(Onun için) ben yalnız O'na dayandım.In Him I have put my trust.
Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.In Him let all put their trust'
Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar.[They will be] reclining therein on adorned couches.
Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar.[They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them.
Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar.[They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them.
Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır.[Jacob] said, "Rather, your souls have enticed you to something, so patience is most fitting.
Sakın zulmedenlere dayanmayın, sonra size ateş dokunur.Do not be inclined towards the unjust ones lest you will be afflicted by the hell fire.
Onlar için dayanacak yastıklar hazırladı ve her birine de birer bıçak verdi.Then she told Joseph to appear before them.
Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
Oruca dayanamıyanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir.Good deeds performed on one's own initiative will be rewarded.
Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum.Say, "I have received enough authoritative evidence from my Lord but you have rejected it.
O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır.We have enchained their necks up to their chins.
De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım.Say, "I have received enough authoritative evidence from my Lord but you have rejected it.
Şimdi eğer dayanabilirlerse, ateştir onların yeri.Even if they are patient, the Fire will still be their homes.
Ey inananlar bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.Believers! When you encounter a party, remain firm and remember God much, so that you may succeed.
KTorrent için dayanışma eklentisi, RSS ve Atom kaynakları desteklerNameSyndication plugin for KTorrent, supporting RSS and Atom feeds
Dayanışma Araç ÇubuğuSyndication Toolbar
Çoklu monitör pencere dayanıklılığını desteğini etkinleştirEnable multiple monitor window resistance support
Martin R. Jones\ KDE sanatçı ekibinin bir simgesine dayanır. DescriptionBy Martin R. Jones\ Based on an icon by the KDE artist team.
"...Tüm bunlardan sonra dayanışmanın artmasını umuyorum.""...hoping for a little humanity to come back after all of this."
Tüm bunlardan sonra dayanışmanın artmasını umuyorumI´m hoping for a little humanity to come back after all of this.
Artık dayanamıyorum!!!" yazıyor.I can't take it anymore!!!'.
AB liderleri de rapora dayanarak Haziran ayında bir karar verecekler.EU leaders will make a decision in June, based on the report.
Uzmanlar, ülkelerin krize dayanabilmeleri için proaktif bir strateji gerektiği görüşündeler.Experts say a pro-active strategy is necessary to help the country weather the crisis.
Akamai her üç ayda bir raporunu küresel sunucu ağında toplanan verilere dayanarak hazırlıyor.Each quarter, Akamai publishes its report based on data gathered across its global server network.
Suçlamaların büyük kısmı Zogay'ın tanık ifadelerine dayanıyordu.Many of the charges were based on Zogaj’s witness statements.
Curak, "SNSD etnik milliyetçi hamuruna dayandığı için gerçekten de başarı kazandığını" söylüyor.Indeed, says Curak, "SNSD achieves success because it relies on an ethno nationalistic matrix."
Türk siyasi sistemi, iktidarın temel olarak hükümette olduğu parlamenter demokrasiye dayanıyor.Turkey's political system is a parliamentary democracy, with power vested mainly in the government.
Genel Sekreter ayrıca "İttifak dayanışması korundu."Alliance solidarity has prevailed.
Alanda geçmişi 4'üncü yüzyıla dayanan mezarlar bulunuyor.The site contains tombs dating back to the 4th century.
Fakat bu, dayanakları sağlam bir iddia mıdır?But is it a sure bet?
Maçın 38. dakikasında Tomas baskıya daha fazla dayanamayarak ceza sahası içinde topu elle oynadı.In 38th minute, Tomas broke under the pressure and used his hand inside the penalty area.
Bir çatışmanın her iki tarafının da, karşı tarafa yaptığı tüm kötülükleri kabul etmesine dayanıyor.It happens when both sides in a conflict admit whatever evil they committed against the other.
İşten çıkarılmayanlar da dayanışma içinde görevlerinden istifa ettiler.Others who were not fired left their jobs in sympathy.
