğe dayanan buzlar için iki tarif üretti.وبإعتمادة على المشروبات انتج لاتيني وصفتين من الثلج ، وكلاهما يحتوي على الشوكولاتة والسكر فقط.
2000'de sadece 8 milyon olan orta sınıf 2013'te 108 milyona yükselmiştir.زادت الطبقة الوسطى من 8 ملايين شخص فقط في عام 2000 إلى 55 مليون شخص بحلول عام 2006.
1740 - Marquis de Sade, Fransız yazar (ö.1740 - ماركيز دي ساد، روائي فرنسي.
VH1 Europe ,Türkiye'de sadece Digitürk platformundan izlenebilir.O VH1 Europe está disponível em quase todas as plataformas digitais na Europa.
Ben de sadece itaat ettim.Eu apenas obedeci.
Bu yüzden de "sadece bunun için, gidip eğlendi"ler.É hora de simplesmente se entregar e se divertir com ela."
Writeback (yüksek riskli) Bu yöntemde de sadece metaların günlüğü tutulur, dosya içeriklerinin tutulmaz.Writeback: os metadados são escritos no journal mas não o conteúdo dos arquivos.
Bu adın kaynağı, Fransız filozof ve sadistik öykü yazarı Marquis de Sade'den gelmektedir.O termo deriva do nome do escritor e filósofo francês Donatien Alphonse François de Sade (Marquês de Sade).
2000'de sadece 8 milyon olan orta sınıf 2013'te 108 milyona yükselmiştir.A classe média cresceu de apenas 8 milhões de pessoas em 2000 para 55 milhões em 2006.
Türkiye'de sadece birkaç adet taş kabartma kalıntısı ele geçirilebilmiştir.Na Coreia do Norte, apenas alguns penteados são permitidos pelo governo.
İsrail'de sadece inanç turizmi yoktur.De onaanraakbaarheid van mensen op vlak van geloof is niet alleen in Japan aanwezig.
1997'de sadece bir bölüm yayınlandı.In 1998 was slechts een gedeelte geprepareerd.
Türkiye'de sadece birkaç adet taş kabartma kalıntısı ele geçirilebilmiştir.In Rusland zijn slechts enkele kuddes overgebleven.
Ev hemşireleri de sadece medikal anlamda yardım etmezler.Ook hun psychiaters kunnen hun geen hulp bieden.
PES 2'de sadece 40 tane kulüp vardı,onlar da lisanssızdı.In de eindronde zat de club in groep 2B, met slechts twee clubs.
Bu yüzden de "sadece bunun için, gidip eğlendi"ler.W rezultacie, „po prostu poszły na to, bawiąc się dobrze”.
Şiirleri de sade bir dille yazılmıştı.Jego wiersze tłumaczą (się) łatwo.
Fakat ikisinin de sadece bir görsel efekt olduğu belli olmuştur.Ponieważ obaj się znali, bezpośredni wpływ jest prawdopodobny.
Bine yakın eser bestelediği söylense de sadece 337 parçası notalarıyla günümüze kalmıştır.O drugim składniku nie wiadomo nic, poza tym, że jego okres obiegu wynosi 371 dni.
Arapça ise İsrail'de sadece Arap azınlıklar tarafından kullanılır.Jemen zamieszkują prawie wyłącznie Arabowie.
İngiltere'de sadece hükümdarın şövalye istihdam etmesine izin veriliyordu.I Sverige har bara kungen kunnat dubba riddare.
Karamaz ağıcı Türkiye'de sadece bu ilçede bulunmaktadır.Ця група приматів зустрічається лише на Мадагаскарі.
Irak'ta 1968'de sadece iki bin, bugün ise hepsi Bağdat'ta yaşamak üzere yüzden az Yahudi kalmıştır.K roku 1968 žilo v Iráku 2 000 Židů, v současnosti jich žije v Bagdádu 100.
Bu kolyeyi de sadece Sheeta kullanabilir.Tuto zbraň lze sehnat jedině pomocí cheatu.
1997'de sadece bir bölüm yayınlandı.V roce 1997 bylo uskutečněno několik novinek.
