Ana içeriğe geç
Sözlük

dayan ile cümle

dayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir zaman demiştiniz ki: Ya Musa, biz bir türlü yemeğe dayanamayız.And (remember) when you said, "O Musa (Moses)! We cannot endure one kind of food.
Fakat barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a dayan.But if they incline to peace, you also incline to it, and (put your) trust in Allah.
Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe!...So how bold they are (for evil deeds which will push them) to the Fire.
Allah'a dayanıp güvendik biz!In Allah (Alone) we put our trust.
Sana verdiği söze dayanarak Rabbine bizim için dua et!Invoke your Lord for us because of His Promise to you.
Yalnız Allah'a güvenip dayansın inananlar."And in Allah let the believers put their trust.
O halde O'na kulluk et, O'na dayanıp güven!So worship Him (O Muhammad SAW) and put your trust in Him.
Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!So how bold they are (for evil deeds which will push them) to the Fire.
Biz sadece Allah'a dayanırız.In Allah (Alone) we put our trust.
Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.And in Allah let the believers put their trust.
Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan!So worship Him (O Muhammad SAW) and put your trust in Him.
Allah'a güvenip dayan, vekil ve destek olarak Allah yeter.And put your trust in Allah, and Sufficient is Allah as a Wakil (Trustee, or Disposer of affairs).
O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.We have put on their necks iron collars reaching to chins, so that their heads are forced up.
Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.And in Allah let believers put their trust.
Sen yalnızca O'na ibadet et ve yalnızca O'na dayan.So worship Him (O Muhammad SAW) and put your trust in Him.
Bunlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!So how bold they are (for evil deeds which will push them) to the Fire.
Artık tek bir çeşit yiyeceğe dayanamıyacağız.We cannot endure one kind of food.
Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar!So how bold they are (for evil deeds which will push them) to the Fire.
Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.And when you make a decision, put your trust in God; God loves the trusting.
O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, tevbem yalnız O'nadır."Say, “He is my Lord; there is no god but He; in Him I trust, and to Him is my repentance.”
İnanıp Rablerine dayananlar için Allah'ın yanında bulunan ödül ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır.But what God possesses is better and more lasting for those who believe and rely on their Lord.
Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın.And recall that We delivered you from the people of Pharaoh.
Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır).For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
Onları, yaklaşmakta olan güne karşı uyar; o zaman yürekler gırtlaklara dayanır, yutkunur dururlar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah'a. Şüphe yok ki Allah, dayananları sever.And when you make a decision, put your trust in God; God loves the trusting.
Sopam dedi, ona dayanırım, davarlarıma yaprak silkerim onunla, başka işler de yaparım onunla.He said, “This is my staff. I lean on it, and herd my sheep with it, and I have other uses for it.”
Onlar aleyhine kötülük ve düşmanlık hususunda dayanışmaya giriyorsunuz.And if they come to you as captives, you ransom them, although it was forbidden to you.
Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
Bir kez azmettin mi de artık Allah'a güvenip dayan! Allah, tevekkül edenleri sever.And when you make a decision, put your trust in God; God loves the trusting.
Onları, yaklaşan felaket günü hakkında uyar! Yürekler gırtlaklara dayanmıştır; yutkunurlar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye vekildir (güvenilip dayanılacak tek varlık O'dur).He is responsible for everything.
Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.In Him I trust, and to Him I turn.”
Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.“Our Lord, in You we trust, and to You we repent, and to You is the ultimate resort.
Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim."In Him I trust, and to Him I turn.”
İşte bu kesin delile dayananlar Kur’ân’a iman ederler.These believe in it.
Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir."But patience is beautiful, and God is my Help against what you describe.”
Onları yaklaşan gün hakkında uyar, o zaman yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunurlar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a dayanmışız.Our Lord has knowledge of all things, and in Allah we put our trust.
Ailene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan. Biz senden rızık istemiyoruz.Enjoin Prayer on your household, and do keep observing it.
Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz!Our Lord has knowledge of all things, and in Allah we put our trust.
Şimdi eğer dayanabilirlerse, barınakları ateştir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız.Our Lord has knowledge of all things, and in Allah we put our trust.
Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Şimdi eğer dayanabilirlerse onların yeri ateştir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Ve onlara, olup biten her şeyi, kesin bir ilme dayanarak bir bir anlatacağız.Then We shall narrate to them with knowledge the whole account.
Eğer sabredip dayanabilirlerse, cehennem zaten kendi yerleşme yerleridir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Bunları kendi irademle yapmadım. İşte bunlar, dayanamadığın şeylerin açıklamasıdır."This is the true meaning of things with which you could not keep your patience."
Dayanırlarsa yerleri ateştir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah'a.And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo!
Bir kez azmettin mi de artık Allah'a güvenip dayan!And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo!
Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven.And when thou art resolved, then put thy trust in Allah.
(Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan.And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo!
O'na dayandım, O'na yöneldim.In Him, I have put my trust, and to Him do I turn penitently.
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum.He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah.
Yalnız O'na güvenip dayandım; yalnız O'na yönelirim ben.In Him, I have put my trust, and to Him do I turn penitently.
O'na dayandım ve O'na yönelirim.In Him, I have put my trust, and to Him do I turn penitently.
Rabbimizin bilgisi her şeye yeter, her şeyi şamildir. Allah'a dayandık biz.For our Lord has embraced everything with knowledge, and in Allah we have put our trust.
Ve onlar yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.They are those who put their trust in their Lord.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod