dayandı ile cümle

dayandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kişisel irade kuramı ise Devletin iradesine dayandırır.Der Abwehranspruch des Bürgers richtet sich somit gegen staatliche Handlungen.
Bıçak kemiğe dayandı.Das Messer traf ins Herz.
Bu gibi ilişkilerin tümü bir soyağacına dayandırılamaz.All diese Beziehungen lassen sich nicht in einen Stammbaum fassen.
Yukarıdaki çizgi romana dayandırılmıştır.Die romanischen Fenster im Obergaden sind zugemauert.
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.Selon Google ce nouveau langage de design est basé sur le papier et l'encre.
Glee dizisindeki Will Schuester karakteri, kısmen Marquette dayandırıldı.Le personnage Will Schuester dans Glee est partiellement basé sur Marquette.
İslam dinince şehrin kutsallığı ve kökeni İbrahim'e dayandırılmaktadır.L'islam se présentera quant à lui comme le rétablissement de la religion pure et rationnelle d'Abraham.
Ancak, bu iki yaklaşım farklı varsayımlara dayandırılmıştır.Cependant, ces deux hypothèses ont été contestées pour des raisons différentes.
1814'te düşman orduları Paris kapılarına dayandı.En 1814 les troupes étrangères sont aux portes de Paris.
Soyu peygambere dayandığı için 'seyyid' unvanına sahiptir.Ils sont entièrement dévoués à sa cause et sont devenus ses messagers auprès des hommes.
Sovyet yazarlar bu kavramı Karl Marx ve Vladimir Lenin'in görüşlerine dayandırmışlardır.Les écrivains soviétiques ont attribué ce concept à Karl Marx et Vladimir Illitch Lénine.
Çalışanlar için gelir vergisi sınırı %80'e dayandı.80 % du salaire est garanti aux ouvriers mis à pied.
Çünkü Kur'an'da zina suçunun karşılığı olarak geçmeyen bu ceza hadislere dayandırılmaktadır.Force est d’exécuter ceux que le châtiment n’a pas détournés du crime.
David Conforte, 1671'de Mısır'da dayandı.David Conforte est dayyan (juge) en Égypte en 1671.
İlk bant-karikatürler, şovun kardeş dergisi Simpsons Illustrated'te, 1991'deki Simpsonlar'a dayandı.La première bande dessinée basée sur les Simpson est apparue en 1991 dans la revue Simpsons Illustrated.
Maçtan sonra, O'Sullivan gösterilen yere dayandı.Terminant à la quatrième place, O'Sullivan démissionne.
Bu tasarım bilidik bir doğrusal düzenleyiciye dayandırılarak gerçekleştirilmiştir.L'enquête fait apparaître que le tout a été orchestré par un architecte célèbre.
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.Google afirma que su nuevo lenguaje de diseño se basa en papel y tinta.
Glee dizisindeki Will Schuester karakteri, kısmen Marquette dayandırıldı.El personaje Will Schuester, en Glee, se halla parcialmente basado en Marquette.
O'Sullivan sol eliyle Robidoux'un mücadelesine daha iyi dayandığı yanıtını vermiştir.O'Sullivan respondió que él jugaba mejor con su mano izquierda de lo que Robidoux podría con su derecha.
Bununla birlikte, EuroLeague MVP ödülü 2004-05 sezonundan başlayarak bir oylama sürecine dayandığında değişti.Esto cambió cuando el EuroLeague MVP pasó a estar basado en un proceso de votación desde la temporada 2004–05.
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.A pesar de estas derrotas parciales, los romanos aguantaron y lograron evitar la derrota total.
Adnan'ın soyu ise İsmail'in büyük oğlundan zuhur eden "Kedarlar" aşireti'ne dayandırılmaktadır.La profecía isaiana habrá de cumplirse inexorablemente: El Mesías será descendiente de la Casa de David (Is.
Onun önerileri Bohr Atom Modeline dayandırılmıştır.Ejemplos inclyuen el modelo atómico de Bohr.
Kanıtını tamamen çizimlerin karakteristiklerine dayandırmaktadır.Destaca la importancia que le da a las líneas del dibujo.
Mahallenin kuruluş tarihi tam bilinmemekte ama 190 yıllık bir geçmişe dayandığı tahmin ediliyor.La historia del "Tratado" no se conoce con certeza y por qué permaneció oculta durante casi 130 años.
Surlarla çevrili olan Antakya bütün kış boyunca kuşatmaya dayandı.El barco permaneció aprisionado todo el invierno.
Babasoyluluktan farklı olarak, ailenin soyağacı (şecere) baba tarafına değil, annenin ailesine dayandırılır.Los hijos de los varones quedan adscritos a la familia de la madre de los hijos no a la del padre.
Film Henry James'in romanındaki karakterlere dayandırılmıştır ama bir roman uyarlaması değildir.La película es presentada por Ron Howard, pero no existe una narración durante ella.
Bıçak kemiğe dayandı.Van ceñidos a la cintura.
Trafik ve diğer kamu işaretleri bilgi grafikleri sistemlerine dayandırılmaktadır.Árboles de decisiones y almacenamiento de datos son representados en diagramas de flujo de sistemas.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.E quando saranno cotte prendi (versa) del formaggio grattugiato.»
Kanıtını tamamen çizimlerin karakteristiklerine dayandırmaktadır.Le sue prove si basano interamente sulle caratteristiche dei dipinti stessi.
Soldner'ınki ile aynı değer 1911’de Einstein tarafından denklik ilkesine dayandırılarak hesaplanmıştı.Lo stesso valore di Soldner venne calcolato da Einstein nel 1911 in base soltanto al principio di equivalenza.
Bunun sebebi aynı tüketim aygıtının iki farklı teknoloji olarak tanıtılmasına dayandırılabilir.Questo è tipico di quando lo stesso tipo di radar può essere associato a due diversi sistemi d'arma.
Bu, "DELED" lerin (Dislokasyon Mühendislik LED'lerin) dayandığı temel ilkedir.Questo principio è la base per la realizzazione dei DELED (Dislocation-Engineered LED).
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.Nonostante i Romani fossero in inferiorità numerica, inflissero una dura sconfitta ai ribelli, decimandoli.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Dürer preparò questa pala con la massima cura.
Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir.3 - La libertà e l'eguaglianza sono la base della repubblica.
Görüşler sağlam kaynaklara dayandırılmalı ve gösterilmelidir.Perché si trovano lì? e trovare risposte attendibili.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Но когда воочию увидел — обалдел!
İsviçre'de araştırmacılar Hamilton'ın akraba seçilimi kuralına dayandırılan bir algoritma geliştirmişlerdir.Исследователи из Швейцарии разработали алгоритм, основанный на правиле Гамильтона семейной селекции.
Bunu da Newton ve Einstein'a dayandırır.Его основоположником являются Ньютон и Эйнштейн.
Şeriat hukukunda bazı hükümler Nisa suresindeki ayetlere dayandırılır.Torment: Tides of Numenera — истязание прошлым.
Gruba verilen ismin tam olarak neye dayandığı bilinmemektedir.Достоверных сведений о происхождении названия нет.
İlk kablo sadece üç hafta dayandı.Первый раз стоял до трёх суток.
Çayırhan’ın tarihinin çok eskilere dayandığı bilinmektedir.Патанджали утверждает, что история эта случилась «очень давно».
Bu buluntuların günümüzden 10 bin – 8 bin yıl öncesine dayandığı saptanmıştır.Полностью эти земли были заселены около 10—8 тыс. лет назад.
Surlarla çevrili olan Antakya bütün kış boyunca kuşatmaya dayandı.Мышка рассказала ему, как всю зиму проводит в страхе.
Adnanîler, İslâm Peygamberi Muhammed’in soyunun dayandığı, Arap Yarımadası'nda yaşamış olan bir kavimdir.Хотя именно воронам Бог повелел кормить Илью пророка в пустыне (3Цар. 17:4).
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.Он был закреплён уже в законах Хаммурапи.
Tek tarihlendirme, çanak çömlek buluntularına dayandırılmıştır.Единственная проблема с волосами заключается в том, что в них теряются гребешки.
Bir keresinde "Tüm hayatımı Krusty'nin öğretilerine dayandırdım" demiştir.فقد قال ذات مرة "لقد اعتمدت طول حياتى على تعاليم كروسيتى".
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.واستعلى وعلا، واستسخر وسخر، ومنه قوله تعالى : وإذا رؤوا آية يستسخرون 1.
Adnanîler, İslâm Peygamberi Muhammed’in soyunun dayandığı, Arap Yarımadası'nda yaşamış olan bir kavimdir.وهم آل بيت النبي محمد الذين تحرم عليهم الصدقات.
Çalışanlar için gelir vergisi sınırı %80'e dayandı.الضريبة الهامشية لدخل للعمال بلغت أكثر من 80 ٪.
Bu buluntuların günümüzden 10 bin – 8 bin yıl öncesine dayandığı saptanmıştır.ولايعرف ماذا كان عليه هذا الكون قبل مولده منذ 10 إلى 20 مليار سنة.
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.وتكرر ذكرها في قانون حمورابي .
Kölelerden oluşan ordular arka arkaya çok sayıda Roma birliğini yendi, isyancılar Roma'ya dayandı.بعد بعض المعارك البسيطة التي فاز بها على العبيد وصل جيش أكبر من روما إلى الجزيرة وهزم المتمردين.
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.على الرغم من هذا، فإن جذور علم الأحياء الحديث تعود في الغالب إلى التقاليد العلمانية للفلسفة الإغريقية القديمة.
İlgili Sayfalar