dayandı ile cümle
dayandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Arastirmalar gosteriyor ki bu dogrudan kanuni surec islemlerindeki artisa dayandirilabilir.Отново, проучвания са показали, че той директно може да се обясни с повишаването на надлежния процес.
Arastirmalar gosteriyor ki bu dogrudan kanuni surec islemlerindeki artisa dayandirilabilir.שוב, מחקרים הראו קשר ישיר לעלייה בהליכים ההוגנים.
Arastirmalar gosteriyor ki bu dogrudan kanuni surec islemlerindeki artisa dayandirilabilir.مرة اخرى اظهرت الدراسات ان ذلك يعزى مباشرة إلى ارتفاع الإجراءات القانونية المفروضة
Arastirmalar gosteriyor ki bu dogrudan kanuni surec islemlerindeki artisa dayandirilabilir.規律の低下は 適正手続の普及が原因とされます 「パブリックアジェンダ」が全米で数年前に行った調査では
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Et je pense que c'est vraiment la base de l'architecture.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Ich denke, dass die Architektur eigentlich darauf gründet.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.바로 그것이 건축의 근본이라고 생각합니다.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Na tym właśnie polega architektura.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Penso che proprio su questo si basi l'architettura.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Penso que é nisso mesmo que a arquitetura se baseia.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.S azt gondolom ez az ami valójában az építészet alapja.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Şi cred că asta stă cu adevărat la baza arhitecturii.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Và tôi nghĩ đó thực sự là nền tảng của kiến trúc.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Y creo que es sobre eso en lo que realmente se basa la arquitectura.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Вот в чем для меня суть архитектуры.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.Мисля, че всъщност на това се основава архитектурата.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.ובעיני, על זה בעצם מבוססת הארכיטקטורה.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.واظن ان هذا هو في الحقيقة ما قامت عليه العمارة
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.建築は、コンクリートと鉄と
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.A volte una poesia prende una metafora e la amplia, costruendo su un'idea in molti modi.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.Đôi khi một bài thơ lấy một ẩn dụ và mở rộng nó, xây dựng trên một ý tưởng trong nhiều cách.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.때때로 시는 비유를 통하여 자신을 넓힙니다. 하나의 생각 위에 여러 방법으로 생각을 쌓으면서 말입니다.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.Soms breidt een gedicht de beeldspraak uit: ze bouwt één idee op vele manieren uit.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.Uneori o poezie ia o metaforă şi o extinde, construind o idee în mai multe feluri.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.Иногда в стихотворениях метафора расширяется, наращивая смыслы вокруг определённой идеи.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.לפעמים פואמות לוקחות את המטאפורה ומרחיבות אותה, בונות על רעיון אחד בדרכים רבות.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.様々な方法で構築して 詩の場面を展開していきます 次はラングストン・ヒューズの有名な詩 「母から息子に」の冒頭部分です
Belki, müebbetle sonuçlanabilecek 15 yıllık bir davaya, nasıl dayandığını anlamak zor olabilir.com والتي استعملها اصدقائها لدعمها توضح كيف أنها ما زالت تكافح للحصول على حريتها:
Bizim bilinenle bilinmeyen arasında gezindiğimizi ve eserlerin çoğunun bu fikre dayandığını görürsünüz.C'est une chose avec laquelle nous nous amusons et beaucoup de chose viennent de çà.
Bizim bilinenle bilinmeyen arasında gezindiğimizi ve eserlerin çoğunun bu fikre dayandığını görürsünüz.שזה דבר שאנחנו כבר התעסקנו בו די הרבה בכדי להגיע אליו.
Bizim bilinenle bilinmeyen arasında gezindiğimizi ve eserlerin çoğunun bu fikre dayandığını görürsünüz.そんなものがいっぱいある この作品を見る人は
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırız토라지인들처럼, 우리는 죽음에 부여한 의미와 정의에 따라 삶에 대한 우리의 결정을
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızNet als de Torajanen baseren wij onze levenskeuzes op de zin en de definitie die we aan de dood toekennen.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızNoi, ca şi ei, ne bazăm deciziile privind viaţa pe sensul şi definiţiile asociate morţii.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızМи, як і жителі Тораджі, базуємо свої життєві рішення на смислах і визначеннях, які ми приписуємо смерті.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızМы, как и тораджи, основываем наши решения о жизни на значениях и определениях, которые мы приписываем смерти.
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızאנחנו, כמו בני טוראג'ה, מבססים את החלטותינו לגבי החיים על המשמעויות וההגדרות
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırızنحن، كالتوراجيين، نؤسس قراراتنا عن الحياة على المعاني والتعاريف
Biz, Torajanlılar gibi, hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırız生命に関わる決断をするとき 自分たちの概念における 死の意味や定義を 基準に考えます
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.A héten hallottunk például szörnyű szenvedésekről, melyet oly sok nő szenved el a világon nap mint nap.
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.Am auzit săptămâna asta despre suferinţe oribile pe care femei din toată lumea le îndură zi de zi.
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.우리는 이번 주에 예를 들면 아주 험한 고통을 매일매일 참으며 견뎌내는 수많은 여성분들의
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.Например, на этой неделе мы слышали об ужасных страданиях, которые многие женщины испытывают каждый день.
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.אנחנו שמענו, השבוע על הסבל הנורא של, לדוגמא שכל כך הרבה נשים ברחבי העולם
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.لقد سمعنا هذا الاسبوع، عن معاناة رهيبة، على سبيل المثال، الكثير من نساء العالم
Bu hafta dünyadaki bir çok kadının bir çok ızdıraba her gün nasıl dayandığına dair şeyler duyduk.世界中の多くの女性が 日々 耐えているような ひどい窮状について 話を聞いてきました
Bu nedenle İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Madem bu bildiriyi reddettiniz, Baskıya ve hileye güvenip dayandınız;이러므로 이스라엘의 거룩하신 자가 말씀하시되 너희가 이 말을 업신여기고 압박과 허망을 믿어 그것에 의뢰하니
Bu nedenle İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Madem bu bildiriyi reddettiniz, Baskıya ve hileye güvenip dayandınız;לכן כה אמר קדוש ישראל יען מאסכם בדבר הזה ותבטחו בעשק ונלוז ותשענו עליו׃
Bu nedenle İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Madem bu bildiriyi reddettiniz, Baskıya ve hileye güvenip dayandınız;لذلك هكذا يقول قدوس اسرائيل. لانكم رفضتم هذا القول وتوكلتم على الظلم والاعوجاج واستندتم عليهما
Bu nedenle İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Madem bu bildiriyi reddettiniz, Baskıya ve hileye güvenip dayandınız;所 以 以 色 列 的 聖 者 如 此 說 、 因 為 你 們 藐 視 這 訓 誨 的 話 、 倚 賴 欺 壓 和 乖 僻 、 以 此 為 可 靠 的
Bu nedenle İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Madem bu bildiriyi reddettiniz, Baskıya ve hileye güvenip dayandınız;所以 以色列 的 聖者 如此 說 、 因為 你 們藐視這訓誨 的話 、 倚賴欺壓 和 乖僻 、 以 此 為 可 靠的
Bunun dayandığı kanıt nedir?Apa bukti yang mendasari hal ini?
Bunun dayandığı kanıt nedir?Auf welche Beweismittel stützen Sie Ihre Hypothese?
Bunun dayandığı kanıt nedir?Care sunt dovezile pe care se bazează?
Bunun dayandığı kanıt nedir?Điều đó dựa trên bằng chứng nào?
Bunun dayandığı kanıt nedir?¿En qué evidencia se basa?
Bunun dayandığı kanıt nedir?이것은 무엇을 근거로 하는가요?
Bunun dayandığı kanıt nedir?Mi a bizonyítéka annak, amin ez alapszik?
Bunun dayandığı kanıt nedir?Na akých dôkazoch je to založené?
Bunun dayandığı kanıt nedir?Na jakich dowodach się opierają?
İlgili Sayfalar