Savaş, Eaton'ın analizine dayanan Girish Karnad tarafından bir oyuna uyarlandı. [1] [2]The battle has been adopted into a play by Girish Karnad, who based it on Eaton's analysis.[36][37]
The Incredible Hulk, Marvel Comics karakteri Hulk'a dayanan bir Amerikan televizyon dizisidir.The Incredible Hulk is an American television series based on the Marvel Comics character the Hulk.
SAR-87, M16 tüfeğinin çok yönlülüğü ile iyi denenmiş AR-18'e dayanan sağlam bir silahtı.The SAR-87 was a robust weapon based on the well tried AR-18 with the versatility of the M16 rifle.
Ancak sahne versiyonuna dayanan 1937 yapımı The Good Earth filmi daha başarılı oldu.However, the 1937 film, The Good Earth, which was based on the stage version, was more successful.
Roxy daha sonra TV şovuna dayanan birkaç çizgi romanda yer aldı.Roxy later appeared in several comic books based on the TV show.
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.Eine wahre Geschichte aus dem Jenseits.
Tarihi yıllar önceye dayanan bir kervansarayı bulunmaktadır.Im Normalfall setzt das aber eine über Jahre gewachsene Vertrauensbasis voraus.
Ve Allah'a dayananların daha güçlü olacağı inancıyla hareket ediyorduk.Je mehr Gläubige es gibt, umso mächtiger ist der Gott.
Quakenbrück'ta eskilere dayanan bir basketbol geleneği mevcuttur.Basketball hat in der Stadt Quakenbrück eine lange Geschichte.
Kristinehamn, tarihi çok eskiye dayanan bir bölgede kuruludur.Naghadeh liegt in einer Region, deren Geschichte weit zurück reicht.
Telif sözleşmesi, telif hakkı ilkesine dayanan hukuki metin.Er nimmt diese Funktion nach dem Tarifvertragsgesetz wahr.
Böylece ordu içindeki hiziplerin çatışmasına dayanan hükûmetler dönemi başladı.Die Zahl der Bewohner, Angehörige der Frühen Archaischen Periode, nahm zu.
Kin, Windows CE'ye dayanan KIN OS sisteminde çalışıyordu.Kin OS basiert auf Windows CE.
Kuantum dolanmasına dayanan teknolojiler günümüzde gelişmektedirler.Längst vergessene Technologien erfahren ihre Renaissance.
Kuruluşu 1725'e dayanan gazete, 1889 tarihinden beri "General-Anzeiger" adı altında yayın yapmaktadır.Unter seinem heutigen Titel erscheint der General-Anzeiger seit 1889.
İber Yarımadası'nda dayanan son İslam şehirlerinden birisi olmuştur.Rié (puis Riez) fut une île à l'origine de la cité.
Dominikenler, Kiliseye öncelik prensibine dayanan tarikattır.Les Dominicains sont définitivement chargés de l'Inquisition.
Arada metne dayanan (tuluat olmayan) komediler de oynanıyordu.Ils avaient cependant adopté la coutume de la satî.
Setra, köklü bir geçmişe dayanan Alman otobüs üreticisidir.Setra est un constructeur allemand d'autocars et d'autobus.
Cebirin temel teoreminin Liouville teoremine dayanan kısa bir kanıtı vardır.Une preuve très concise repose sur le théorème de Liouville en analyse complexe.
Beldenin tarihi hakkında resmî belgelere dayanan kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Il est presque impossible de trouver des données historiques relatives aux chevaux sans papiers.
Bu demektir ki sezgiye dayanan çıkarımlar uygun olmayan kararlara yol açabilir.La bonne qualité des décisions prises permettant seulement de retarder l'inévitable.
Bu tanım daha sonra Weston hücresine dayanan bir yöntemle değiştirildi.Cette définition a ensuite été supplantée par une autre basée sur la pile Weston.
Dolayısıyla 1 Kasım 2014 tarihine kadar olan sürede ağırlıklı oy esasına dayanan sistem uygulanacak.À partir du 1er novembre 2014, une nouvelle procédure de vote à la majorité qualifiée s'applique au Conseil.
Transeksüellik kavramı, çok eskilere dayanan bir olgusal duruma işaret eder.La toponymie de certains d'entre eux évoque une origine probablement très ancienne.
RFC 2535'e dayanan DNSSEC'i uygulamak için planlar yapıldı.Se hicieron planes para implementar DNSSEC basado en RFC 2535.
Bully 2001 yılı Amerikan yapımı, gerçek bir olaya dayanan sinema filmi.Bully es una película independiente del año 2001, basada en hechos reales.
12.000 yıl önce: Jericho, MÖ 10.000'e dayanan bir yerleşim kanıtı var.12,000 años: primera evidencia de asentamiento, en la región de Jericó, que data de 10,000 aC.
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.Veía el arte como una función necesaria de la mente humana, y lo consideraba una actividad colaborativa.
Hindistan'da çocuk işçiliği temelde yoksulluğa dayanan karmaşık bir sorundur.El tráfico de niños es un problema muy grave a nivel mundial.
İkinci kullanım yeri; Orgnaik sebebe dayanan zihinsel rahatsızlarda.UU.; ocupando el segundo lugar después de las enfermedades cardiovasculares.
Daha genel olarak cinsiyete dayanan her tür ayrım, cinsel ayrımcılık olarak tanımlanabilir.Una y otra situaciones pueden ser consideradas, aun así, formas de separación por razón de sexo.
Kalkolitik Çağ yerleşmesine dayanan mimari buluntu bulunmamıştır.Se desconoce cuánto tiempo más presidió la sede bracarense.
Şiirleri derin bir genel kültüre ve yüksek bir entelektüelliğe dayanan, lirik ve felsefi şiirlerdir.Sus poemas tienen gran distinción lingüística, profundidad filosófica y elegante sobriedad.
Kültürü Kızık Türklerine dayanan mahallede Apak Sülalesi gibi aileler vardır.En los alrededores de la ciudad se encuentran poblaciones indígenas de interés cultural como Nabusímaque.
Tek dereceli çoğunluk esasına dayanan seçim kanunu kabul edildi.Después de otra lectura general, se tiene que aprobar el proyecto de ley por una mayoría.
Çoktanrıcılığa dayanan eski Roma inancının onarımını destekledi.Creando así la maldición de la vieja de blanco.
Lindesberg, yüzyıllara dayanan tarihe sahip bir İsveç kentidir.Suecia: Suecia consiguió una posición hegemónica en el Mar Báltico que mantuvo durante décadas.
Yapımı eskilere dayanan yapılarda çimento ve kum yerine çamur kullanılmıştır.Ese campo ha sido reconstruido hace poco, instalando césped artificial en vez de tierra.
Kuvvetli ve millet çoğunluğuna dayanan iktidarlar işbaşına geldi.Coloro che rifiutarono - la maggior parte - vennero arsi sul rogo.
SELinux, CoreOS Container Linux ve rkt gibi Linux konteynerlerine dayanan sistemlerde popülerdir.SELinux è molto utilizzato nei sistemi basati su container linux, come Container Linux di CoreOS e rkt.
Oracle Cloud, Hyperledger Fabric'e dayanan Block Zinciri Bulut Hizmeti sunmaktadır.Oracle Cloud offre un servizio di Blockchain Cloud Service basato su Hyperledger Fabric.
En eskiye dayanan spor federasyonlarından biridir.È la federazione sportiva più antica.
Peynir kökeni oldukça eskiye dayanan bir yiyecektir.L'origine del formaggio è molto antica.
Genelde Gurbetcilere dayanan bir yapı mevcuttur.Spesso è presente una rosetta basale di foglie.
Uzun yıllara dayanan bir askeri lise geçmişine sahiptir.Sono anni abbastanza tranquilli sotto il profilo militare.
Çok eskilere dayanan bir tarihi olduğu bilinmektedir.Ci sono molti elementi che fanno ipotizzare una data precedente.
Dayanan takriben 400 menzumesinin dizeleri Rusya’da sık sık iktibas edilir.Sono disponibili circa 400 delle sue liriche, i cui frammenti sono molto spesso citati in Russia.
Dolayısıyla 1 Kasım 2014 tarihine kadar olan sürede ağırlıklı oy esasına dayanan sistem uygulanacak.Il Trattato di Lisbona invece stabilisce in tal ambito regole molto precise a partire dal 2014.
Özellikle sanatkalığa dayanan sütten maddeler imalatı çok önemlidir.Il portale in particolare, sul piano artistico, è molto importante.
İrlandalılar, kökeni İrlanda Adasına dayanan bir Kelt halkıdır.Non c'è una bandiera universalmente accettata che rappresenti tutta l'isola irlandese.
Yaylacılık: Köy halkı tarihi çok eskilere dayanan yaylacılık yapmaktadır.Tabella abitanti: La sua storia come città è recente.
Ekonomik ve sosyal kargaşa artarken yüzyıllara dayanan kültürel değerler de tahrip ediliyordu.Ciò ovviamente ha sconquassato equilibri economici e giuridici che si erano stabilizzati ormai da secoli.
Deflasyon, nicesel para teorisine dayanan bir siyasettir.Dietro l'allarmismo un puro calcolo politico.
1922’de İngiliz mandası olan Filistin’de dini inanışlara dayanan ayrımcılık yasaklandı.Restarono valide le normative penali del 1922 contro le "superstizioni religiose" diffuse in pubblico.
Telif sözleşmesi, telif hakkı ilkesine dayanan hukuki metin.Favor debitoris – in diritto, principio generale di redazione normativa.
RFC 2535'e dayanan DNSSEC'i uygulamak için planlar yapıldı.Было запланировано реализовывать DNSSEC, основываясь на IETF RFC 2535.
Bu demektir ki sezgiye dayanan çıkarımlar uygun olmayan kararlara yol açabilir.Беда в том, что подобные желания могут привести к непредсказуемым последствиям...
İnanç esasına dayanan din bilgisi dogmatiktir.Поэтому созданная им теория сознания является дуалистичной.
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.Шаг за шагом двигались они путём познания.