Gerçalyu, "Elimizde, ailelerin cesetleri göz teşhise dayanarak toprağa verdikleri 2 bin 19 vaka var."We have 2,019 cases in which families buried bodies based only on visual identification.
"Romanya'daki Müslüman toplumuyla dayanışma" ifadesinde bulunan patriklik de kitabı kınıyor.Voicing "solidarity with the Muslim community in Romania", the patriarchate is also condemning it.
İtalyan yönetmen Giacomo Battiato tarafından Fransa'da çekilen film yaşanmış olaylara dayanıyor.The film, shot in France by the Italian director Giacomo Battiato, is based on real events.
Demokrasimiz tüm bunlara dayanacak kadar güçlüdür."Our democracy is strong enough to withstand all of this."
Kosova yargısı tehditlere dayanıyorKosovo judiciary endures threats
Kipriyanu, "AB'nin tutumu kaydedilen ilerlemeye dayanır."The position of the EU is based on the progress done.
AB'den tam bir dayanışma gördük ve bunun devam etmesini umut ediyorum."We received full solidarity from the EU, and I hope that will continue."
Bazıları, Kosova'daki Türklerin tarihinin 14. yüzyıla kadar dayandığını söylüyor.Some say the history of Turks in Kosovo dates back to the 14th century.
Avdyli: MARRI, üye ülkelerin yıllık dönem başkanlığına dayanarak başkanlık yoluyla işliyor.Avdyli: MARRI functions through its presidency, based on annual rotation by member countries.
Bütçe, GSYİH'da beklenen %5'lik büyümeye dayanıyor.The budget is based on expected 5% GDP growth.
Harabeler ve arkeolojik hazineler geçmişi İliryalılara dayanan zengin bir tarihi yansıtıyor.Ruins and archaeological treasures reflect a rich history dating back to the Illyrians.
Ayrıca Sırp eğitim, sağlık ve sosyal politika sistemine dayanmaları gerekiyor.They also must be based on the Serbian system of education, health and social policy.
Kosova meclisi Ahtisaari planına dayanan yasaları onayladıKosovo assembly approves laws based on Ahtisaari plan
Günümüzde insanların dayanışma ve insani hisleri giderek azalıyor." dedi.Today, people have less and less solidarity and humanity towards other people," said Vejnovic.
Tahminler, Hırvatistan'ın AB'ye 2012 yılına katılacağı varsayımına dayanıyor.The estimates are based on the assumption that Croatia will join the EU in 2012.
Romen lider Tariceanu dayanıyor ana hükümet hala kırılganRomania's Tariceanu hangs on, but government is fragile
Filmler geleneksel olarak, geçmişi İ.Ö. 1. yüzyıla dayanan Vespasian Amfiteatrı'nda gösteriliyor.The films are traditionally screened in Vespasian's Amphitheatre, dating from the 1st century AD.
Kısa bir süre önce yenilenen, Belgrad'daki Nebojsa Kulesi, Balkan dayanışmasının bir simgesi.The newly renovated Nebojsa Tower in Belgrade is a symbol of Balkan solidarity.
Toplum tarafından biçilen bu değerin, genel olarak dört kritere dayandığını söylemek mümkün.This assessment by society in general involves four criteria.
Bunun ilk adı dayanışma vergisiydi.First it was known as the solidarity tax.
Daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum”, diyor.I don't know how long can I hold on," farmer Tomo Zgela told Southeast European Times.
Arnavutluk'un elektrik sistemi hidroelektrik santrallerine dayanıyor. [Getty Images]Albania's electricity system depends on hydropower plants. [Getty Images]
Lazarevski, Makedon modelinin ABD İç Güvenlik modeline dayandığını söyledi.The Macedonian model is based on the US Homeland Security one, Lazarevski explained.
Kalıntılar beş ila on milyon yıl öncesine dayanıyor. [Tomislav Georgiev]The remains date back five to ten million years. [Tomislav Georgiev]