Ana içeriğe geç
Sözlük

dayanma ile cümle

dayanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Henri Murger'ın yazdığı hikâyelerin derlendiği "Scènes de la vie de Bohème" adlı esere dayanmaktadır.Seejärel kirjutas libreto Henry Murgeri teose "Scènes de la vie de bohème" (Stseene boheemlase elust) baasil.
Yereruyk'un tarihi 4. ve 5. yüzyıllara dayanmaktadır.Donatismi õitseaeg oli 4. ja 5. sajand.
8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.Rajatud 8. sajandil.
Tartu hakkına ilk yazılı belge ise 1030 yılına dayanmaktadır.Tartu esmamainimise aastaks loetakse aastat 1030.
Bu bilgiler dedelerimizin nesilden nesile aktarılan şifahi bilgilere dayanmaktadır.Seda kirjutan ma just meie kehvade kirjastamise olude arvele ...
(Ancak Celal Beydili'ne göre bu sadece bir söz benzerliğine dayanmaktadır ve yanlış bir yorumdur.)(Bill Breweri järgi on illusiooni korral tajuelamus õige, kuid moodustub väär uskumus.)
Mahallenin kuruluşu çok eski tarihlere dayanmakla birlikte, tam zamanı bilinmemektedir.Koguduse asutamine jääb ilmselt märksa varasemasse perioodi ega ole täpselt teada.
Mahallenin tarihi yaklaşık olarak 200 yıl öncesine dayanmaktadır.Töötajate koguarv ulatus ligikaudu 200ni.
İzibüyük Köyü'nün tarihi çok uzun geçmişlere dayanmaktadır.Lasnamäe asustuse ajalugu ulatub väga kaugesse minevikku.
Deneysel psikolojinin geçmişi 11. yüzyıla dayanmaktadır.Nimetus "psühholoogia" pärineb 15. sajandist.
Nadım'ın ekonomisi petrol ve doğalgaza dayanmaktadır.Katari majandus põhineb nafta- ja maagaasi ammutamisel.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Ale nie będę się zbytnio w to zagłębiał w tej prezentacji.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.이 강의에서 너무 많이 논하지는 않겠습니다.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Maar daar ga ik verder niet teveel op in in deze presentatie.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Ma non ho intenzione di soffermarmici troppo in questa presentazione.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Pero no voy a insistir esto demasiado en esta presentación.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Но в тази презентация няма да задълбавам толкова за това.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.لكنني لن اركز عليها كثيراً في هذا العرض
Ancak bu tür eylemler, karşılıklı çıkar ve karşılıklı saygı ruhuna dayanmalıdır.Aber solche Bemühungen hängen von einem Geist des gegenseitigen Interesses und gegenseitigen Respekt.
Ancak bu tür eylemler, karşılıklı çıkar ve karşılıklı saygı ruhuna dayanmalıdır.Pero tales esfuerzos dependen de un espíritu de interes mutuo y respetuo mutuo.
Ancak bu tür eylemler, karşılıklı çıkar ve karşılıklı saygı ruhuna dayanmalıdır.ولكن هذه الجهود تعتمد على روح المصلحة المشتركة والاحترام المتبادل.
Ancak bu tür eylemler, karşılıklı çıkar ve karşılıklı saygı ruhuna dayanmalıdır.どの政府も 企業も 学校も NGOも 関係者が危険にさらされる国では
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Aceste convingeri se bazează pe ceea ce vi s-a spus.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Au contraire, ces croyances sont pour la plupart fondées sur ce que l'on vous a raconté.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.En su lugar, estas creencias se basan principalmente en lo que nos han contado.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.대신, 이러한 생각들은 주로 여러분이 들어 왔던 것에 기초합니다.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Nasze przekonania opierają się głównie na tym, co nam powiedziano.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Nein - diese Überzeugungen basieren meist auf dem, was du erzählt bekommen hast.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Piuttosto, queste convinzioni si basano soprattutto su quello che ti è stato detto.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Thay vào đó, những niềm tin này dựa phần lớn vào những gì bạn được dạy.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Αντιθέτως, αυτές οι πεποιθήσεις είναι κυρίως βασισμένες σ' αυτά που σας έχουν πει.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Вместо этого эти убеждения, в основном, основаны на том, что вам когда-то рассказали.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Всъщност тези убеждения са най-вече основани на това, което са ви казали.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.במקום זאת, אמונות אלו מבוססות לרוב על מה שנאמר לכם.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.على العكس، هذه الاعتقادات أغلبها مبنية على ما قيل لك.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.主に人の叙述に基づいています 話し言葉や書き言葉の証言なしには
Ayrıca izin parası ödenmektedir. İzin parasının ödenmesi toplu iş sözleşmesine dayanmaktadır.劳动者在年假期间有权得到全额工资和额外的度假金。集体劳资协议对度假金的发放做出了明确规定。一旦劳动合同中止,劳动者有权得到尚未获得年假或假期补偿工作日的补偿金。
Balıkçının dönüşü. Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.De acuerdo a los científicos en 100 años todo el glaciar de montaña habrá desaparecido.
Balıkçının dönüşü. Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Podle vědců zmizí v následujícím století všechny horské ledovce.
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Anh có biết khó khăn thế nào khi tôi phải chịu đựng cái nhìn của anh như thế không?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Apa kamu tahu betapa beratnya menahan caramu melihat padaku seperti itu?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Czy wiesz, jak ciężko znosić te twoje spojrzenia?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?¿No sabes cuán complicado es acarrear con la carga de tu mirada?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Realizezi cât de greu e să suport felul în care mă priveşti ?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Sais-tu à quel point c'est difficile de supporter ton regard ?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Sploh veš, kako težko mi je, ko me tako gledaš?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Víš, jak je těžké, cítit, že se na mě díváš takto?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Weet je hoe moeilijk ik het heb om te verdragen hoe jij naar mij kijkt?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Знаеш ли колко ми е трудно да те пренебрегвам, когато ме гледаш така?
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?אתה יודע כמה קשה זה ?לסבול אותך מסתכל עליי כך
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Abuelas, maestras, tías, primas, vecinas, quienes me enseñaron acerca de la fortaleza y la dignidad.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Avós, professoras, tias, primas, vizinhas, que me ensinaram a força silenciosa e a dignidade.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babičkami, učitelkami, tetami, sestřenicemi, sousedkami, které mě naučily síle a důstojnosti.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babki, nauczycielki, ciotki, kuzynki, sąsiadki, uczyły mnie ukrytej siły i godności.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bà tôi, các cô giáo, cô bác, em họ, hàng xóm, những người dạy tôi về sức mạnh thầm lặng và lòng tự trọng.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bunici, profesoare, matusi, verisoare, vecine, care m-au invatat despre putere tacita si demnitate.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Grootmoeders, leerkrachten, tantes, nichten, buren, die me rustige kracht en waardigheid leerden.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Isoäitejä, opettajia, tätejä, serkkuja ja naapureita, jotka opettivat minulle lujuutta ja arvokkuutta.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.저의 할머니,선생님,이모님,조카와 이웃들은 저에게 조용한 믿음의 힘과 존엄을 가르쳐주었습니다
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Mormor, farmor, lärare, fastrar, mostrar, kusiner, grannar, som har lärt mig om tyst styrka och värdighet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod