Sürücü, onlar geri dönerken iki kat voltaja dayanmak zorundadır.W tym czasie kierowcy będą musieli wykonać dwa pit-stopy, podczas których zmienią pojazdy.
Fakat bu savaşa daha fazla dayanmak mümkün değildi.Nie mogę znieść tego bólu dłużej.
Aracın temeli Ford F-250 serisi Super Duty kamyonetlere dayanmaktaydı.Zbudował on na bazie Forda F-250 pojazd na kołach z maszyny rolniczej.
Seyitömer Beldesinin geçmişe Selçuklulara kadar dayanmaktadır.Towarzystwo Opieki nad Zabytkami Przeszłości. . .
Tarımın ise neredeyse tamamı kayısıcılığa dayanmaktadır. ^ YerelNeTTomasz Zwijacz-Kozica: Na co gwiżdżą? czyli prawie wszystko o świstakach.
Konsept albüm formatındaki çalışma, fantastik öğeler içeren bir öyküye dayanmaktadır.Jednak zawarte w formie tekstu opowieści związane z fantastyką czynią z niego album koncepcyjny.
Grubun şarkı sözleri Norveççe halk hikâyelerine dayanmaktadır.Historia została oparta na irlandzkich opowiadaniach ludowych.
Symbian-ın temeli, Psion şirketinin geliştirdiği EPOC işletim sistemine dayanmaktadır.Symbian został stworzony w oparciu o system EPOC, wykorzystywany w PDA firmy Psion PLC.
Araç, Citroën 2CV'ye dayanmakta olup toplam 1,443,583 adet üretilmiştir.Model ten bazuje na popularnym samochodzie Citroën 2CV, łącznie wyprodukowano 1 400 000 sztuk modelu Dyane.
İlköğretim okulları yasası, okul ve aile arasındaki işbirliği temeline dayanmaktadır.Zazwyczaj wejście do któregoś pułku Gwardii byłoby sprawą powiązań rodzinnych albo właściwej szkoły.
Kentin geçimi eskiden beri ticaret ve tarıma dayanmaktadır.Miasto od początku swojego istnienia było związane z handlem oraz rzemiosłem.
Yapımlara genellikle İtalyanca orijinal versiyonuna dayanmaktadır.Filmy są przeważnie wyświetlane w wersji oryginalnej z włoskimi napisami.
Xcas ve Giac, daha önce Erable projesinden elde edilen deneyimlere dayanmaktadır. ^Xcas och Giac bygger på erfarenheter från Parisse tidigare projekt Erable.
Dizinin konusu 1988 yılında William Brinkley tarafından yazılan aynı isimli romana dayanmaktadır.Den är baserad på romanen med samma namn från 1988, av William Brinkley.
Japonya'nın mevcut şirketler hukuku, 30 Aralık 2005 tarihli Ticaret Kanunu'na dayanmaktadır.Roamingavgifterna inom Europeiska unionen är reglerade enligt europeisk lag sedan den 30 juni 2007.
Yapımlara genellikle İtalyanca orijinal versiyonuna dayanmaktadır.Den svenska utgivningen följer i allt väsentligt den italienska originalpubliceringen.
Listeler haftalık DVD ve eskiden İngiltere genelinde 6,500 perakendeciler VHS satışlarına dayanmaktadır.Listan baseras på veckans DVD- och VHS-försäljningar hos 6 500 handlare runt om i Storbritannien.
Soyutlama ve işlev çağırmaya dayanmaktadır.Stöd med att hitta och söka jobb.
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.I kyrkan lyssnar Homer på en amerikansk fotbollsmatch vars kommentator är baserat på Keith Jackson.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.Filmen baserar sig på verkliga händelser.
Sistem, XML'e dayanmaktadır.Tekniken bygger på XML.
Varsayım sağlam bir mantığa dayanmalıdır.Kampen följer en logik.
Temellerini Roma hukukundan alan Kara Avrupası hukuk düzeni, derlenmiş yazılı kurallara dayanmaktadır.Den europeiska/franska, som har sitt ursprung i romersk rätt, baserad på skrivna lagar.
Büyük önem verilen eğitimin temeli çok eskilere dayanmaktadır.Huvudtanken bakom proveniensprincipen är grundad på lång praktisk erfarenhet.
Evrenin hâlihazırdaki erken modelleri Big Bang kuramına dayanmaktadır.Dagens mainstream-förklaring bygger på Big Bang.
690)nin ifadelerine dayanmaktadır.690 är ett sammansatt tal.
Rektör Film, Kolberg Belediye Başkanı Joachim Nettelbeck'in otobiyografisine dayanmaktadır.Filmen baserar sig på Joachim Nettelbecks självbiografi.
Dizinin hikâyesi bir Rus halk masalına dayanmaktadır.Balettens handling bygger på en gammal rysk folksaga.
Kuruluşu 1862-1864 yıllarına dayanmaktadır.Kyrkan är byggd 1862-1864.
İran Kürtleri'nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır.Albaniens järnvägsnät är av ungt datum.
İnönü "Türkiye barışçıdır, ancak adalete dayanmayan barış uzun ömürlü olamaz" dedi.Utan en rättvis lösning på Palestinakonflikten kan fred aldrig uppnås."
Aracın üçüncü ve dördüncü nesilleri ise Nissan Fuga'ya dayanmaktadır.Den tredje och fjärde generationen Pulsar såldes i Europa som Nissan Sunny.
İkonografi Vahiy Kitabına dayanmaktadır.Dess ikonografiska grund ligger i Uppenbarelseboken.
Bazı optik ölçüm yöntemleri polarizasyona dayanmaktadır.Dipolmomentet används som mått på deras polaritet.
Böylece peynirin uzun süre dayanması sağlanır.Vinerna tål att lagras länge.
Aralarındaki ilişki özgürlük ve bağlılık arasındaki bir denge esasına dayanmaktaydı.Förvissningen att det finns ett nära samband mellan privategendom och frihet.
Bu nedenle de pencereleri üst örtünün saçaklarına kadar dayanmaktadır.Alla fönster höggs även upp till samma storlek.
Başçiftlik ekonomisi %30 nispetinde halıcılığa dayanmaktadır.På grund av budgetrestriktioner är den endast till 30 procent färdigbyggd.
Şenliğin tarihi yüzyıllar öncesine dayanmakta olup, günümüze kadar yapılmaya devam edilmiştir.Dessa kommer att ligga till grund för Sveriges indelning under många århundraden, fram till modern tid.
Kadınlar arası aşka değinen bilinen en eski yazılı kaynaklar Antik Yunan'a dayanmaktadır.De första skriftliga källorna om samkönad kärlek uppträder under det antika Grekland.
Lamarkçı evrim görüşüne dayanmaktadır.I sin pseudovetenskapligt-vetenskapsteoretiska betydelse kallas det bakomliggande fenomenet även mitjurinism.
Otomobil, aslında "Miniator" olarak adlandırılmış olup "S81" platformuna dayanmaktadır.Автомобіль спочатку називався Saipa Miniator, заснований на застарілій платформі "S81".
S13, ilk nesil A31 Nissan Cefiro'ya dayanmaktaydı.S13 була зроблена на першій платформі Nissan Cefiro.
Aynı kök politikası kavramı 1995 yılındaki Netscape Navigator 2'ye dayanmaktadır.Політика того ж походження з'явилась ще в часи Netscape Navigator 2.0.
Varsayım sağlam bir mantığa dayanmalıdır.Алогічність набуває строгої логіки.
Yüzbaşı Tolkin Film gerçekten yaşanmış bir olaya dayanmaktadır.Операція «Валькірія» (англ. Valkyrie) — фільм, заснований на реальних подіях.
Sollefteå hakkında en eski bilgiler 1270 yılına dayanmaktadır.А найстаріші свідчення про кольори датуються 1270 роком.
Makedonya'da futbolun başlangıcı 20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.Поява футболу в Македонії відбулась на початку 20 століття.
Sistem, XML'e dayanmaktadır.SCORM заснований на стандарті XML.
Bu kaynaklar, ulusal havacılık istatistiklerine veya havalimanı işletmecisine dayanmaktadır.Джерелами даних є національна статистична інформація або дані самих аеропортів.
Savunma, beklenenden daha uzun bir süre dayanmayı başardı.Війна тривала набагато довше, ніж очікувалося.
Norveç eyalet sisteminin geçmişi birkaç yüzyıla dayanmaktadır.Правова система Японії формувалася протягом багатьох століть.
Bongo Friendee 1995 yılında tanıtılan ve dayanmaktadır SG platformu.Платформу SG для Bongo Friendee створили в 1995 році.
Çatak mahallenin tarihçesi bugünkü hesaplamalara bakılırsa 500 yıla dayanmaktadır.Отже вік поселення можна оцінювати в 500 років.
Windows Mobile 6.5, Windows CE 5.2-ye dayanmaktadır.Заснована на Windows CE 5.2.
Eserin konusu tarihsel gerçeklere dayanmaktadir.Ця історія базується на історичних фактах.
Film, Güney Afrika'da gerçekten yaşanmış tarihi bir olaya dayanmaktadır.Треба зауважити, що цього разу зйомки відбувалися вже в Південній Африці.
Yerleşimi pek eskiye dayanmayanmaz.Поселення не дуже давнє.
Yüzyıla dayanmaktadır.Засноване в V столітті.
Ancak buradaki yerleşim bundan çok eskiye dayanmaktadır.Та поселення людей існували тут ще задовго до цього.