dayandı ile cümle
dayandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sözlü iletişimin dayandığı sözsel kanalla birlikte bu üç kanala iletişim kanalları adı verilir.It will continue with its existing lineup of three broadcast channels.
İslam dinince şehrin kutsallığı ve kökeni İbrahim'e dayandırılmaktadır.Once they were alone and the door had been locked, Abraham revealed himself to her.
Bunu da Newton ve Einstein'a dayandırır.Including the Newton and Edison .
Givanaz'ın Nabula olduğu yönündeki tespit, bu belgeye dayandırılmaktadır.Jayanta suspects that Shrimanta is related to the matter.
Kökenlerinin Cengiz Han döneminde bölgeye gelen Moğollara dayandığı sanılmaktadır.It has been suggested that the Goths maintained contact with southern Sweden during their migration.
Bu inançlar, firavunların otoritesinin tanrısal olduğunu, tanrısal düzene dayandığını anlatmaktaydı.The people here believe that it is the benediction of the god that the locality is quite peaceful.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.You can see them unfold in the background of each other, if you look."
Bazıları da vejetaryenliği doğal çevrenin korunmasına dayandırırlar.The gardens make every effort to preserve the natural environment.
Ve evrimsel psikologlar bu sezgilerin genlere dayandığına düşünüyorlar.And evolutionary psychologists think that these intuitions have a basis in the genes.
Böylece Osram şirketi ampullerin ne kadar uzun süre dayandıklarını kayıt altına alabiliyordu.- so that the company Osram was able to register how long they lasted.
Bu öğütlerin dayandığı, ebeveynlikle ilgili çalışmaların çoğu işe yaramaz.Most studies of parenting on which this advice is based are useless.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.It was based on this diversity.
Bana kalırsa mimarinin dayandığı temel nokta budur.And I think that's really what architecture is based on.
Yiyeceksiz haftalarca dayanan vücudun susuzluğa yalnızca birkaç gün dayandığını biliyor muydunuz?Did you know that our body can last for weeks without food but only a few days without water?
Bu şekil örümceklerin neredeyse 380 milyon yıl öncesine kadar dayandığını gösteriyor.So what this figure shows is that spiders date back to almost 380 million years.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.If given the truth, they can be depended upon to meet any national crisis.
Bunun dayandığı kanıt nedir?What is the evidence upon which this is based?
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.He depends, for his power, on his ability to make other people powerful.
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.Like I think we really put up with a lot of crap with our computers.
Kolanın başarısının dayandığı en önemli unsur insanların Coca-Cola istemesi.Ultimately, Coke's success depends on one crucial fact and that is that people want a Coca-Cola.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.It is based on a powerful property Cardano noticed.
Size o Gezginler'in 100 gün bile dayandıklarını görmenin beni şaşırttığını söylemiştim.I told you I was surprised that those Rovers are lasting even a hundred days.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:What are the figures he's relying on? It's like that joke: I want whatever he's drinking.
Bazen bir şiir, bir metaforu alır ve bir fikre farklı şekillerde dayandırarak metaforu genişletir.Sometimes a poem takes a metaphor and extends it, building on one idea in many ways.
Arastirmalar gosteriyor ki bu dogrudan kanuni surec islemlerindeki artisa dayandirilabilir.Again, studies have shown it's directly attributable to the rise of due process.
O şey sadece üç hafta dayandı. Sonra bitti.That thing lasted all of three weeks.
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.It looks like a vibrating string -- that's where the idea, string theory comes from.
Yada ekonomi fosil yakıtlara böylesine dayandıramayız.Or basing our economy on depleting fossil fuels.
Sana güvendiler atalarımız, Sana dayandılar, onları kurtardın.Our fathers trusted in you. They trusted, and you delivered them.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.You have perseverance and have endured for my name's sake, and have not grown weary.
O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, O büyük Arş'ın sahibidir!"There is no God but He; I depend on Him alone, the Lord of the glorious Throne."
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım.I place my trust in God who is my Lord and your Lord.
Başarım ancak Allah(ınyardımı) iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na yönelirim!In Him I have placed my trust, and to Him I turn.
O'na dayandım, tevbem yalnız O'nadır."In Him have I placed my trust, and to Him is my reversion."
İşte Rabbim Allah budur. O'na dayandım, O'na yöneldim.This is God, my Lord; in Him have I placed my trust, if to Him I turn.
Ya can boğaza dayandığı zaman?Then how is it that when the (dying) breath is withdrawn into the throat (and rattles),
"Rabbimiz, sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş(ümüz) sanadır!""O Lord, we place our trust in You, and turn to You in penitence, and to You is our returning.
Hele can boğaza gelip dayandığında,Then how is it that when the (dying) breath is withdrawn into the throat (and rattles),
(Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Ona dayandım ve dayananlar da ancak ona dayanmalı.I have placed my trust in Him, and the trusting should rely on Him alone."
Onlar öyle kişilerdir ki sabrettiler ve Rablerine dayandılar.(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
İlah yok O'ndan başka. Yalnız O'na dayandım ben; büyük arşın sahibi O'dur."There is no God but He; I depend on Him alone, the Lord of the glorious Throne."
Şöyle yakardılar: "Yalnız Allah'a dayandık.They answered: "We have placed our trust in God.
Yalnız O'na dayandım ben, yalnız O'na güvenip dayansın tevekkül sahipleri."I have placed my trust in Him, and the trusting should rely on Him alone."
İşte budur Rabbim olan Allah! Yalnız O'na güvenip dayandım; yalnız O'na yönelirim ben.This is God, my Lord; in Him have I placed my trust, if to Him I turn.
Ya o canın boğaza gelip dayandığı zaman!Then how is it that when the (dying) breath is withdrawn into the throat (and rattles),
Onlar birbirine dayandırılmış keresteler/Hint kumaşı giydirilmiş kütük parçaları gibidirler.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
İş, onların sandığı gibi değil! Can, köprücüklere dayandığında,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Onlar da dediler ki: "Allah'a dayandık.They answered: "We have placed our trust in God.
"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım.I place my trust in God who is my Lord and your Lord.
Fakat başarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.In Him I have placed my trust, and to Him I turn.
(Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.I have placed my trust in Him, and the trusting should rely on Him alone."
İşte, bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yönelirim.This is God, my Lord; in Him have I placed my trust, if to Him I turn.
Hele can boğaza dayandığı zaman,Then how is it that when the (dying) breath is withdrawn into the throat (and rattles),
Ben O'na dayandım, tevbem de O'nadır.In Him have I placed my trust, and to Him is my reversion."
Can boğaza dayandığı zamanThen how is it that when the (dying) breath is withdrawn into the throat (and rattles),
Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır."O Lord, we place our trust in You, and turn to You in penitence, and to You is our returning.
O’ndan başka tanrı yoktur.O’na dayandım, tövbem ve dönüşüm yalnız O’nadır.” [16,63; 6,34]There is no other god but He. In Him have I placed my trust, and to Him is my reversion."
İlgili Sayfalar