1968'de sadece yaklaşık iki bin Yahudi vardı.Astfel, în anul 1962, rămăseseră în Rădăuți doar aproximativ 800 de evrei.
Dizideki karakteri de sadece erkeklerin olduğu bir okula gitmiştir.Școala era cu o clasă în care învățau numai băieții .
Hiçbir beklentim de yok, belki de sadece kendi kendime kendimi ispat etme çabasıydı.Talán sosem volt esélyem, csak az ösztön, hogy túléljem.
Bu sürüm de sadece T-Mobile G1 (HTC Dream) telefonunda bulundu.Az első kereskedelmi forgalomban kapható telefon a HTC Dream alias T-Mobile G1 volt.
Ben de sadece itaat ettim.Éppenséggel én rendeztem.
Bine yakın eser bestelediği söylense de sadece 337 parçası notalarıyla günümüze kalmıştır.Annak ellenére, hogy milyen nagy darabszámban készültek, viszonylag kevés 324-es maradt fenn az utókorra.
Yine de sadece bir bölüm yazmıştır.Hiszen csak egy darab papírra van szükséged!
Türkiye'de sâdece Hatay Kırıkhan yöresinde çok küçük miktarda dağ ceylanı popülasyonu bulunmaktadır. ^Skotlannin ylämaan vuorenhuipuilla on pieni eristynyt populaatio.
Bu metin de sadece 1394'e kadar olan olayları içeriyordu.Tämä vasallius jatkui vuoteen 1394 asti.
Bu metin de sadece 1394'e kadar olan olayları içeriyordu.Αυτή η υποτέλεια συνεχίστηκε μέχρι το 1394.
Ben de sadece itaat ettim.Μόνος μου ενήργησα.
Yine de sadece bir bölüm yazmıştır.Έχων, αλλά μια σελίδα...
Bu King Crimson’ın sonu gibi gözükse de sadece bir dönemin sonuydu.King Crimson sluttede tilsyneladende med Red – dog skulle det vise sig blot at være slutningen på en epoke.
Türkiye'de sadece merkezde FM bandından, internet üzerinden de tüm dünyada dinlenebilmektedir.Kan høres i hele Østjylland på FM, og kan streames online i hele verden.
Annesi bu yeteneği farketse de sadece izlemekle yetindi.Selvom han har evnen, er han endnu ikke set bruge evnen.
2008'de Kawasaki'ye geri dönse de sadece ilk iki lig maçında forma giydi.Han vendte kortvarigt tilbage til Kawasaki i 2008, men vendte tilbage til Verdy efter kun 2 kampe.
Bu seri belki de sadece doğuda tedavül için üretilmişti.Det kan da være at kledet er produsert i Midtøsten.
FPÖ ise Zell'de sadece % 0,7 elde etti.DLF fikk 0,7 prosent i Marnardal og 0,3 prosent i Selbu.
2000'de sadece 8 milyon olan orta sınıf 2013'te 108 milyona yükselmiştir.Kelas menengah naik dari 88 juta penduduk tahun 2000 menjadi 104 juta tahun 2013.
2009'da Madame De Sade isimli oyunun baş karakterini oynadı.Pada tahun 2009 bernama Miss Rambut Terindah.
Latini, her ikisi de sadece çikolata ve şeker içeren, içeceğe dayanan buzlar için iki tarif üretti.Latini đã sản xuất hai công thức cho kem dựa trên thức uống, cả hai đều chỉ chứa sô cô la và đường.
2008'de Kawasaki'ye geri dönse de sadece ilk iki lig maçında forma giydi.Hết hợp đồng, anh trở về Kawasaki vào năm 2008 nhưng lại gia nhập Verdy chỉ sau 2 trận thi đấu.
Bu sürüm de sadece T-Mobile G1 (HTC Dream) telefonunda bulundu.Chiếc điện thoại thương mại đầu tiên chạy Android là HTC Dream (cũng được biết đến với tên gọi T-Mobile G1).
Ben de sadece itaat ettim.私も従った。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod