dayandı ile cümle
dayandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Max Planck kham chịu những thảm hoạ này với một sự điềm tĩnh bất động.
Gerçekten araştırma yapılırsa Şerbelik Mahallesinin M:Ö 4000 yıllara dayandığı görülecektir.Theo quy hoạch, khu du lịch quốc gia Tam Chúc sẽ có diện tích vùng lõi là 4.000 ha.
David Conforte, 1671'de Mısır'da dayandı.Anne Hyde qua đời năm 1671.
Soyu peygambere dayandığı için 'seyyid' unvanına sahiptir.使徒継承であることを使徒継承性という。
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.主人公が目を放した隙に姿を消してしまう。
İsviçre'de araştırmacılar Hamilton'ın akraba seçilimi kuralına dayandırılan bir algoritma geliştirmişlerdir.スイスの研究者らは、血縁選択説のハミルトン則に基づくアルゴリズムを開発した。
Viyana'nın sınırlarına kadar dayandı.ウィーンの森との境界にもなっている。
Bunun Tora'da bir emir olarak mı söylendiği yoksa rabinik kaynaklara mı dayandırıldığı tartışma konusudur.結節の輪郭 輪郭が明瞭か不明瞭か、陥凹と分葉化があるのか、棘形成(spiculation)があるのかを述べる。
Ancak bu seçkin olmanın ne tür bir güce dayandığı hakkında bir bulguya sahip değiliz.このような強力な射出がどのようなエネルギーで生じるのかについては、詳しいことは分かっていない。
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.初回の戦闘でローマ軍は敗れたが、整然と撤退することができた。
İki günde gerçekleşen devalüasyon oranı yüzde 73'e dayandı.2日間でダウ式平均株価は23%低下した。
Sufîlere dînî görüşlerini mevzu hadisler, yalanlar ve halk âdetleri üzerine dayandırmakla suçladı.封印を解いた直後自分が「嘗てナタに助けられた一族の末裔」と嘘を付き、行動を共にしていた。
Aşut (Aşur) Köyünün yerleşime geçmesi 13. yüzyıla dayandığı söylenmektedir.13世紀のヴェネツィアの邸宅に採用されていたものが、東方に伝達されたと推定している。
Planck, bu acıya metanetle dayandı.作中ではパッキーがこの病気にかかっていた。
Genetik algoritmaların dayandığı krosover ve üremeye benzer.フラクタルを生成するアルゴリズムに似ている。
Augustus dönemi şairi Vergilius, Latium ismini Latince "latens" (gizlenen) kelimesine dayandırır.アウグストゥスの時代の詩人ウェルギリウスはラティウム (Latium) の語源を「隠れた」(英語の "latent" = 潜在)だとしている。
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.“Google指出他们的新设计语言基于纸张和油墨。
Sufîlere dînî görüşlerini mevzu hadisler, yalanlar ve halk âdetleri üzerine dayandırmakla suçladı.那天,他否認他和皮斯特的失踪案有关,也否認将提供给他一份工作。
İtalya'da ise teorik olarak Antonio Gramsci'ye dayandırılmak istenmiştir.在意大利,他们依赖安东尼奥·葛兰西的理论。
En çok kullanılan sayı olan altı milyon, kıdemli SS yetkililerinden Adolf Eichmann’a dayandırılır.600万的数字来源于党卫军高级官员阿道夫·艾希曼。
Bunun Tora'da bir emir olarak mı söylendiği yoksa rabinik kaynaklara mı dayandırıldığı tartışma konusudur.若为攸字,是‘无骹尊傍犬’(“猷”字)吗?还是‘犬傍无骹尊’(‘猶’字)?是有心攸(‘悠’字)?还是无心攸(‘攸’字)?请求告诉。
Kanıtını tamamen çizimlerin karakteristiklerine dayandırmaktadır.他的证据完全基于那些油画本身的特点。
Tevessülü uygulayan Müslümanlar bunu Kur'ân'a dayandırdıklarını söylerler.此中阿笈摩者,如《解深密經》說:『阿陀那識甚深細。
Kuruluş tarihinin 8. yüzyıla dayandığı sanılmaktadır.证据显示时间大约为8世纪。
Soldner'ınki ile aynı değer 1911’de Einstein tarafından denklik ilkesine dayandırılarak hesaplanmıştı.愛因斯坦於1911年只利用等效原理計算出與索爾德納相同的數值。
Keşif metodu bulutların görünüşlerinin kara yüzeyinden parlak ve soğuk olmasına dayandırılır.检测方法是基于这样一个事实:云层比地表显得更亮更冷。
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.然而,现代生物学的起源通常被回溯到古希腊哲学時期。
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.如身體雖一,而眼耳鼻舌諸根各各不同,故云別相。
Sufîlere dînî görüşlerini mevzu hadisler, yalanlar ve halk âdetleri üzerine dayandırmakla suçladı.그는 이 시에서 난민들을 비난하며 그들을 들짐승에 비유하고 있다.
Senaristlerden Scott Neustadter filmin gerçek bir aşk hikâyesine dayandığını belirtmiştir.실제로 영화의 공동 작가인 스콧(Scott Neustadter)이 실제 사랑 이야기를 바탕으로 쓰여진 것이라는 사실을 인정했다.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.“그대의 죽음을 지켜보는 것은 내가 될 것이라.
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.그러나 현대 생물학의 근원은 고대 그리스 철학의 세속적인 전통에서 찾을 수 있다.
Sınıflandırmayı, canlıların yapısına ait bütün özelliklerine dayandırarak yapmıştır.이러한 이유는 모든 종족을 동화시켜 완전한 생명체를 만들기 위한 것이라 한다.
David Conforte, 1671'de Mısır'da dayandı.증조부인 존 워싱턴은 1657년에 버지니아로 이주했다.
En çok kullanılan sayı olan altı milyon, kıdemli SS yetkililerinden Adolf Eichmann’a dayandırılır.600만 명의 숫자는 당위군 장관을 맡은 Adolf Eichmann가 말한 것이다.
Erişim tarihi: 11 Mayıs 2016. ^ "Kış kapıya dayandı!".2016년. “벌써 겨울”.
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.מגוגל נאמר ש"שפת העיצוב החדשה קיבלה השראה מנייר ודיו.
Mahallenin kuruluş tarihi tam bilinmemekte ama 190 yıllık bir geçmişe dayandığı tahmin ediliyor.מעולם לא תועדה התפרצות הר הגעש, אך מקומיים טוענים שהוא התפרץ לפני 170 שנים בערך.
Kişisel irade kuramı ise Devletin iradesine dayandırır.לצורך אינטרסים אישיים (השגת הפתקה) הוא אף מוכן לכופף את חוקי המדינה.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.מרקוב זכר את כאב העקיצה שהופיע עם הדקירה.
Edebi kavram olarak, bu anlamlardan hangisine dayandığı tam olarak bilinmemektedir.מלבד ציטוט זה לא ברור באיזה מידה הוא מסתמך עליו.
Bu buluntuların günümüzden 10 bin – 8 bin yıl öncesine dayandığı saptanmıştır.מעריכים שכיום אנו רואים אותה כבת 6,000-8,000 שנים.
Dyrrhachium garnizonu, Robert'in mancınıkları, balistaları ve kuşatma kulelerine rağmen tüm yaz dayandı.Гаризонът на Дирахиум успява да издържи цяло лято, въпреки катапултите, балистите и обсадните кули на Робер.
The Simpsons Game, Amerikan televizyon dizisi Simpsonlar'a dayandırılan bir arcade/platform video oyunudur.The Simpsons Game (Семейство Симпсън:Играта) е видеоигра, базирана на Семейство Симпсън.
Köy tarihinin 15-16. yüzyıla dayandığı bilinmektedir.Подбрани извори за историята на балканските народи 15-16 век.
Türk Dil Kurumu da kelimenin kökenini Arapçaya dayandırmaktadır.Колонизирането на Индонезия е оставило своя отпечатък и върху езика.
Bu, "DELED" lerin (Dislokasyon Mühendislik LED'lerin) dayandığı temel ilkedir.Например, това е основната идея зад типовете данни.
Bu etki sınırlar boyunca aluminyum atomlarının dağılımını azaltan bakırın sınır ayrımına dayandırılır.Над тази граница се увеличава количеството отделени атоми.
İslam dinince şehrin kutsallığı ve kökeni İbrahim'e dayandırılmaktadır.To je i učinio, a kad su mještani to doznali, htjeli su spaliti Ibrahima.
Sırplar birkaç Osmanlı saldırısına dayandı.Uslijedio je nekoliko osmanskih protuudara.
Bu algoritmaların dayandığı en önemli fenomen rastgeleliliktir.Uvedené sú len najvýznamnejšie príklady algoritmov zhlukovania.
Dyrrhachium garnizonu, Robert'in mancınıkları, balistaları ve kuşatma kulelerine rağmen tüm yaz dayandı.Mesto se je Robertovim napadom s katapulti, balistami in oblegovalnimi stolpi upiralo celo poletje.
Dalley argümanlarını günümüze ait Akad yazıtlarının deşifre edilmesindeki son gelişmelere dayandırmaktadır.Dalley utemeljuje svoje argumente o nedavnih dogodkih v dešifriranju sodobnih Akadskih napisov.
Mekaniğin matematik esaslara dayandırılmasına da öncülük etti.Matematično je tudi obdelal mehanske napetosti.
Bunun sebebi askorbik asit ihtiyacımızın ampirik esaslara dayandığıdır.Po naravi so aktivni psi, potrebujejo dovolj gibanja.
Ancak, bu iki yaklaşım farklı varsayımlara dayandırılmıştır.Oba pristopa se razlikujeta v predpostavkah o kandidatu.
Bu prizmadan geçen ışık olgusunun keşfi Isaac Newton'a dayandırılır .Selle nähtuse avastamist prisma abil seostatakse Isaac Newtoniga.
Tanrısal (İlahi) irade kuramı hukuku Tanrı'ya dayandırır ve ancak onun istemesi dahilinde ortadan kalkar.Tema nõul sind ju surmati ja ainult jumalate tahtel ja tänu minule jäid sa ellu.
Giderek milliyetçiliği, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa dayandı.Ta propageeris tasapisi riiklikku iseseisvust ja rahvuslust.
Diğer bir rivayet ise Drengot ailesindeki kardeşlerin gönüllü olarak sürgüne gitmesine dayandırılır.Veel üks lugu sisaldab grupi Drengot perekonna vendade vabatahtlikku eksiili.
İlgili Sayfalar